osmanlicasozluk.net
Hakkında

290.000'den fazla kelime haznesiyle Osmanlıca Türkçe Sözlük ve Osmanlıca Lügat

Geçmiş

ceh / جَهَالَتْ / جهالت

  1. cehalet

  2. cehâlet

Anlamlar

  • Cahillik.
  • Nadanlık.
  • Bilmezlik.
  • Bilgisizlik.
  • İlimden ve her nevi müsbet malumatdan habersiz olma.

ceh / جَهْلِ عَظِيمْ / جهل عظيم

  1. cehli azim

  2. cehl-i azîm

Anlamlar

  • Büyük cehalet.
  • Büyük cahillik.

ceh / جَهِلْ / جهل

  1. cehil

Anlamlar

  • Bilmeme.
  • Cahillik.
  • Bilgisizlik.

ceh / مُجَهَّزْ / مجهز

  1. mücehhez

Anlamlar

  • Cihazlı.
  • Donanmış.
  • Donatılan.
  • Cihazlanmış.
  • Noksanları tamamlanarak hazırlanmış.
  • Lüzumu olan silah ve sair şeylerle donanmış.

ceh / طَرِيقِ جَهْرِيَه / طريق جهريه

  1. tariki cehriye

  2. tarîk-i cehriye

Anlamlar

  • Allah'ı açıktan zikri esas alan tarikat.

ceh

  1. akademi heyeti muvacehesinde

Anlamlar

  • Aydın ve bilginlerden oluşan ilmi kurul önünde.

ceh

  1. azabı cehennem

  2. azâb-ı cehennem

Anlamlar

  • Cehennem azabı.

ceh

  1. cehaletperver

  2. cehâletperver

Anlamlar

  • Cahillik sever.
  • Bilgisizliği seven.
  • Bilgisizliği koruyan.

ceh

  1. cehennemi suğra

  2. cehennem-i suğrâ

Anlamlar

  • Küçük cehennem.

ceh

  1. cehaleti avra

  2. cehâlet-i avrâ

Anlamlar

  • Tek gözü kör cehalet.
  • Hakikatlerin görünmesini engelleyen cahillik.

ceh

  1. cehennemi manevi

  2. cehennem-i mânevî

Anlamlar

  • Manevi cehennem.

ceh / جهل

  1. cehl

Anlamlar

  • Cehalet.
  • Gençlik.
  • Cahillik.
  • Nadanlık.
  • Bilmezlik.
  • Bilgisizlik.
  • Bilmemezlik.
  • Tecrübesizlik.
  • İlimden mahrum olmaklık.

ceh

  1. cehennemi kübra

  2. cehennem-i kübrâ

Anlamlar

  • Büyük cehennem.

ceh

  1. cehul

  2. cehûl

Anlamlar

  • Çok cahil.
  • Pek cahil.
  • Pek çok cahil.

ceh

  1. cehennemi maneviye

  2. cehennem-i mâneviye

Anlamlar

  • Dünyadayken hissedilen cehennem azabı.

ceh

  1. cehennemnümun

  2. cehennem-nümun

Anlamlar

  • Cehennem gibi.
  • Cehennem gibi çok azab verici.

ceh

  1. devi acibi cehennem

  2. dev-i acîb-i cehennem

Anlamlar

  • Dehşet veren cehennem devi.

ceh

  1. cehennemi cismani

  2. cehennem-i cismanî

Anlamlar

  • Bedenen yaşanan cehennem azabı.

ceh

  1. cehennemi daime

  2. cehennem-i dâime

Anlamlar

  • Devamlı kalınacak cehennem.

ceh

  1. cehli mutlak

  2. cehl-i mutlak

Anlamlar

  • Tam bir cahillik.

ceh

  1. daülcehl

  2. dâü'l-cehl

Anlamlar

  • Cahillik illeti.
  • Cehalet hastalığı.

ceh / جهنمى

  1. cehennemi

  2. cehennemî

Anlamlar

  • Cehennemlik.
  • Cehennem gibi.
  • Cehenneme özgü.
  • Cehennem gibi sıcak.

ceh

  1. cehli mürekkep

  2. cehl-i mürekkep

Anlamlar

  • Bilmediğinden habersiz kimsenin cehaleti.

ceh

  1. cehli basit

  2. cehl-i basit

Anlamlar

  • Basit cehalet.
  • Karmaşık olmayan cahillik.
  • Bilmediğini bilmek suretiyle olan cahillik.

ceh / جهد

  1. cehd

Anlamlar

  • Çaba.
  • Azim.
  • Takat.
  • Gayret.
  • Çalışma.
  • Çabalama.
  • Cehd etmek.
  • Fedakarlık.
  • Fazla çalışma.
  • Çalışıp çabalamak.
  • Güç ve kuvvetini sarfetme.
  • İnsanın nefsine hakim olması.

ceh

  1. cehli mürekkeb

  2. cehl-i mürekkeb

Anlamlar

  • Katmerli cehalet.
  • Bilmemekle beraber.
  • Bilmediğini de bilmemek.
  • Bilmediği halde kendini bilmiş sayma.

ceh

  1. dairei cehl

  2. daire-i cehl

Anlamlar

  • Bilgisizlik dairesi.

ceh

  1. ehli cennet ve cehennem

  2. ehl-i cennet ve cehennem

Anlamlar

  • Cennet ve cehennemde olanlar.

ceh

  1. ehli cehennem

  2. ehl-i cehennem

Anlamlar

  • Cehennemlikler.

ceh

  1. esrarı cehennem ve cinan

  2. esrar-ı cehennem ve cinân

Anlamlar

  • Cehennem ve cennetin sırları.

ceh

  1. gayyayı cehil

  2. gayyâ-yı cehil

Anlamlar

  • Cehalet kuyusu.

ceh

  1. genci mücehhez

  2. genc-i mücehhez

Anlamlar

  • Donatılmış iki genç.

ceh

  1. gayyai cehennem

  2. gayyâ-i cehennem

Anlamlar

  • Cehennem çukuru.

ceh

  1. haleti cehennemnümun

  2. hâlet-i cehennem-nümûn

Anlamlar

  • Cehennem gibi çok azab verici hal.

ceh

  1. kahr ü cehl

Anlamlar

  • Zulüm ve cehalet.

ceh

  1. leylei zulmeti cehil

  2. leyle-i zulmet-i cehil

Anlamlar

  • Cehaletin karanlık gecesi.

ceh

  1. mahzı cehalet

  2. mahz-ı cehalet

Anlamlar

  • Sırf cahillik.

ceh

  1. muvacehesinde

Anlamlar

  • Önünde.
  • Karşısında.
  • Çerçevesinde.

ceh

  1. müvacehe

Anlamlar

  • Karşısında olma.
  • Yüz yüze bulunma.

ceh / مواجهه

  1. muvacehe

  2. muvâcehe

Anlamlar

  • Ön.
  • Karşı.
  • Yüzyüze.
  • Yüzleşme.
  • Yüzleşmek.
  • Yüzyüze gelme.
  • Yüz yüze geliş.
  • Huzurunda olmak.

ceh

  1. müvecceh

Anlamlar

  • Uygun.
  • Doğru.
  • Makbul.
  • Yönelik.
  • Münasib.
  • Herkesin teveccüh ettiği.
  • Yüzü bir tarafa döndürülmüş.

ceh

  1. mücehhez etmek

Anlamlar

  • Donatmak.

ceh

  1. sırren ve cehren

Anlamlar

  • Gizli ve açık.

ceh

  1. tariki cehriye

  2. tarik-i cehriye

Anlamlar

  • Yüksek sesle zikreden tarikat.

ceh

  1. şecerei zakkumu cehennem

  2. şecere-i zakkum-u cehennem

Anlamlar

  • Cehennem'deki zakkum ağacı.

ceh

  1. tariki cehir

  2. tarîk-i cehir

Anlamlar

  • Yüksek sesle zikreden tarikat.

ceh

  1. turuku cehriye

  2. turuk-u cehriye

Anlamlar

  • Sesli zikir yapn tarikatler.

ceh

  1. cehr

Anlamlar

  • Görünmek.
  • Zahir olmak.
  • Açıktan söyleme.
  • Açık olarak okuma.
  • Tecvid'de: harf hareke ile okunduğu zaman.
  • Mahreçte aralık kalmıyarak nefesin akmayıp.
  • Açıktan ve yüksek sesle olan söylemek veya okumak.
  • Küllisi veya ekserisi hapsolmuş bir şekilde sesin çıkmasına denir.

ceh

  1. cehl u dalalet

  2. cehl u dalâlet

Anlamlar

  • Cehalet ve sapıklık.

ceh

  1. zikri cehri

  2. zikr-i cehrî

Anlamlar

  • Sesli zikir.
  • Yüksek sesle yapılan zikir.

ceh

  1. vahşeti cehalet

  2. vahşet-i cehalet

Anlamlar

  • Cahillik vahşeti.
  • Cahilliğin ürkütücülüğü.

ceh

  1. zakkumu cehennem

  2. zakkum-u cehennem

Anlamlar

  • Cehennemdeki zakkum ağacı.

ceh / جهله

  1. cehele

Anlamlar

  • Cahiller.
  • Nadanlar.
  • Bilgisizler.
  • Bilmeyenler.
  • İlimden mahrum olanlar.

ceh

  1. zalumu cehul

  2. zalûm-u cehûl

Anlamlar

  • Çok zalim ve çok cahil.

ceh

  1. cisri cehennem

  2. cisr-i cehennem

Anlamlar

  • Cehennem köprüsü.

ceh

  1. zulmeti cehil ve gaflet

  2. zulmet-i cehil ve gaflet

Anlamlar

  • Cehalet ve gaflet karanlığı.

ceh / جهرا

  1. cehren

Anlamlar

  • Açıkça.
  • Alenen.
  • Açıktan.

ceh

  1. cehlistan

  2. cehlistân

Anlamlar

  • Cehalet alemi.
  • Bilgisizlik yeri.
  • Cahilliğin olduğu yer.

ceh

  1. cehennemnümun

Anlamlar

  • Cehennemi hatırlatan.

ceh

  1. cehri

  2. cehrî

Anlamlar

  • Açık sesle.
  • Aleni ve yüksek sesle vaki olan şey.

ceh

  1. cehennem

Anlamlar

  • İçki.
  • Zevk.
  • Lazı.
  • Madde.
  • Kumar.
  • Sakar.
  • Cahim.
  • Tabiat.
  • Hutame.
  • Haviye.
  • Eğlence.
  • Sebepler vb.
  • Allah yerine.
  • Derk-i esfel.
  • İyilerle kötüler.
  • Onların bu halleri.
  • Ezenlerle ezilenler.
  • Haklılarla haksızlar.
  • Zalimlerle mazlumlar.
  • İnananlarla inanmıyanlar.
  • Arzularına ve heveslerine.
  • Kötülere cezayı gerektirir.
  • İnançsızlıktan kaynaklanıyor.
  • Allah'ın adaleti iyilere mükafat.
  • İnkarcılar hayatı manasız bulmakla.
  • Cehennem'in yedi tabakasının isimleri: sair.
  • Esasen allah'ın adaleti cehennemi gerektirir.
  • Sefahet onları ruh bunalımından kurtaramıyor.
  • Çağımız insanının huzursuzluğu ve mutsuzluğu.
  • Azgınların öldükten sonra gidecekleri ceza yeri.
  • Allah'a kul olanlarla kula kul olanlar eşit olamaz.
  • İnançsızlığın cezasının cehennem olacağını gösteriyor.
  • Yaratılmış şeyleri ilah kabul eden; allah'a kul olacaklarına.
  • Başka insanlara ve mahlukata kul olanların işledikleri cürüm ve suçtan dolayı ilahi adaletle ceza görecekleri yer.
  • Cehennem'in varlığını bütün geçmiş peygamberler ve onların yolundan giden bütün alimler ve evliyalar kesin bir bilgi olarak bildirmişlerdir.
  • Ölümü de kendilerini ve bütün sevdiklerini yok eden ebedi bir idam saymakla daha hayatta iken cehennemin müjdecisi olan ruh bunalımını yaşıyorlar.

ceh

  1. cehalat

  2. cehâlât

Anlamlar

  • Cahillikler.
  • Bilgisizlikler.

ceh

  1. cehva

  2. cehva'

Anlamlar

  • Açık.

ceh

  1. cehuş

  2. cehûş

Anlamlar

  • Sabi.
  • Oğlan.

ceh

  1. ancehlin

  2. an-cehlin

Anlamlar

  • Bilmeyerek.
  • Bilmezlikle.

ceh

  1. ceharet

Anlamlar

  • Ses yüksekliği.
  • Sesin yüksek olması.

ceh

  1. cehuf

  2. cehûf

Anlamlar

  • Kuyudan suyu alıp yukarı çekmeye mahsus kova.

ceh

  1. cehre

Anlamlar

  • Açıkta ve belli olan şeyler.
  • Pamuk ve ipek sarılan masura.

ceh

  1. cehendegi

  2. cehende-gî

Anlamlar

  • Fırlayış.
  • Sıçrayış.

ceh

  1. cehirüs savt

  2. cehir-üs savt

Anlamlar

  • Çok ve kuvvetli ses.

ceh

  1. cehvere

Anlamlar

  • Görünmek.
  • Zahir olmak.

ceh

  1. ancehiyye

Anlamlar

  • Ululuk.
  • Büyüklük.
  • Bilmezlik.

ceh

  1. azabı cehennem

  2. azab-ı cehennem

Anlamlar

  • Sıkıntı.
  • Büyük ıztırab.
  • Cehennem azabı.

ceh

  1. cehiş

Anlamlar

  • Halktan uzak olan.

ceh

  1. cehad

Anlamlar

  • Sağlam.
  • Katı yer.
  • Su az olmak.
  • Nimet az olmak.
  • Ot uzamayıp kalmak.

ceh

  1. cehende

Anlamlar

  • Fırlıyan.
  • Sıçrayan.
  • Sıçramış.
  • Fırlamış.

ceh

  1. ceher

Anlamlar

  • (o kimseye "echer" derler).
  • Gündüzleyin bir şeyi görememek.

ceh

  1. cehir

Anlamlar

  • (cehr.
  • Güzel.
  • Dikkate değer.
  • Den) yüksek sesle.
  • Bağırarak ve açık olarak söylenen.

ceh

  1. cehulane

  2. cehûlâne

Anlamlar

  • Pek cahilcesine.

ceh

  1. cehyer

Anlamlar

  • Dişi ayı.

ceh

  1. cehzam

Anlamlar

  • Esed.
  • Arslan.
  • Başı büyük.
  • Yuvarlak yüzlü kişi.

ceh

  1. cehamet

Anlamlar

  • Yüz pörtümek.
  • Donuk yüzlü olmak.

ceh

  1. cehcehe

Anlamlar

  • Çağırmak.
  • Irak etmek.
  • Uzaklaştırmak.

ceh

  1. cehemiyye

Anlamlar

  • İman marifettir ve ikrar değildir" diyen bir taife.
  • Cebriye'den cehm bin safvan mezhebi üzere "cennet ve cehennem fanidir.

ceh

  1. cehadet

Anlamlar

  • Tezlik.
  • Acelecilik.

ceh

  1. cehve

Anlamlar

  • İnsanın dübür yeri.

ceh

  1. ancehaniye

Anlamlar

  • Kibir.
  • Azamet.

ceh

  1. cehabize

Anlamlar

  • Hakikatlerden.
  • Gerçeklerden haberi olanlar.

ceh

  1. cehreten

Anlamlar

  • Açıktan açığa.
  • Aşikar surette.
  • Aleni bir şekilde.

ceh

  1. bezli cehd

  2. bezl-i cehd

Anlamlar

  • Gücü yettiği kadar çalışma.

ceh

  1. ceham

Anlamlar

  • Yağmur vermeyen bulut.

ceh

  1. cehbez

Anlamlar

  • Basiretli.
  • İleri görüşlü kimse.

ceh

  1. cehret

Anlamlar

  • Görünmek.
  • Zahir olmak.

ceh

  1. cehan

Anlamlar

  • Arz.
  • Cihan.
  • Dünya.
  • Sıçrayan.
  • Fırlayan.
  • Küre-i arz.
  • Acele ve çabuk hareket eden.

ceh

  1. cehiz

Anlamlar

  • Karnından çocuk düşüren.

ceh

  1. cehş

Anlamlar

  • Medet edişmek.
  • Başka kimseye sığınıp arkalanmak.

ceh

  1. cehud

  2. cehûd

Anlamlar

  • Cıfıt.
  • Yahudi.

ceh

  1. ebu cehl

Anlamlar

  • Bedir gazasında öldürüldü.
  • Hazret-i resul-i ekrem zamanında.
  • "cehalet babası" demek olan bu kelime.
  • Mu'cizeleri ve çok delilleri ve peygamber aleyhissalatü vesselam'ı gördüğü halde iman etmeyen din düşmanı puta tapan gururlu bir müşrikin lakabıdır.

ceh

  1. ehli cehl

  2. ehl-i cehl

Anlamlar

  • Cahiller.
  • Bilgisizler.

ceh

  1. evceh

Anlamlar

  • Çok uygun.
  • En vecihli.
  • En münasebetli.

ceh

  1. evcehi akval

  2. evceh-i akvâl

Anlamlar

  • Sözlerin en uygunu.
  • Kavillerin en münasebetlisi.

ceh

  1. haleti cehennemnümun

  2. hâlet-i cehennem-nümun

Anlamlar

  • Cehennem gibi çok azab verici hal.

ceh

  1. kaziyei cehliyye

  2. kaziye-i cehliyye

Anlamlar

  • Man: esası cehl üzere mebni olan batıl kaziyyedir.

ceh

  1. mücehhelen

Anlamlar

  • Bilinmiyerek.
  • Mücehhel olarak.

ceh

  1. mücehhel

Anlamlar

  • (cehl.
  • Den) bilinmez bir hale getirilmiş.

ceh

  1. muvacehat

Anlamlar

  • Yüzleşmeler.
  • Yüzyüze gelmeler.

ceh

  1. mücehhiz

Anlamlar

  • (cihaz.
  • Donatan.
  • Techiz eden.
  • Dan) gerekli cihazları hazırlayan.

ceh

  1. muvaceheten

Anlamlar

  • Yüz yüze.
  • Karşı karşıya.

ceh

  1. mütecehhiz

Anlamlar

  • (cihaz.
  • Mücehhez.
  • Techizatlı.
  • Dan) donanmış.

ceh

  1. namüvecceh

  2. na-müvecceh

Anlamlar

  • Yöneltilmemiş.
  • Tevcih edilmemiş.

ceh

  1. tariki cehri

  2. tarîk-i cehrî

Anlamlar

  • (kadiri gibi).
  • Açık olarak ve yüksek sesle zikir yapan tarikat.

ceh

  1. tecehzum

Anlamlar

  • Ululanmak.

ceh

  1. tecehhüzi arus

  2. tecehhüz-i arus

Anlamlar

  • Gelinin hazırlanması.

ceh

  1. tecehhüz

Anlamlar

  • (cihaz.
  • Cihazlanma.
  • Hazırlanma.
  • Dan) hazır bulunma.
osmanlıcasözlük.net - 2024

-