osmanlicasozluk.net
Hakkında

290.000'den fazla kelime haznesiyle Osmanlıca Türkçe Sözlük ve Osmanlıca Lügat

Geçmiş

ef' / دَفْعِ بَلَا / دفع بلا

  1. defi bela

  2. def'-i belâ

Anlamlar

  • Belayı savma.
  • Uzaklaştırma.

ef' / دَفْعَةً / دفعة

  1. defaten

  2. def'aten

Anlamlar

  • Hemen.
  • Birden.
  • Bir defada.
  • Birden bire.
  • Bir def'ada.
  • Beklenmedik anda.
  • Birdenbire ani olarak.

ef' / دَفْعْ / دفع

  1. def

  2. def'

Anlamlar

  • Savma.
  • Savmak.
  • Savulma.
  • Gidermek.
  • Savunmak.
  • Sıcaklık.
  • Öteye itme.
  • Giderilmek.
  • Def' etmek.
  • Öteye itmek.
  • Mani' olmak.
  • Uzaklaştırma.
  • Def' edilmek.
  • Himaye etmek.
  • Uzaklaştırmak.
  • Uzaklaştırılmak.
  • Ortadan kaldırma.
  • Ortadan kaldırmak.
  • Fık: bir davayı müdafaa için başka bir dava açmak.

ef' / دَفْع۪ي / دفعي

  1. defi

  2. def'î

Anlamlar

  • Hemen.
  • Bir anda.
  • Birdenbire.
  • Kısa zamanda gerçekleşme.

ef' / سَبَبِ دَفْعِ مُص۪يبَتْ / سبب دفع مصيبت

  1. sebebi defi musibet

  2. sebeb-i def'-i musibet

Anlamlar

  • Belayı uzaklaştırma sebebi.

ef'

  1. acaibi efal

  2. acaib-i ef'âl

Anlamlar

  • Şaşırtıcı işler.
  • Hayret uyandırıcı işler.

ef'

  1. alemi efal

  2. âlem-i ef'âl

Anlamlar

  • Fiil ve davranışlar alemi.

ef'

  1. cilvei efal

  2. cilve-i ef'âl

Anlamlar

  • İlahi fiillerin yansıması.

ef'

  1. darrı nefa derc

  2. darrı nef'a derc

Anlamlar

  • Zararlıyı yararlının içine koyma.

ef'

  1. defetmek

  2. def'etmek

Anlamlar

  • Uzaklaştırmak.

ef'

  1. celbi nef

  2. celb-i nef'

Anlamlar

  • Faydalı işler yapma.
  • Yararlı olanı elde etmeye çalışma.

ef'

  1. efali acibei ilahiye

  2. ef'âl-i acîbe-i ilâhiye

Anlamlar

  • Allah'ın harika fiilleri.

ef'

  1. efali kerimane

  2. ef'âl-i kerîmâne

Anlamlar

  • İyilikle yapılan işler.

ef'

  1. efali uhreviye

  2. ef'âl-i uhreviye

Anlamlar

  • Ahirete ait işler.

ef'

  1. efali ihtiyariye

  2. ef'âl-i ihtiyariye

Anlamlar

  • Kulun iradesiyle yaptığı davranışlar.

ef'

  1. efali azime

  2. ef'âl-i azîme

Anlamlar

  • Çok büyük işler.

ef'

  1. efali ilahiye

  2. ef'âl-i ilâhîye

Anlamlar

  • İlahi fiiller.

ef'

  1. efali ruhiye

  2. ef'âl-i ruhiye

Anlamlar

  • Ruha ait işler.

ef'

  1. efali umumiyei ilahiye

  2. ef'âl-i umumiye-i ilâhiye

Anlamlar

  • Bütün qlemlerde oluşan ilahi fiiller.

ef'

  1. efal ve amali beşeriye

  2. ef'al ve a'mâl-i beşeriye

Anlamlar

  • İnsanların iş ve davranışları.

ef'

  1. efali ihtiyariye ve içtimaiye

  2. ef'âl-i ihtiyariye ve içtimaiye

Anlamlar

  • Kişisel ve sosyal işler.

ef' / افعال

  1. efal

  2. ef'âl

Anlamlar

  • İşler.
  • Fiiller.
  • Ameller.
  • Eylemler.
  • Hareketler.

ef'

  1. efali hakimane

  2. ef'âl-i hakîmâne

Anlamlar

  • Hikmetli işler.
  • Hikmetli fiiller.

ef'

  1. efali hakime

  2. ef'âl-i hakîme

Anlamlar

  • Hikmetli fiiller.
  • Bir amaca yönelik faaliyetler.

ef'

  1. efali umumiyei muhita

  2. ef'âl-i umumiye-i muhîta

Anlamlar

  • Herşeyi kuşatan genel fiiiller.

ef'

  1. efali icadiye

  2. ef'âl-i icadiye

Anlamlar

  • Yaratılışa ait fiiller.

ef'

  1. halkı efal

  2. halk-ı ef'âl

Anlamlar

  • ).
  • Hayvan ve insanların.
  • Fiillerin yaratılması.
  • Mu'tezile fırkasının bir tabiridir.
  • (bu iddialarını ehl-i sünnet uleması müsbet delillerle reddetmiştir.
  • Kendi fiillerinin hakiki müessiri olduğunu iddia etmelerine verilen isimdir.

ef'

  1. intizamı efal

  2. intizam-ı ef'al

Anlamlar

  • Fiillerin düzeni.
  • İşlerin düzenliliği.

ef'

  1. ismi meful

  2. ism-i mef'ul

Anlamlar

  • Mektub.
  • Mazlum.
  • Mağdur gibi.
  • Cümlede fiilden etkilen öğe.
  • Gr: failin fiili kendi üzerine geçen kelime.

ef'

  1. kemali efal

  2. kemâl-i ef'âl

Anlamlar

  • Fiil ve işlerdeki mükemmellik.

ef'

  1. lisanı adat ve efal

  2. lisân-ı âdât ve ef'âl

Anlamlar

  • Yaygın olan davranışların dili.

ef'

  1. külliyeti efal

  2. külliyet-i ef'âl

Anlamlar

  • İşlerin çokluğu.

ef'

  1. mefulü mukadder

  2. mef'ul-ü mukadder

Anlamlar

  • Tümleç.
  • Metinde yer almayan manayla belirlenen nesne.

ef'

  1. meful

  2. mef'ûl

Anlamlar

  • Tümleç.
  • Öznenin fiilinin sonucu.
  • Özne tarafından yapılan iş.

ef'

  1. mefuliyet

  2. mef'uliyet

Anlamlar

  • Etkenlik.
  • Yapılmışlık.
  • Failin fiilinin tesiriyle olma durumu.

ef' / نفع

  1. nef

  2. nef'

Anlamlar

  • Fayda.
  • Yarar.
  • Çıkar.
  • Yararlılık.
  • Fls: faydacılık.
  • Allahın emir ve nehyine tabidir.
  • Yani: bir şeyin doğru olup olmadığını.
  • O şeyin faidesine göre değerlendiren yanlış bir nazariyedir.
  • Kudsi dinimiz olan islamiyette ise: bir şeyin doğru veya yanlış; iyi ve kötü olması.

ef' / رفع

  1. ref

  2. ref'

Anlamlar

  • Giderme.
  • Kaldırma.
  • Yüceltme.
  • Lağvetme.
  • Yukarı kaldırma.
  • Ortadan kaldırma.
  • Hükümsüz bırakma.
  • Gr: arapça bir kelimenin sonunu merfu' (ötreli) okumak.

ef'

  1. nisbeti ref

  2. nisbet-i ref'

Anlamlar

  • Ortadan kalkma oranı.

ef'

  1. ref etmek

  2. ref' etmek

Anlamlar

  • Ortadan kaldırmak.

ef'

  1. refi kabil

  2. ref'i kabil

Anlamlar

  • Kaldırılması mümkün.

ef'

  1. sebebi ref

  2. sebeb-i ref'

Anlamlar

  • Ortadan kaldırma sebebi.

ef'

  1. semeratı efal

  2. semerât-ı ef'al

Anlamlar

  • Fiillerin meyvesi.
  • Fiillerin neticesi.

ef'

  1. sevabı efal

  2. sevab-ı ef'âl

Anlamlar

  • Fiillerdeki sevap.

ef'

  1. sahaifi efal

  2. sahâif-i ef'al

Anlamlar

  • Fiilerin sahifeleri.

ef'

  1. sıfatı efal alemi

  2. sıfât-ı ef'al âlemi

Anlamlar

  • Allah'ın fiillerinin sıfatları alemi.

ef'

  1. sebebi sürati efal

  2. sebeb-i sür'at-i ef'âl

Anlamlar

  • Fiillerin hızlanma sebebi.

ef'

  1. silsilei efal

  2. silsile-i ef'al

Anlamlar

  • Fiiller zinciri.

ef'

  1. şuun ve efali rabbaniye

  2. şuûn ve ef'âl-i rabbâniye

Anlamlar

  • Allah'ın işleri.

ef'

  1. tefil babı

  2. tef'îl bâbı

Anlamlar

  • Tef'il kalıbı.

ef'

  1. vücudu efal

  2. vücud-u ef'âl

Anlamlar

  • Fiillerin varlığı.

ef'

  1. efali kulub

  2. ef'âl-i kulûb

Anlamlar

  • Görmek gibi).
  • Kalbin işleri.
  • Kalbe doğan çeşitli duygu ve düşünceler arapça'da kalbi fiiller (bilmek.

ef'

  1. meful

  2. mef'ul

Anlamlar

  • Tümleç.
  • İşlenmiş.
  • Yapılmış.
  • Kılınmış.
  • Yapılan iş.
  • Failin eseri.
  • Kitab mef'uldür.
  • "nuri kitabı okudu" cümlesinde.
  • Gr: failin fiilinin te'sir ettiği şey.

ef'

  1. tecellii sıfat ve efal

  2. tecellî-i sıfât ve ef'âl

Anlamlar

  • Allah'ın sıfat ve fiillerinin tecellisi.

ef'

  1. efali ibad

  2. ef'âl-i ibâd

Anlamlar

  • Kulların işleri.

ef' / دفعه

  1. defa

  2. def'a

Anlamlar

  • Kez.
  • Kere.
  • Defa.
  • Bir kerre.

ef' / افعى

  1. efi

  2. ef'î

Anlamlar

  • Engerek yılanı.

ef'

  1. cef

  2. cef'

Anlamlar

  • Koparmak.
  • Kenara çerçöp atmak.
  • Zayi ve batıl olmak.
  • Bir kabı eğip içindekini dökmek.

ef'

  1. defateyn

  2. def'ateyn

Anlamlar

  • İki kere.
  • İki defa.

ef'

  1. defai ula

  2. def'a-i ulâ

Anlamlar

  • İlk defa.
  • Birinci olarak.

ef'

  1. efali ihtiyariyye

  2. ef'âl-i ihtiyariyye

Anlamlar

  • Kişinin kendi ihtiyari fiilleri.
  • Kişinin kendi isteğiyle yaptığı işler.

ef'

  1. efali hasene

  2. ef'âl-i hasene

Anlamlar

  • İşler.
  • Fiiller.
  • İyi ve güzel ameller.

ef'

  1. efide

  2. ef'ide

Anlamlar

  • Kalbler.
  • Gönüller.

ef'

  1. efali mükellefin

  2. ef'âl-i mükellefîn

Anlamlar

  • Vacip.
  • Mübah.
  • Haram.
  • Fasid.
  • Helal.
  • Sünnet.
  • Mekruh.
  • Müstehab.
  • Sahih batıl.
  • Bunlar şu isim altında sıralanır: farz.
  • Mükellef olanların (yani; cenab-ı hakk'ın teklif ve emirlerini kabul ve vazifeli kimselerin) yaptıkları amel ve işler.

ef'

  1. efali seyyie

  2. ef'âl-i seyyie

Anlamlar

  • Fiiller ve işler.
  • Kötü ve çirkin ameller.

ef'

  1. efa

  2. ef'a

Anlamlar

  • Fena huylu.
  • Engerek yılanı.
  • Tabiatı kötü olan adam.

ef'

  1. efidei halise

  2. ef'ide-i hâlise

Anlamlar

  • Gönüller.
  • Bozulmamış.
  • Temiz ve saf kalbler.
  • Tahrib edilmemiş kalbler.

ef'

  1. kaffei efal

  2. kâffe-i ef'al

Anlamlar

  • Bütün işler.

ef'

  1. lefe

  2. lef'e

Anlamlar

  • Kemiksiz et.

ef'

  1. lef

  2. lef'

Anlamlar

  • Örtmek.
  • Setr etmek.
  • Şamil olmak.

ef'

  1. mefem

  2. mef'em

Anlamlar

  • Karnı geniş olan kişi.

ef'

  1. mefat

  2. mef'at

Anlamlar

  • Yılanlı yer.

ef'

  1. mefulü sarih

  2. mef'ul-ü sarih

Anlamlar

  • Mef'ul-ü fih.
  • Mef'ul-ü leh gibi.
  • Mesela: mef'ul-ü maa.
  • "nuri daldan düştü" dersek.
  • "mef'ul-ü gayr-i sarih" denir.
  • Bir harf-i cerle ifade olunmaz.
  • Doğrudan doğruya mef'ul demektir.
  • İşte böyle harf-i cerle söylenen mef'ullere.
  • "nuri dalı kırdı" cümlesinde "dal" mef'ul-ü sarihtir.
  • Bunlar mef'uldeki harf-i cerlerin adına göre isim alırlar.
  • Bunu arapça ifade için (min) harf-i cerri ile söyleyebiliriz.

ef'

  1. nefi

  2. nef'î

Anlamlar

  • Faydacı.
  • 1634'de 4.
  • Menfaat ile alakalı.
  • Murad devrinde bir hicviyesinden dolayı boğdurulup denize atılmıştır.
  • Siham-ı kaza namındaki hicivli şiirleri ile meşhur erzurum - hasankale'li olup istanbul'da yaşamış bir şairin adıdır.

ef'

  1. nefiyyet

  2. nef'iyyet

Anlamlar

  • Faydacılık.
  • (nef'i) fls: faydacı.

ef'

  1. refi imtiyaz

  2. ref'-i imtiyaz

Anlamlar

  • İmtiyazın.
  • Sınıflamanın kalkması.
  • Aynı hakka sahip herkese aynı muamele yapılması.

ef'

  1. refi cidal

  2. ref'-i cidal

Anlamlar

  • Kavga ve çekişmeye son verme.

ef'

  1. sef

  2. sef'

Anlamlar

  • Alamet.
  • İşaret.
  • Çekmek.
  • Yandırmak.
  • Kara etmek.

ef'

  1. şef

  2. şef'

Anlamlar

  • Çift.
  • Kurban bayramı günü.
  • Namazların her iki rek'atı demektir.
  • Diğer iki rek'atına da şef'-i sani denilir.
  • Üç rek'atlı namazın üçüncü rek'atı da şef'i sani'dendir.
  • Dört rek'atlı bir namazın evvelki iki rek'atında şef'-i evvel.

ef'

  1. tefil

  2. tef'il

Anlamlar

  • Fal açtırmak.
  • Tefe'ül etmek.

ef'

  1. vefa

  2. vef'a

Anlamlar

  • Kav ettikleri bez parçası.
  • Şişe ağzını tıpamada kullanılan bez parçası.
osmanlıcasözlük.net - 2024

-