osmanlicasozluk.net satılıktır.

Aylık Tekil Ziyaretçi: ~50.000, Günlük Tekil Ziyaret: ~2.000 ve Günlük Sayfa Gösterimi: ~5.500'dür. Reklam geliri vardır.
Google PR: 3, Alexa Ülke Sırası: 15,123

Teklifinizi iletişim sayfasından ulaştırabilirsiniz.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle
Anasayfa | Top 100 | Padişahlar
| Osmanlı Döneminin Olayları
| İletişim
Osmanlıca Sözlük

50 bin'in üzerinde Osmanlıca kelime ve anlamı.

A Â B C Ç D E F G H I İ Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Yardımcı Klavye


          
  
Siz de Osmanlıca Sözlüğe eklemek istediklerinizi buraya tıklayıp bize iletin. Yayınlayalım.


KADER kelimesinin Türkçe karşılığı.


Cenâb-ı Hakk'ın kâinatta olmuş ve olacak her şeyin evsafını ve havassını ve sâir geleceğini ve geçmişini ezelden bilip, levh-i mahfuzunda takdiri ve yazması. Takdir-i İlâhî. * Ezelî kısmet. * Tali'. Baht. Şans.(Kader ve cüz-i ihtiyarî, İslâmiyetin ve imanın nihayet hududunu gösteren, halî ve vicdanî bir imanın cüz'lerindendir. Yoksa ilmî ve nazarî değillerdir. Yâni, mü'min her şeyi, hattâ fiilini, nefsini Cenab-ı Hakk'a vere vere, tâ nihayette teklif ve mes'uliyetten kurtulmamak için "cüz-i ihtiyarî" önüne çıkıyor. Ona: "Mes'ul ve mükellefsin" der. Sonra ondan sudur eden iyilikler ve kemâlât ile mağrur olmamak için "kader" karşısına geliyor. Der: "Haddini bil, yapan sen değilsin." S.)(... Eğer kader ve cüz-i ihtiyarîden bahseden adam, ehl-i huzur ve kemal-i iman sahibi ise; kâinatı ve nefsini Cenab-ı Hakk'a verir, Onun tasarrufunda bilir. O vakit hakkı var, kaderden ve cüz-i ihtiyarîden bahsetsin. Çünkü, madem nefsini ve her şeyi Cenab-ı Hak'tan bilir, o vakit cüz-i ihtiyarîye istinad ederek mes'uliyeti deruhde eder, seyyiata merciiyyeti kabul edip, Rabbini takdis eder, daire-i ubudiyyette kalıp teklif-i İlâhiyyeyi zimmetine alır. S.)(İrade-i cüz'iye-i insaniye ve cüz'-i ihtiyariyesi; çendan zaiftir, bir emr-i itibarîdir, fakat, Cenab-ı Hak ve Hakîm-i Mutlak, o zaif, cüz'î iradeyi, irade-i külliyesinin taallukuna bir şart-ı âdi yapmıştır. Yâni, mânen der: "Ey abdim; ihtiyarınla hangi yolu istersen, seni o yolda götürürüm. Öyle ise mes'uliyet sana aittir!" Teşbihte hatâ olmasın, sen bir iktidarsız çocuğu omuzuna alsan. O'nu muhayyer bırakıp "Nereyi istersen seni oraya götüreceğim" desen. O Çocuk, yüksek bir dağı istedi, götürdün. Çocuk üşüdü yahut düştü. Elbette "Sen istedin" diyerek itab edip üstünde bir tokat vuracaksın. İşte Cenab-ı Hak, Ahkem-ül-Hâkimîn, nihayet zaafta olan abdin iradesini, bir şart-ı âdi yapıp irade-i külliyesi ona nazar eder. S.)








Bu sayfayı arkadaşına gönder.

e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi



En Çok Okunanlar



En Son Okunanlar



Rastgele




Osmanlicasozluk.net'teki içerik güvenilir kaynaklardan toplanmıştır. Hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da sizin de ekletmek istediğiniz içerik varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurun.
Anasayfa | Top 100 | Padişahlar | Osmanlı Döneminin Olayları | İletişim
banasiteyap.net Osmanlıca Türkçe Lûgat - OsmanlicaSozluk.net © 2008 - 2012