osmanlicasozluk.net satılıktır.

Aylık Tekil Ziyaretçi: ~50.000, Günlük Tekil Ziyaret: ~2.000 ve Günlük Sayfa Gösterimi: ~5.500'dür. Reklam geliri vardır.
Google PR: 3, Alexa Ülke Sırası: 15,123

Teklifinizi iletişim sayfasından ulaştırabilirsiniz.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle
Anasayfa | Top 100 | Padişahlar
| Osmanlı Döneminin Olayları
| İletişim
Osmanlıca Sözlük

50 bin'in üzerinde Osmanlıca kelime ve anlamı.

A Â B C Ç D E F G H I İ Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Yardımcı Klavye


          
  
Siz de Osmanlıca Sözlüğe eklemek istediklerinizi buraya tıklayıp bize iletin. Yayınlayalım.


KALB kelimesinin Türkçe karşılığı.


Vücudun kan dolaşımı merkezi. Yürek. * Gönül. * Herşeyin ortası. * Bir halden diğer bir hale çevirme. Değiştirme. *İmanın mahalli. * Fuâd, sıkt-ül ilim, tâbut-ül ilim, beyt-ül hikmet, via-i ilim de denilir. (Dâima değiştiği ve hareket halinde olduğu için kalb ismi verilmiştir.) Bir şeyi geri döndürmek ve çevirmek. * Yüreğe vurmak veya dokunmak. Gönüle dokunmak. * Bir şeyin içini dışına ve dışını içine çevirmek. * Aks ve tahvil.(Ehl-i tahkik indinde; çam kozalağı şeklindeki cismanî et parçasına taalluk eden letaif-i Rabbaniyedir. Bütün kuvvetin mebdeidir. Dimağ ise; bütün hislerin mebdeidir.)(Kalb, imanın mahalli olduğu gibi, en evvel Sâni'i arayan ve isteyen ve Sâni'in vücudunu delâili ile ilân eden, kalb ile vicdandır. Zira kalb, hayat malzemesini düşünürken, en büyük bir acze mâruz kaldığını hisseder etmez, derhal bir nokta-i istinadı; kezalik, emellerin tenmiyesi (nemâlandırmak) için bir çare ararken, derhal bir nokta-i istimdadı aramağa başlar. Bu noktalar ise, iman ile elde edilebilir. Demek, kalbin sem' ve basara hakk-ı takaddümü vardır.Kalbden maksad; sanevberî (çam kozalağı) gibi bir et parçası değildir. Ancak, bir latife-i Rabbaniyyedir ki, mazhar-ı hissiyatı, vicdan; ma'kes-i efkârı, dimağdır. Binaenaleyh, o latife-i Rabbaniyyeyi tazammun eden o et parçasına kalb tabirinden şöyle bir letafet çıkıyor ki; o latife-i Rabbaniyenin insanın maneviyatına yaptığı hizmet, cism-i sanevberînin cesede yaptığı hizmet gibidir. Evet, nasıl ki bütün aktar-ı bedene mâ-ül hayatı neşreden o cism-i sanevberî bir makine-i hayattır; ve maddî hayat onun işlemesi ile kaimdir. Sekteye uğradığı zaman cesed de sukuta uğrar. Kezalik o latife-i Rabbaniye a'mâl ve ahvâl ve mâneviyatın hey'et-i mecmuasını hakikî bir nur-u hayat ile canlandırır, ışıklandırır; nur-u imanın sönmesi ile mâhiyeti, meyyit-i gayr-i müteharrik gibi bir heykelden ibaret kalır. İ.İ.) (Bak: Hiss-i sâdis)








Bu sayfayı arkadaşına gönder.

e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi



En Çok Okunanlar



En Son Okunanlar



Rastgele




Osmanlicasozluk.net'teki içerik güvenilir kaynaklardan toplanmıştır. Hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da sizin de ekletmek istediğiniz içerik varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurun.
Anasayfa | Top 100 | Padişahlar | Osmanlı Döneminin Olayları | İletişim
banasiteyap.net Osmanlıca Türkçe Lûgat - OsmanlicaSozluk.net © 2008 - 2012