osmanlicasozluk.net
Hakkında

290.000'den fazla kelime haznesiyle Osmanlıca Türkçe Sözlük ve Osmanlıca Lügat

Geçmiş

eyy / بُرْهَانِ نَيِّرْ / برهان نير

  1. burhanı neyyir

  2. burhân-ı neyyir

Anlamlar

  • Nurlu delil.
  • Parlak delil.

eyy / اَيَّامْ / ايام

  1. eyyam

  2. eyyâm

Anlamlar

  • Güç.
  • Nüfuz.
  • Günler.
  • İktidar.
  • Devirler.

eyy / اَوْهَامِ سَيِّئَه / اوهام سيئه

  1. evhamı seyyie

  2. evhâm-ı seyyie

Anlamlar

  • Kötü vehimler.
  • Kötü kuruntular.

eyy / فَيَّاضِ مُتَعَالْ / فياض متعال

  1. feyyazı müteal

  2. feyyâz-ı müteâl

Anlamlar

  • C.
  • ).
  • Müteal olan allah (c.
  • Çok feyz ve bereket veren.
  • Çok feyiz ve bereket veren yüce allah.
  • Hiçbir şarta bağlı olmadan bereket veren allah.

eyy / فَيَّاضْ / فياض

  1. feyyaz

  2. feyyâz

Anlamlar

  • Tanrı.
  • Feyiz.
  • Verimli.
  • Bereketli.
  • Çok feyz veren.
  • Çok feyiz veren.
  • Pekçok bereket veren.
  • Çok feyiz ve bereket veren.
  • Çok bereket ve bolluk veren.
  • Bereket ve bolluk veren allah.

eyy / حَيِّ مَيِّتْ / حي ميت

  1. hayyı meyyit

  2. hayy-ı meyyit

Anlamlar

  • Yaşayan ölü.
  • Canlı cenaze.
  • Ölü halinde canlı.
  • Hiçbir işe yaramayan.
  • Hakiki vazifelerini yapmayan insan.

eyy / اَرْوَاحِ نَيِّرَه / ارواح نيره

  1. ervahı neyyire

  2. ervâh-ı neyyire

Anlamlar

  • Nurlu ruhlar (peygamberler).

eyy / مَسْجِدِ سَيَّارَ / مسجد سيار

  1. mescidi seyyar

  2. mescid-i seyyâr

Anlamlar

  • Gezici mescid.

eyy / مُبَيِّضْ / مبيض

  1. mübeyyiz

Anlamlar

  • Temize çeken.
  • Müsveddeleri temize çeken.
  • İlk yazılan müsvedde sahifeyi temizce tekrar yazan.

eyy / مَيَّالْ / ميال

  1. meyyal

  2. meyyâl

Anlamlar

  • Eğimli.
  • Eğilen.
  • Düşkün.
  • Meyilli.
  • İstekli.
  • Eğilimli.
  • Çok yatkın.
  • Çok istekli.
  • Çok meyleden.

eyy / مَيِّتْ / ميت

  1. meyyit

Anlamlar

  • Ölü.
  • Ölmüş.
  • (mevt.
  • Cansız.
  • Den) ölü.

eyy / مَوْجُودَاتِ سَيَّارَه / موجودات سياره

  1. mevcudatı seyyare

  2. mevcudât-ı seyyare

Anlamlar

  • Gezici varlıklar.

eyy / مُؤَيِّدْ / مؤيد

  1. müeyyid

Anlamlar

  • Doğrulayan.
  • Destekleyen.
  • Te'yid eden.
  • Yardım eden.
  • Kuvvet veren.
  • Destekleyici.
  • Sağlamlaştıran.

eyy / مَيِّتَه / ميته

  1. meyyite

Anlamlar

  • Ölü hanım.
  • Hayvan leşi.
  • Kadın cenazesi.

eyy / مَدَارِ مُهَيِّجْ / مدار مهيج

  1. medarı müheyyic

  2. medâr-ı müheyyic

Anlamlar

  • Heyecanlandıran sebeb.

eyy / مُهَيَّا / مهيا

  1. müheyya

  2. müheyyâ

Anlamlar

  • Hazır.
  • Amade.
  • (hey'e.
  • Hazırlanmış.
  • Den) hazırlanmış olan.
  • Hey'et-i mecmuası tertib ve tesviye olunmuş olan.

eyy / مُزَيِّنْ / مزين

  1. müzeyyin

Anlamlar

  • Süsleyen.
  • Tezyin eden.
  • Ziynetlendiren.
  • Her eserini harika nakışlarla süsleyen allah.
  • Herşeyi eşsiz sanatıyla süsleyen güzelleştiren allah.

eyy / مُتَدَيِّنْ / متدين

  1. mütedeyyin

Anlamlar

  • Dinli.
  • Dindar.
  • Din sahibi.
  • Borçlu olan.
  • Dinine bağlı.
  • Dinine düşkün.
  • Sağlam müslüman.
  • Din ile vazifeli.
  • Dinine sadık olan.
  • Dine muhalefetten sakınan.

eyy / مُزَيَّنْ / مزين

  1. müzeyyen

Anlamlar

  • Süslü.
  • Ziynetli.
  • Süslenmiş.
  • Bezenip süslenmiş.

eyy / سَيَّاحِ طَالِبْ / سياح طالب

  1. seyyahı talib

  2. seyyâh-ı tâlib

Anlamlar

  • İstekli yolcu.

eyy / سَيِّدْ / سيد

  1. seyyid

Anlamlar

  • Ağa.
  • Efendi.
  • Başkan.
  • Büyüğü.
  • Onun izinden giden.
  • Hz hasan'yn soyundan gelen.
  • Hz hasan'yn soyundan gelen.
  • Peygamberimizin soyundan olan.
  • Resül-i ekrem herkesin imamı.
  • Hazret-i muhammed'in soyundan olan.
  • Temiz ve fazilet sahibi müslüman zat.
  • Önderi olduğundan kendisine bu isim de verilmiştir.

eyy / سَيَّالْ / سيال

  1. seyyal

  2. seyyâl

Anlamlar

  • Akan.
  • Akıcı.
  • Akışkan.
  • Akıcı şey.
  • Çokça akan su.
  • Su gibi sıvı olup akan.
  • Yer değiştiren her şey.

eyy / سَيَّاحْ / سياح

  1. seyyah

  2. seyyâh

Anlamlar

  • Yolcu.
  • Gezen.
  • Gezgin.
  • Turist.
  • Dolaşan.
  • (siyahat.
  • Seyahat eden.
  • Tan) seyahat eden.

eyy / سَيَّارَه / سياره

  1. seyyare

  2. seyyâre

Anlamlar

  • Gezegen.
  • (bak: seyyar).
  • Güneş etrafında dolaşan gezegen.

eyy / ثُرَيَّا / ثريا

  1. süreyya

  2. süreyyâ

Anlamlar

  • Ülker.
  • Pervin.
  • Ülker yıldızı.
  • Ülker takımyıldızı.
  • Ülker takım yıldızı.
  • Bir yıldız topluluğu.
  • Ülker (pervin) yıldızı.
  • Gerdanlığa benzemesinden felekiyatta "ıkd-ı süreyya" tabir edilir.
  • Yedi (veya altı) yıldızlardır ki; ikişer ikişer karşılıklı dururlar ve ayın geçtiği yerlere yakın görünürler.

eyy / سَيِّئَه / سيئه

  1. seyyie

Anlamlar

  • Suç.
  • Günah.
  • Kötülük.
  • Fenalık.
  • Çirkinlik.
  • Yaramazlık.

eyy / سَيَّارْ / سيار

  1. seyyar

  2. seyyâr

Anlamlar

  • Gezen.
  • Gezici.
  • Kervan.
  • Kafile.
  • Dolaşan.
  • Gezegen.
  • Otomobil.
  • Hareketli.
  • Taşınabilir.
  • Bir yerde durmayıp yer değiştiren.
  • Gökte veya güneş etrafında dolaşan yıldız.

eyy / سَيِّاٰتْ / سياٰت

  1. seyyiat

  2. seyyiât

Anlamlar

  • Suçlar.
  • Kötülük.
  • Günahlar.
  • Kötülükler.
  • Çirkinlikler.
  • Olumsuzluklar.
  • Kötülüğe karşı çekilen sıkıntılar.

eyy / تَجَلِّيَاتِ سَيَّالْ / تجليات سيال

  1. tecelliyatı seyyal

  2. tecelliyât-ı seyyâl

Anlamlar

  • Akıp giden tecelliler.

eyy / تَبَيُّنْ / تبين

  1. tebeyyün

Anlamlar

  • Görünme.
  • Belirme.
  • Anlaşılma.
  • Belli olma.
  • Anlaşılmak.
  • Belli olmak.
  • Sabit olmak.
  • Ortaya çıkma.
  • Açığa çıkmak.
  • Ortaya çıkmak.
  • Tebeyyün etmek.
  • Görülüp anlaşılmak.
  • Görünüp anlaşılmak.

eyy / تَفَيُّضْ / تفيض

  1. tefeyyüz

Anlamlar

  • İlerlemek.
  • Bollaşmak.
  • Feyizlenme.
  • Feyizlenmek.
  • Bereketlenme.
  • Ma'nen zevk alma.

eyy / تَمَيُّزْ / تميز

  1. temeyyüz

Anlamlar

  • Ayrılma.
  • Sivrilme.
  • Öne çıkma.
  • Temeyyüz etmek.
  • Kendini gösterme.
  • Ayrıcalık kazanma.
  • Kendini göstermek.
  • Benzerlerinden üstün olan.
  • Benzerlerinden farklı ve üstün olma.
  • Diğerleri arasından kendini gösterme.

eyy / تَأَيُّدْ / تأيد

  1. teeyyüd

Anlamlar

  • Desteklenme.
  • Kuvvetlenme.
  • Te'yid olunma.
  • Kuvvet ve metanet bulma.

eyy

  1. adatı seyyie

  2. âdât-ı seyyie

Anlamlar

  • Kötü adetler.

eyy / اَخْلَاقِ سَيِّئَه / اخلاق سيئه

  1. ahlakı seyyie

  2. ahlâk-ı seyyie

Anlamlar

  • Kötü ahlak.

eyy

  1. asakiri seyyare

  2. asakir-i seyyare

Anlamlar

  • Gezgin askerler.

eyy

  1. ayatı beyyinatı kuraniye

  2. âyât-ı beyyinât-ı kur'âniye

Anlamlar

  • Kur'an'ın apaçık ayetleri.

eyy

  1. beyyinat

  2. beyyinât

Anlamlar

  • Açık.
  • Deliller.
  • Bürhanlar.
  • Beyyineler.
  • Belli şeyler.
  • Apaçık olanlar.
  • Mu'cizeli açık ayetler.

eyy

  1. anı seyyale

  2. ân-ı seyyâle

Anlamlar

  • Bir anlık zaman dilimi.

eyy

  1. ateşi seyyali memat

  2. ateş-i seyyâl-i memat

Anlamlar

  • Ölümün akıcı ateşi.

eyy

  1. ayatı beyyinat

  2. âyât-ı beyyinât

Anlamlar

  • Apaçık ayetler.
  • Açık seçik ayetler.

eyy

  1. anı seyyal

  2. ân-ı seyyal

Anlamlar

  • Bir anlık zaman dilimi.

eyy

  1. ahlakı seyyiei vahşiyane

  2. ahlâk-ı seyyie-i vahşiyâne

Anlamlar

  • Vahşet saçan kötü ahlak.

eyy

  1. bihürmeti seyyidilmurselin

  2. bihürmeti seyyidi'l-murselîn

Anlamlar

  • Hz muhammed'e hürmet ile.

eyy

  1. ceridei seyyare

  2. ceride-i seyyare

Anlamlar

  • Yürüyen gazete.
  • Hareketli gazete.

eyy

  1. ecsamı seyyare

  2. ecsâm-ı seyyare

Anlamlar

  • Gezici cisimler.

eyy

  1. cenabı feyyazı mutlak

  2. cenâb-ı feyyaz-ı mutlak

Anlamlar

  • Sınırsız bereket sahibi olan allah.

eyy

  1. ecsamı camidei seyyare

  2. ecsâm-ı câmide-i seyyâre

Anlamlar

  • Gezici ve cansız gök cisimleri.

eyy

  1. eczai meyyitei hamidei camidei kesife

  2. ecza-i meyyite-i hâmide-i camide-i kesife

Anlamlar

  • Ölü hissiz camit ve kesif parçalar.

eyy

  1. cismi müebbedi müşeyyed

  2. cism-i müebbed-i müşeyyed

Anlamlar

  • Sonsuzlaştırılmış sağlam cisim.

eyy

  1. camidatı meyyitei samite

  2. câmidât-ı meyyite-i sâmite

Anlamlar

  • Ölü ve suskun cansız varlıklar.

eyy

  1. cenabı feyyazı hakiki

  2. cenâb-ı feyyâz-ı hakikî

Anlamlar

  • Gerçek bereket veren allah.

eyy

  1. deyyan

  2. deyyân

Anlamlar

  • Rai.
  • Hasib.
  • Hakim.
  • Kadir.
  • Kahhar.
  • Hak teala.
  • Hakim allah.
  • Cenab-ı hak.
  • Herkesin hakkını en iyi bilen.
  • Mükafatlandıran veya cezalandıran.
  • Herkesin hakkını en iyi bilen ve veren allah.
  • Herkesin hesabını ve hakkını en iyi bilen ve veren.

eyy

  1. eşyayı seyyale

  2. eşya-yı seyyâle

Anlamlar

  • Sürekli değişen şeyler.

eyy

  1. eynessera minessüreyya

  2. eyne's-serâ mine's-süreyyâ

Anlamlar

  • Yer nerede.
  • Ülker takım yıldızı nerede.
  • Birbirine uzak şeyler için söylenir.

eyy

  1. eyyamı mahsusa

  2. eyyam-ı mahsusa

Anlamlar

  • Özel günler.

eyy

  1. eyyamı şemsiye

  2. eyyam-ı şemsiye

Anlamlar

  • Güneş günleri.

eyy

  1. eyyühel nefs

  2. eyyühe'l nefs

Anlamlar

  • Ey eğlenceye düşkün nefis!.

eyy

  1. feyyazı mutlak

  2. feyyâz-ı mutlak

Anlamlar

  • Sınırsız feyiz veren allah.

eyy

  1. feyyazı mütea

  2. feyyâz-ı müteâ

Anlamlar

  • Çok bereket veren allah.

eyy

  1. eyyamı bahar

  2. eyyam-ı bahar

Anlamlar

  • Bahar günleri.

eyy

  1. eyyühelmünafık

  2. eyyühe'l-münafık

Anlamlar

  • Ey münafık.

eyy

  1. eyyühelhoto

  2. eyyühe'l-hoto

Anlamlar

  • Ey vahşi dağ adamı.

eyy

  1. eyyühel nazır

  2. eyyühe'l nâzır

Anlamlar

  • Ey bakan.
  • Ey nazar eden.

eyy

  1. eyyüherruus verruesa

  2. eyyühe'r-ruûs ve'r-ruesâ

Anlamlar

  • Ey yönetici ve idareciler.

eyy

  1. ferdi mütedeyyin

  2. ferd-i mütedeyyin

Anlamlar

  • Dindar şahıs.

eyy

  1. gayrı mümeyyiz

  2. gayr-ı mümeyyiz

Anlamlar

  • İyiyi ve kötüyü ayıramayan bunak veya küçük çocuk.

eyy

  1. eyyühelavam

  2. eyyühe'l-avam

Anlamlar

  • Ey halk.

eyy

  1. emri müheyyic

  2. emr-i müheyyic

Anlamlar

  • Heyecan verici iş.

eyy

  1. eyyamı kuraniye

  2. eyyâm-ı kur'âniye

Anlamlar

  • Kur'an'ın anlattığı günler.

eyy

  1. eyyamı malumei arziye

  2. eyyam-ı malûme-i arziye

Anlamlar

  • Dünya günleri.
  • Normal günler.

eyy

  1. eyyamı mübareke

  2. eyyâm-ı mübareke

Anlamlar

  • Mübarek günler.
  • Bereketli günler.

eyy

  1. ehli teşeyyu

  2. ehl-i teşeyyu'

Anlamlar

  • Şiilik iddia edenler.
  • Şia mezhebi taraftarları.

eyy

  1. eyyamı meşhure

  2. eyyâm-ı meşhure

Anlamlar

  • Meşhur günler.

eyy

  1. eyyamı saire

  2. eyyâm-ı saire

Anlamlar

  • Diğer günler.

eyy

  1. eyyamı rabbaniye

  2. eyyâm-ı rabbâniye

Anlamlar

  • Allah'ın günleri.

eyy

  1. eyyühel insan

  2. eyyühe'l insan

Anlamlar

  • Ey insan.

eyy

  1. eyyühelaziz

  2. eyyühe'l-aziz

Anlamlar

  • Ey aziz.

eyy

  1. eyyamı ilahiye

  2. eyyâm-ı ilâhiye

Anlamlar

  • İlahi günler.

eyy

  1. eyyüheleşraf

  2. eyyühe'l-eşraf

Anlamlar

  • Ey toplumun en önde gelenleri.

eyy

  1. feyyazı rahmani

  2. feyyaz-ı rahmânî

Anlamlar

  • Çok merhametli allah'ın bereketi.

eyy

  1. havassı mümeyyize

  2. havâss-ı mümeyyize

Anlamlar

  • Farklı kılan özellikler.

eyy

  1. heyyin

Anlamlar

  • Kolay.
  • Sühuletli.

eyy

  1. hassai mümeyyize

  2. hassa-i mümeyyize

Anlamlar

  • Ayırıcı vasıf.
  • Belirgin özellik.

eyy

  1. istidadı seyyie

  2. istidad-ı seyyie

Anlamlar

  • Kötü bir özellik.

eyy

  1. kasrı müşeyyed

  2. kasr-ı müşeyyed

Anlamlar

  • Tahkim edilmiş.
  • Büyük apartman.
  • Sağlam yapılmış büyük bina.
  • Sağlam yapılmış büyük saray.

eyy

  1. kavli leyyin

  2. kavl-i leyyin

Anlamlar

  • Yumuşak söz.
  • Sert olmayan söz.
  • Enaniyetli olmayan söz.

eyy

  1. kalei seyyar

  2. kale-i seyyar

Anlamlar

  • Gezici kale.

eyy

  1. kasrı müşeyyedi alem

  2. kasr-ı müşeyyed-i âlem

Anlamlar

  • Sağlam yapılmış alem sarayı.

eyy / لين

  1. leyyin

Anlamlar

  • Hafif.
  • Yumuşak.
  • Mülayim.
  • Yavaş olan.

eyy

  1. kusuru müzeyyene

  2. kusûr-u müzeyyene

Anlamlar

  • Süslenmiş saraylar.

eyy

  1. lazımı beyyin

  2. lâzım-ı beyyin

Anlamlar

  • Mesela: insan denildiği zaman.
  • Kabiliyet-i ilim ve san'at akla gelmesi gibi.
  • Bir şeyle beraber düşünülmesi zaruri olan diğer bir şey.
  • Bu tabirin masdariyet şekli "lüzum-u beyyin" olup ikisi aynı manaya gelir.
  • Herhangi bir şey hatıra gelince hiç bir delil ve emareye ihtiyaç olmadan o şeyle beraber düşünülmesi zaruri olan diğer bir şey.

eyy

  1. lazimei zaruriyei beyyine

  2. lâzime-i zaruriye-i beyyine

Anlamlar

  • Apaçık zorunlu bir gereklilik.

eyy

  1. levhai müzeyyene ve münevvere

  2. levha-i müzeyyene ve münevvere

Anlamlar

  • Süslenmiş nurlu levha.

eyy

  1. lüzumu beyyin

  2. lüzum-u beyyin

Anlamlar

  • ).
  • Cehil.
  • Apaçık gereklilik.
  • Görmemezliğe delildir.
  • Ve yine mesela: kör olmak.
  • İspata ihtiyacı olmayan şey.
  • İsbata ihtiyacı olmayan şey.
  • İlimsizliğe lüzum olması gibi.
  • İsbata ihtiyacı olan şey demektir.
  • (lüzum-u beyyin'in zıddı: "lüzum-u gayr-ı beyyin"dir.

eyy

  1. maddei seyyale

  2. madde-i seyyâle

Anlamlar

  • Akıcı madde.

eyy

  1. mahlukatı seyyare

  2. mahlûkat-ı seyyâre

Anlamlar

  • Sürekli hareket eden varlıklar.

eyy

  1. masnuatı müzeyyene

  2. masnuat-ı müzeyyene

Anlamlar

  • Süslü bir şekilde yaratılan sanat eseri varlıklar.

eyy

  1. menarı neyyir

  2. menar-ı neyyir

Anlamlar

  • Çevresini aydınlatan lamba.

eyy

  1. menbaı tefeyyüzat

  2. menba-ı tefeyyüzât

Anlamlar

  • Bolluk kaynağı.

eyy

  1. medresei seyyare

  2. medrese-i seyyare

Anlamlar

  • Seyyar okul.
  • Gezici medrese.

eyy

  1. mevcudatı seyyale

  2. mevcudât-ı seyyale

Anlamlar

  • Akıp giden varlıklar.

eyy

  1. meyyiti gayrı müteharrik

  2. meyyit-i gayr-ı müteharrik

Anlamlar

  • Hareketsiz ölü.
  • Ölü gibi hareketsiz.

eyy

  1. mantıkla müşeyyed

Anlamlar

  • Mantık üzerine kurulmuş.
  • Mantık kuralları üzerine oturmuş.

eyy

  1. meskeni seyyar

  2. mesken-i seyyar

Anlamlar

  • Gezici yer.
  • Gezici mekan.

eyy

  1. meyyiti müteharrik

  2. meyyit-i müteharrik

Anlamlar

  • Sağ olup.
  • Hareket halindeki ölü.
  • Gayret sahibi olmayanlara söylenir.

eyy

  1. müeyyed

Anlamlar

  • Sağlam.
  • Doğrulanan.
  • Desteklenen.
  • Doğrulanmış.
  • Teyid edilmiş.
  • Yardım görmüş.
  • Te'yid edilmiş.
  • Tekzib edilmemiş.
  • Sağlamlaştırılmış.
  • Kuvvetlendirilmiş.

eyy

  1. müteşeyyihi müteevviğ

  2. müteşeyyih-i müteevviğ

Anlamlar

  • Şeyhlik taslayıp ağa olmaya çalışan.

eyy

  1. mübeyyin

Anlamlar

  • Açıklayan.
  • Beyan eden.
  • Meydana koyan.
  • Açıklık getiren.

eyy

  1. müeyyedi haydari

  2. müeyyed-i haydarî

Anlamlar

  • Hz ali tarafından desteklenmiş.

eyy

  1. müheyyiç

Anlamlar

  • Heyecan verici.

eyy

  1. neticei seyyie

  2. netice-i seyyie

Anlamlar

  • Kötü netice.

eyy

  1. mevcudatı seyyare

  2. mevcudat-ı seyyâre

Anlamlar

  • Devamlı hareket eden varlıklar.

eyy

  1. müeyyed min indillah

  2. müeyyed min indillâh

Anlamlar

  • Allah tarafından teyit ve tasdik edilen.
  • Allah tarafından te'yid edilen ve yardım görmüş olan.

eyy

  1. mütekeyyifane

  2. mütekeyyifâne

Anlamlar

  • Keyiflenerek.
  • Keyfine düşkünce.

eyy

  1. mütezeyyin

Anlamlar

  • Süslenen.
  • Süslenmiş.
  • Ziynetlenen.

eyy

  1. mütefeyyiz

Anlamlar

  • (feyz.
  • Feyizlenen.
  • Feyiz alan.
  • Bereket bulan.
  • Manen gıdalanan.
  • Den) feyizlenen.
  • Bolluğa kavuşan.
  • İlim ışığıyla aydınlanan.

eyy

  1. müheyya eden

Anlamlar

  • Hazırlayan.

eyy

  1. mevcudu müzeyyen

  2. mevcud-u müzeyyen

Anlamlar

  • Süslenmiş varlık.

eyy

  1. mütezeyyine

Anlamlar

  • Süslenmiş.

eyy

  1. müteşeyyih

Anlamlar

  • İhtiyarlaşan.
  • Şeyhlik taslayan.
  • Şeyhlik iddia eden.
  • Kendini şeyh gibi gösteren.

eyy

  1. müzeyyenat

  2. müzeyyenât

Anlamlar

  • Süslüler.
  • Süslenmişler.
  • Süslenmiş şeyler.
  • Ziynetlenmiş olan güzel şeyler.

eyy

  1. müzeyyifane

  2. müzeyyifâne

Anlamlar

  • Aşağılayarak.
  • Tezyif ederek.
  • Alay derecesine.
  • Aşağı görürcesine.
  • Hakaret edercesine.

eyy

  1. müheyya etmek

  2. müheyyâ etmek

Anlamlar

  • Hazırlamak.

eyy

  1. neyyirat

  2. neyyirât

Anlamlar

  • Nurlular.
  • Nur saçanlar.
  • Nurlu hakikatler.

eyy

  1. neyyiratı islamiye

  2. neyyirât-ı islâmiye

Anlamlar

  • İslamın nurlu hakikatleri.

eyy

  1. neyyiri hürriyet

  2. neyyir-i hürriyet

Anlamlar

  • Hürriyetin aydınlığı.

eyy

  1. sabrı eyyubu metanet

  2. sabr-ı eyyub-u metânet

Anlamlar

  • Hz eyyub'un sabrındaki sağlamlık.

eyy

  1. sabiyyi müteşeyyih

  2. sabiyy-i müteşeyyih

Anlamlar

  • Şeyhlik taslayan çocuk.

eyy

  1. secayayı seyyie

  2. secâya-yı seyyie

Anlamlar

  • Kötü huylar.
  • Kötü ahlaklar.

eyy

  1. seradan süreyyaya kadar

  2. serâdan süreyya'ya kadar

Anlamlar

  • Yerden ülker yıldızına kadar.

eyy

  1. seyyahı talip

  2. seyyah-ı talip

Anlamlar

  • Öğrenim yolculuğu.

eyy / سياله

  1. seyyale

  2. seyyâle

Anlamlar

  • Sıvı.
  • Akan.
  • Akıcı.
  • Akıntı.
  • Akıp giden.
  • (bak: seyyal).

eyy

  1. seyyidina

  2. seyyidinâ

Anlamlar

  • Efendimiz.

eyy

  1. seyyidülbeşer

  2. seyyidü'l-beşer

Anlamlar

  • Hz muhammed.
  • İnsanların efendisi.
  • Bütün insanlığın efendisi.

eyy

  1. seyyahı alem

  2. seyyah-ı âlem

Anlamlar

  • Dünya yolcusu.

eyy

  1. seyyalatı latife

  2. seyyâlât-ı lâtife

Anlamlar

  • Çok şeffaf ve akıcı olan şeyler.

eyy

  1. seyyiatı mazi

  2. seyyiat-ı mâzi

Anlamlar

  • Geçmişe ait kötülükler.

eyy

  1. seyyidülenam

  2. seyyidü'l-enâm

Anlamlar

  • Hz muhammed.
  • Bütün varlıkların efendisi.

eyy

  1. sünneti seyyie

  2. sünnet-i seyyie

Anlamlar

  • Kötülüğe yönelten yol.

eyy

  1. seyyidürrusül

  2. seyyidü'r-rusül

Anlamlar

  • Hz muhammed.
  • Peygamberlerin efendisi.

eyy

  1. seyyahı meşhur

  2. seyyâh-ı meşhur

Anlamlar

  • Meşhur gezgin.

eyy

  1. seyyar medrese

Anlamlar

  • Gezici okul.
  • Seyyar okul.

eyy

  1. seyyalei berkiye

  2. seyyale-i berkiye

Anlamlar

  • Telgraf.
  • Elektrik akıntısı.

eyy

  1. seyyiatalud

  2. seyyiat-âlûd

Anlamlar

  • Kötülüklere karışmış.
  • Fenalıklara bulaşmış.

eyy

  1. şuunatı seyyale

  2. şuûnât-ı seyyâle

Anlamlar

  • Akıp giden işler.

eyy / سيارات

  1. seyyarat

  2. seyyârât

Anlamlar

  • Gezegenler.
  • Seyyareler.

eyy

  1. seyyiatı sabıka

  2. seyyiat-ı sabıka

Anlamlar

  • Geçmiş günahlar.
  • Geçmiş kötülükler.

eyy

  1. neyyiri saadet

  2. neyyir-i saadet

Anlamlar

  • Saadet aydınlığı.

eyy

  1. sebai seyyare

  2. seb'a-i seyyare

Anlamlar

  • Yedi gezegen.
  • Yedi seyyar yıldız.

eyy

  1. seradan süreyyaya

  2. serâdan süreyyaya

Anlamlar

  • Yerden ülker yıldızına kadar.

eyy

  1. şeraratı neyyirane

  2. şerârât-ı neyyirâne

Anlamlar

  • Işık saçan kıvılcımlar.
  • Aydınlatıcı kıvılcımlar.

eyy

  1. nücumu seyyare

  2. nücum-u seyyare

Anlamlar

  • Seyyar.
  • Gezen yıldızlar.
  • Gezici yıldızlar.

eyy

  1. seradan süreyyaya kadar

  2. serâdan süreyyaya kadar

Anlamlar

  • Yerden ülker yıldızına kadar.

eyy

  1. seyyidülenbiya velmürselin

  2. seyyidü'l-enbiyâ ve'l-mürselîn

Anlamlar

  • Nebi ve resullerin reisi.

eyy

  1. seyyidülkevneyn

  2. seyyidü'l-kevneyn

Anlamlar

  • Hz muhammed.
  • İki cihanın efendisi.

eyy

  1. seyyidülmürselin

  2. seyyidül-mürselîn

Anlamlar

  • Hz muhammed.
  • Peygamberlerin efendisi.

eyy

  1. seyyalei latife

  2. seyyâle-i lâtife

Anlamlar

  • Akıcı nurani varlık.

eyy

  1. seyyidi kainat

  2. seyyid-i kâinat

Anlamlar

  • Kainatın efendisi.

eyy

  1. seyyalat

  2. seyyâlât

Anlamlar

  • Akanlar.
  • Akıcı şeyler.
  • Akıcı olanlar.
  • Seyyal maddeler.
  • Yerinde durmayıp gidenler.
  • İnce ve akıcı latif maddeler.

eyy

  1. seyyaratı seba

  2. seyyarât-ı seb'a

Anlamlar

  • Yedi gezegen.

eyy

  1. seyyiatı medeniyet

  2. seyyiat-ı medeniyet

Anlamlar

  • Medeniyetin kötülükleri.

eyy

  1. seyyidi arap

  2. seyyid-i arap

Anlamlar

  • Arapların efendisi.

eyy

  1. seyyidülbeşer muhammed

  2. seyyidü'l-beşer muhammed

Anlamlar

  • İnsanlığın efendisi hz muhammed.

eyy

  1. sultanüddeyyan

  2. sultanü'd-deyyân

Anlamlar

  • Allah.
  • Mükafat ve cezayı hakkıyla veren sultan.

eyy

  1. seyyidi sened

  2. seyyid-i sened

Anlamlar

  • Dayanılan efendi.
  • Güvenilen efendi.

eyy

  1. seyyidülenbiya

  2. seyyidü'l-enbiya

Anlamlar

  • Hz muhammed.
  • Peygamberlerin efendisi.

eyy

  1. seyyidülmürselin

  2. seyyidü'l-mürselîn

Anlamlar

  • Hz muhammed.
  • Peygamberlerin efendisi.

eyy

  1. tebeyyün etme

Anlamlar

  • Görünme.
  • Ortaya çıkma.

eyy

  1. seyyidülalemin

  2. seyyidü'l-âlemîn

Anlamlar

  • Alemlerin seyyidi.

eyy

  1. tebeyyün eden

Anlamlar

  • Belli olan.
  • Ortaya çıkan.

eyy / تكيف

  1. tekeyyüf

Anlamlar

  • Keyiflenme.
  • Keyiflenmek.
  • Keyfiyetlenmek.
  • Nitelik kazanma.
  • Bir keyfiyet kabul etmek.
  • Eksiltmek veya noksan etmek.

eyy

  1. vazifei seyyie

  2. vazife-i seyyie

Anlamlar

  • Kötü görev.

eyy

  1. tezeyyün

Anlamlar

  • Bezenme.
  • Süslenme.
  • Güzelleşme.
  • Zinetlenme.

eyy

  1. deyyar

  2. deyyâr

Anlamlar

  • Biri.
  • Fert.
  • Ehad.
  • Bir kimse.
  • Manastır sahibi.
  • Yurt sahibi birisi.

eyy

  1. eyyam en malumat

  2. eyyâm en ma'lûmat

Anlamlar

  • Bilinen günler.

eyy

  1. bidatı seyyie

  2. bid'at-ı seyyie

Anlamlar

  • Kötü yenilikler.

eyy / جيد

  1. ceyyid

Anlamlar

  • İyi.
  • Hoş.
  • Saf.
  • Güzel.

eyy

  1. tecelliyatı seyyale

  2. tecelliyat-ı seyyâle

Anlamlar

  • Akıp giden görünümler.

eyy

  1. temeyyu

Anlamlar

  • Erime.

eyy

  1. üslubu müzeyyen

  2. üslûb-u müzeyyen

Anlamlar

  • Süslü üslup.
  • Parlak üslup.

eyy

  1. tefeyyüz etme

Anlamlar

  • Feyizlenme.
  • Faydalanma.
  • Bereketlenme.

eyy

  1. temeyyü

Anlamlar

  • Sulanma.
  • Sıvılaşma.

eyy

  1. vesaili pürseyyal

  2. vesâil-i pürseyyal

Anlamlar

  • Çok akışkan sebepler.

eyy

  1. beyyine

Anlamlar

  • Delil.
  • Şahit.
  • Apaçık.
  • Kesin delil.
  • (bak: beyyin).
  • Kur'an'ın 97 suresi.

eyy

  1. eyyamı nahr

  2. eyyâm-ı nahr

Anlamlar

  • Kurban bayramı'nın ilk üç günü.

eyy

  1. eyyamı teşrik

  2. eyyâm-ı teşrik

Anlamlar

  • Zilhiccenin 11.
  • 12 ve 13 üncü günleridir.
  • Kurban bayramı'nın ilk gününden sonraki üç gün.
  • Birinci gününe "yevm-i nahr" (kurban günü) denir.
  • Kurban bayramının birinci gününden sonraki diğer üç güne verilen isimdir.

eyy

  1. teşeyyuh

Anlamlar

  • Yaşlanma.
  • İhtiyarlama.
  • Şeyhlik taslama.
  • Şeyhlik iddiası.
  • Şeyh olduğunu iddia etmek.

eyy

  1. teseyyüp

Anlamlar

  • Tembellik.
  • İhmalcilik.
  • Kayıtsızlık.

eyy

  1. temeyyü

  2. temeyyü'

Anlamlar

  • Akma.
  • Sulanma.
  • Sıvılaşma.
  • Cıvıklaşma.
  • Mayi hale gelme.
  • Sulu hale gelme.
  • Sıvı hale gelme.

eyy

  1. beyyin

Anlamlar

  • Açık.
  • Belli.
  • Şahid.
  • Aşikar.
  • Apaçık.
  • Açıklanmış.
  • Kesin delil.
  • Kavi bürhan.
  • İsbat vasıtası.
  • Gün gibi vazih delil.
  • Müteaddit noktaları beyan eden ve açıklayan.

eyy

  1. eyyamı madudat

  2. eyyâm-ı ma'dûdât

Anlamlar

  • Sayılı günler; ramazan ayının bütün günleri.

eyy

  1. eyyamütteşrik

  2. eyyâmü't-teşrik

Anlamlar

  • Kurban bayramı'nın ilk gününden sonraki üç gün.

eyy / مميز

  1. mümeyyiz

Anlamlar

  • Seçen.
  • Katip.
  • Ayıran.
  • Ayırd eden.
  • Temyiz eden.
  • İmtihanda ayırtman.
  • Gr: tırnak işareti.
  • Sınava giren öğretmen.
  • İyiyi kötüyü farkeden.
  • Dairedeki yazıları temize çeken katip.
  • İmtihandaki talebenin bilgisini imtihan ederek yoklayan kimse.

eyy / مهيج

  1. müheyyic

Anlamlar

  • Tehyic eden.
  • Heyecan veren.
  • Heyecan verici.
  • Heyecanlandıran.

eyy / ثيبه

  1. seyyibe

Anlamlar

  • Dul kadın.
  • (bak: seyyib).

eyy / على ای حال

  1. alaeyyihal

  2. alâeyyihâl

Anlamlar

  • Her nasıl olsa.

eyy / قوهء مؤیده

  1. kuvvei müeyyide

  2. kuvve-i müeyyide

Anlamlar

  • Yaptırım gücü.

eyy / مؤیده

  1. müeyyide

Anlamlar

  • Yaptırım.
  • Destekleyen.
  • Te'yid eden.
  • Te'yid edici.
  • Kuvvetlendirici.
  • Kanun ve ahlak emirlerinin yerine getirilmesini te'min eden kuvvet.

eyy / ثيب

  1. seyyib

Anlamlar

  • Dul kadın.
  • Kadın görmüş erkek.
  • Erkek görmüş kadın.

eyy / ثيبات

  1. seyyibat

  2. seyyibât

Anlamlar

  • Dul kadınlar.
  • Dul kalmış kadınlar.

eyy / مكيف

  1. mükeyyif

Anlamlar

  • Keyif verici.
  • Klima cihazı.
  • Sarhoşluk veren.
  • Neşelendirici şey.

eyy / مميزه

  1. mümeyyize

Anlamlar

  • Ayıran.
  • Temyiz eden.
  • Tırnak işareti.
  • (bak: mümeyyiz).

eyy / سياحين

  1. seyyahin

  2. seyyâhin

Anlamlar

  • Gezginler.
  • Turistler.

eyy / تهيج

  1. teheyyüc

Anlamlar

  • Coşma.
  • Deprenme.
  • Heyecanlanma.
  • Harekete gelme.

eyy

  1. ilemeyyühelaziz

  2. îlemeyyühelazîz

Anlamlar

  • Bil ey aziz!.

eyy / تثيب

  1. teseyyüb

Anlamlar

  • Üşenme.
  • (seyyib.
  • Dul kalma.
  • Tembellik.
  • Kayıtsızlık.
  • Den) (kadın) dul kalma.

eyy

  1. eynesseraminessüreyya

  2. eynesserâminessüreyya

Anlamlar

  • Yer nerede.
  • Süreyya nerede?.

eyy

  1. müşeyyed

Anlamlar

  • Muhkem.
  • Metin yapılı.
  • Yüksek ve sağlam.
  • Kuvvetlendirilmiş.
  • Sağlamlaştırılmış.

eyy

  1. teşeyyu

  2. teşeyyû

Anlamlar

  • Şiileşen.

eyy

  1. neyyir

Anlamlar

  • (nur.
  • Şems.
  • Nurlu.
  • Güneş.
  • Parlak.
  • Yıldız.
  • Dan) nurlu.
  • Işıklı cisim.
  • Cisim halindeki nur.

eyy / تشيع

  1. teşeyyu

  2. teşeyyu'

Anlamlar

  • Şiilik.
  • Şii olma.
  • Vedalaşmak.
  • Şiilik taslamak.
  • Ardınca ve peşinden gitmek.

eyy

  1. eyyub

  2. eyyûb

Anlamlar

  • Hasta oldu.
  • Sabrediyordu.
  • Yine sabretti.
  • O yine şükretti.
  • Bir peygamber idi.
  • Yaraları kurtlandı.
  • Bedeninde yaralar açıldı.
  • Yanına kimse varmaz oldu.
  • Yine rabbine şükrediyordu.
  • (kısas-ı enbiya cevdet paşa).
  • Cümle emlaki emvali elinden gitti.
  • Yalnız bir zevcesi ona hizmet ederdi.
  • O yine sabreder ve ibadetine devam eylerdi.
  • Pek çok malı ve şam tarafında çok mülkü vardı.
  • Hastalığına sabretmesiyle meşhur bir peygamber.
  • Her makbul kulunu ve peygamberini allah imtihana çektiği gibi onu da denedi.
  • : kur'an-ı kerim'de ismi geçen ishak aleyhisselam'ın oğlu olan ays'ın evladından eyyub aleyhisselam.

eyy

  1. tezeyyüd

Anlamlar

  • Artma.
  • Çoğalma.
  • Ziyadeleşme.
  • Tekellüfle sözü uzatma.

eyy

  1. mübeyyen

Anlamlar

  • Açıklanan.
  • Açıklanmış.
  • Beyan ve izah edilmiş.

eyy

  1. müseyyeb

Anlamlar

  • (seyb.
  • Uyuşuk.
  • Tembel.
  • Üşengeç.
  • Den) tenbel.

eyy

  1. eyyü

Anlamlar

  • "ya.
  • Ey" manasında hitap edatı.
  • Sual sormak için "hangi? ne? ne vakit?" manalarına kullanılır.

eyy

  1. eyyühelmünafık

  2. eyyühelmünâfık

Anlamlar

  • Ey münafık.
  • Ey mümin görünen kafir!.

eyy

  1. müteheyyic

Anlamlar

  • Coşan.
  • Coşkun.
  • Heyecanlı.
  • Heyecana gelen.

eyy

  1. müzeyyene

Anlamlar

  • Süslü.
  • Süslenmiş.

eyy

  1. reyyan

Anlamlar

  • Sarhoş.
  • Suya kanmış.
  • Tatmin olmuş.
  • Sudan doymuş.

eyy

  1. seyyiatalud

  2. seyyiatâlûd

Anlamlar

  • Çirkinliklerle karışık.

eyy

  1. akseri eyyam

  2. akser-i eyyam

Anlamlar

  • En kısa gün.
  • Günlerin en kısası.

eyy

  1. aslı meyyit

  2. asl-ı meyyit

Anlamlar

  • Babasının babası ve ilh.
  • Huk: ölen kimsenin babası.

eyy

  1. beyya

  2. beyya'

Anlamlar

  • (bey'.
  • Den) dellal.
  • Alıp satan kimseler.
  • Perakende olarak satış yapan küçük tüccar.

eyy

  1. beyyab

Anlamlar

  • Saka.
  • Sucu.

eyy

  1. anı seyyale

  2. an-ı seyyale

Anlamlar

  • Gelip geçici az bir an.

eyy

  1. agarrül eyyam

  2. agarr-ül eyyâm

Anlamlar

  • En sıcak gün.

eyy

  1. beni ümeyye

  2. benî ümeyye

Anlamlar

  • Emeviler.

eyy

  1. beyyahe

Anlamlar

  • Balık ağı.

eyy

  1. alaeyyihal

  2. ala-eyyi-hal

Anlamlar

  • Mutlaka.
  • Elbette.
  • Herhalde.
  • Her nasıl olsa.

eyy

  1. beyyinei adile

  2. beyyine-i âdile

Anlamlar

  • Huk: adaletli kimselerin şehadetleri.

eyy

  1. beyyinen

Anlamlar

  • Alenen.
  • Vazıhan.
  • Açık olarak.
  • Aşikar olarak.

eyy

  1. beyyine suresi

  2. beyyine sûresi

Anlamlar

  • Beriyye.
  • Münfekkin.
  • Kur'an-ı kerim'in 98.
  • Suresi olup "kayyime.
  • Lemyekün" suresi gibi isimlerle de söylenir.

eyy

  1. arşüssüreyya

  2. arş-üs-süreyya

Anlamlar

  • Ülker yıldızının altında yer alan bir yıldız topluluğu.

eyy

  1. defni meyyit

  2. defn-i meyyit

Anlamlar

  • Ölünün gömülmesi.

eyy

  1. deyyus

Anlamlar

  • Derare.
  • Karısının kötü hallerine göz yuman ve ses çıkarmayan adam.

eyy

  1. deyyas

Anlamlar

  • Kaba.
  • Galiz olan kimse.

eyy

  1. ebu eyyubil ensari

  2. ebu eyyub-il ensarî

Anlamlar

  • Hicretin 50.
  • 150 hadis-i şerif nakletmiştir.
  • İstanbul surları dışında şehid olmuştur.
  • Hicretten sonra peygamberimize ilk mihmandarlığı yapmış idi.
  • Sahabe-yi kiramdan olup halid bin zeyd-i hazreci diye de anılır.
  • Sonradan ancak sultan mehmed fatih'in hocası akşemseddin hazretleri tarafından mezarı keşf edilmiştir.
  • Yılında pir-i fani olduğu halde teberrüken kostantiniyye'nin fethine azimet eden islam ordusu ile harbe iştirak etmiş.

eyy

  1. ebu eyyub

Anlamlar

  • Deve.
  • Cemel.

eyy

  1. efali seyyie

  2. ef'âl-i seyyie

Anlamlar

  • Fiiller ve işler.
  • Kötü ve çirkin ameller.

eyy

  1. eyyamı maziyye

  2. eyyam-ı maziyye

Anlamlar

  • Geçmiş günler.

eyy

  1. eynesseraminessüreyya

  2. eynessera-min-es-süreyya

Anlamlar

  • ).
  • Süreyya nerede?.
  • (imkansızlık bildiren bir tabirdir ki) yer nerede.
  • Süreyya ile yer bir olur mu? (mealindedir ve birbirlerine zıt ve uzak olan şeyler için söylenir.

eyy

  1. eyyamı bahur

  2. eyyam-ı bahur

Anlamlar

  • Ağustos ayının ilk yedi günü.

eyy

  1. eyyamı adiyye

  2. eyyam-ı âdiyye

Anlamlar

  • Tatil günlerinin haricindeki günler.

eyy

  1. eyyubül ensari

  2. eyyûb-ül ensarî

Anlamlar

  • (bak: ebu eyyub-ül ensari).

eyy

  1. eyyan

Anlamlar

  • Vakit.
  • Zaman.

eyy

  1. eyyühelihvan

  2. eyyühel-ihvan

Anlamlar

  • Ey kardeşler.
  • Ey ihvan (mealinde hitab).

eyy

  1. eyyamı resmiyye

  2. eyyam-ı resmiyye

Anlamlar

  • Resmi günler.

eyy

  1. eyyamı cem

  2. eyyam-ı cem'

Anlamlar

  • Hac mevsiminde arafat ve mina'da geçen dört gün.

eyy

  1. eyyamün madudat

  2. eyyamün ma'dudat

Anlamlar

  • Sayılan günler.
  • Kurban bayramının son üç günü.
  • Ramazan-ı mübarekin sayılı günleri.

eyy

  1. eyyidallahu mülkehu

  2. eyyid-allahu mülkehu

Anlamlar

  • ).
  • Kuvvet ver (mealinde dua.
  • Allah'ım onun mülkünü devamlı kıl.

eyy

  1. eyyim

Anlamlar

  • Dul.
  • Bekar.
  • Hemşiresi.
  • Buna bekar denir.
  • Eyyim; gerek bikir.
  • Teyzesi gibi yakın hısmına da ıtlak edilir.
  • Bundan başka eyyim; hür kadına ve bir kimsenin kızı.
  • Gerek seyyib olsun zevci olmayan kadına ve zevcesi olmıyan erkeğe denir ki.

eyy

  1. eyyid

Anlamlar

  • Teyid et.
  • Kuvvetlendir.
  • Devam ettir (mealinde).

eyy

  1. eyyamı biz

  2. eyyam-ı bîz

Anlamlar

  • 13.
  • 14.
  • 15'inci günleri.
  • (eyyam-ül biz) her arabi ayın 12.

eyy

  1. eyyamı kuraniye

  2. eyyam-ı kur'aniye

Anlamlar

  • ).
  • Kur'an-ı kerim'e göre olan günler (.
  • Her yıldızın kendine göre bir günü ve senesi vardır.
  • Mesela: şems-üş-şumusun bir günü ellibin sene ve şi'ra yıldızının bir günü bin senedir.
  • Semavatta herhangi bir kürenin kendi etrafında bir defa dönmesi ile gün; mensub olduğu seyyarenin etrafında bir defa dönmesi ile de senesi meydana gelir.

eyy

  1. feyyih

Anlamlar

  • Şiddetli adam.

eyy

  1. feyyad

Anlamlar

  • Erkek baykuş.
  • Çok yiyen adam.

eyy

  1. feyyal

Anlamlar

  • Fil çobanı.
  • File bakan kimse.

eyy

  1. fethi meyyit

  2. feth-i meyyit

Anlamlar

  • Otopsi.
  • Ölüm sebebini anlamak için cesedin açılarak muayene edilmesi.

eyy

  1. feyyazı mutlak

  2. feyyâz-ı mutlâk

Anlamlar

  • Allah.
  • Mutlak ve sonsuz feyiz ve bolluk sahibi.

eyy

  1. feyyil

Anlamlar

  • Zayıf hüküm.

eyy

  1. gasli meyyit

  2. gasl-i meyyit

Anlamlar

  • Ölünün yıkanması.

eyy

  1. hazıkı mütedeyyin

  2. hâzık-ı mütedeyyin

Anlamlar

  • Dindar ve iyi mütehassıs.
  • (dindar ve iyi mütehassıs doktor için söylenir).

eyy

  1. hayyen meyyiten

Anlamlar

  • Ölü ve diri olarak.

eyy

  1. humeyya

Anlamlar

  • Şiddet.

eyy

  1. hurufu leyyin

  2. huruf-u leyyin

Anlamlar

  • "vav.
  • Ayn ve elif" harfleri.

eyy

  1. ictimai neyyireyn

  2. ictima-i neyyireyn

Anlamlar

  • Güneş ile ay'ın bir istiva üzerine gelmeleri.

eyy

  1. ikbarı meyyit

  2. ikbar-ı meyyit

Anlamlar

  • Mevtanın gömülmesi.
  • Ölünün kabre konulması.

eyy

  1. ikamei beyyine

  2. ikame-i beyyine

Anlamlar

  • Şahid getirme.

eyy

  1. ilamatı şeriye mümeyyizi

  2. i'lamat-ı şer'iye mümeyyizi

Anlamlar

  • Bu memuriyete.
  • Ulemadan tanınmış olanlar tayin edilirdi.
  • Kadılar tarafından verilen ilamları tetkik vazifesiyle mükellef olduğu için.
  • Şeyh-ül islam kapısındaki fetvahanenin üç kaleminden biri olan "ilamat odası"nın başındaki memurun ünvanı idi.

eyy

  1. keyye

Anlamlar

  • (bak: keyy).

eyy

  1. keyyefe

Anlamlar

  • (tekyif.
  • İdrak etti manasınadır.
  • Den mazi fiili) inceleyip iç yüzünü bildi.

eyy

  1. keyyal

Anlamlar

  • Kileci.
  • Kile ile ölçen kimse.

eyy

  1. keyy

Anlamlar

  • Yarayı dağlama.
  • Adama veya davara yapılan nişan.

eyy

  1. keyyis

Anlamlar

  • Zeki.
  • Zarif.
  • İdrakli.
  • Anlayışlı.
  • Kiyasetli.
  • (keyyise) akıllı.

eyy

  1. kuvvei mümeyyize

  2. kuvve-i mümeyyize

Anlamlar

  • Hayır ve şerri anlayıp ayıran bir duygu ve kuvvet.
  • İnsanın iç aleminde hissedilenleri birbirinden ayırdetme kudreti.

eyy

  1. leteyya

Anlamlar

  • Büyük emir.

eyy

  1. leyyinül canib

  2. leyyin-ül cânib

Anlamlar

  • Mütevazi.
  • Kibirsiz kimse.
  • Kanı sıcak insan.
  • Görüşülmesi kolay.

eyy

  1. leyya

Anlamlar

  • Sudan uzak olan yer.

eyy

  1. leyy

Anlamlar

  • Kovmak.
  • Harcamak.
  • Def'etmek.
  • Sarfetmek.
  • Aciz olmak.
  • İlaç yapmak.
  • Bir nesneyi dürüp boğazına tıkmak.

eyy

  1. leyyan

Anlamlar

  • Kovmak.
  • Def'etmek.
  • Tehir etmek.
  • Sonraya bırakmak.

eyy

  1. maksad ve müstekarrın temeyyüzü

Anlamlar

  • Kelamın maksadının ve karar kıldığı yerin açık olarak belli olması.

eyy

  1. medeleyyam

  2. mede-l-eyyam

Anlamlar

  • Günlerin sonuna kadar.

eyy

  1. meyyali itila

  2. meyyal-i i'tilâ

Anlamlar

  • Yükselmeğe çok meyilli ve istekli.

eyy

  1. meyyiti samite

  2. meyyit-i sâmite

Anlamlar

  • Susan ölü.
  • Sessiz ölü.
  • Hareketsiz.

eyy

  1. minessera ilessüreyya

Anlamlar

  • (mines sera il-es süreyya) yerden göğe kadar.

eyy

  1. meyyan

Anlamlar

  • Yalancı.

eyy

  1. meylüt tezeyyüd

  2. meyl-üt tezeyyüd

Anlamlar

  • Artırma arzusu.
  • Tekellüfle sözü uzatma.

eyy

  1. meyyali inhidam

  2. meyyal-i inhidâm

Anlamlar

  • Yıkılmak üzere bulunan.
  • Neredeyse göçecek durumda olan.

eyy

  1. meyyitane

  2. meyyitâne

Anlamlar

  • Ölmüşçesine.
  • Ölü gibicesine.

eyy

  1. mübeyyizin

  2. mübeyyizîn

Anlamlar

  • Müsveddeleri temize çeken katibler.

eyy

  1. mübeyyez

Anlamlar

  • Bildiren.
  • Açıklıyan.
  • Açıklanmış açıkça söylenmiş.
  • (mübeyyeze) meydana çıkarılmış.

eyy

  1. müeyyis

Anlamlar

  • (ye's.
  • Üzücü.
  • Yeis veren.
  • Den) ümidsizliğe sevk eden.

eyy

  1. müheyyi

  2. müheyyi'

Anlamlar

  • Hazır eden.
  • Amade eden.
  • Müheyya eden.

eyy

  1. müheyyib

Anlamlar

  • Heybetli.
  • Korku veren.

eyy

  1. mükeyyes

Anlamlar

  • Keselenmiş.
  • Kese biçiminde toplanıp kalmış olan şey.

eyy

  1. mükeyyifat

  2. mükeyyifât

Anlamlar

  • Keyif verici.
  • Sarhoşluk verici şeyler.

eyy

  1. müleyyin

Anlamlar

  • Yumuşatan.
  • Yumuşaklık veren.
  • Yumuşaklık verici.

eyy

  1. müleyyen

Anlamlar

  • (linet.
  • Den) yumuşatılmış.

eyy

  1. mümeyyez

Anlamlar

  • (meyz.
  • Ayrılmış.
  • Den) seçilmiş.
  • Temyiz edilmiş.

eyy

  1. müteheyyi

  2. müteheyyi'

Anlamlar

  • Hazır.
  • Hazırlanan.
  • Hazırlanmış.

eyy

  1. mütekeyyif

Anlamlar

  • Keyfiyetlenen.
  • Tekeyyüf eden.
  • Bir keyfiyetle vasıflandıran.

eyy

  1. müteheyyib

Anlamlar

  • Heybetli.
  • Heybetlenen.
  • Korku ve hürmet hissini veren.

eyy

  1. müteheyyii hareket

  2. müteheyyi'-i hareket

Anlamlar

  • Harekete veya gitmeğe hazırlanmış.

eyy

  1. müteleyyis

Anlamlar

  • Arslan yürekli.
  • Arslan yürüyüşlü.

eyy

  1. müteeyyid

Anlamlar

  • Kuvvetlenen.
  • İstihkam ve metanet.
  • Te'yid ve takviye olunmuş.

eyy

  1. müteheyyicane

  2. müteheyyicâne

Anlamlar

  • Coşkunlukla.
  • Heyecana gelerek.

eyy

  1. mütekeyyis

Anlamlar

  • Zeki ve akıllı gibi görünen.

eyy

  1. mütekeyyisin

  2. mütekeyyisîn

Anlamlar

  • Tekeyyüs edenler.
  • Akıllılık taslıyanlar.

eyy

  1. müteseyyibane

  2. müteseyyibâne

Anlamlar

  • Aldırış etmiyerek.
  • Duymazdan gelerek.
  • Kayıtsız davranarak.

eyy

  1. müteseyyibin

  2. müteseyyibîn

Anlamlar

  • Aldırış etmeyenler.
  • Kayıtsız davranan kimseler.

eyy

  1. müteseyyid

Anlamlar

  • Seyyidlik isnad eden.
  • Seyyid olmadığı halde kendini seyyid gibi gösteren.

eyy

  1. müteleyyin

Anlamlar

  • (leyyin.
  • Den) yumuşak olan.
  • Gevşeyip yumuşayan.

eyy

  1. müteseyyib

Anlamlar

  • Dul kalan kadın.
  • Aldırış etmiyen.
  • Kayıtsız davranan.

eyy

  1. müşeyyea

Anlamlar

  • Koyun sürüsünün ardına uyan koyun.
  • Bir şeyin ardından bağırıp çağıran kadın.

eyy

  1. mütebeyyin

Anlamlar

  • Anlaşılan.
  • Meydana çıkan.
  • Tebeyyün eden.

eyy

  1. müteyyim

Anlamlar

  • Aşk ve muhabbetin hor ve zelili olan kimse.

eyy

  1. müzeyyif

Anlamlar

  • Eğlenen.
  • Tezyif eden.
  • Hakaret ve alay eden.

eyy

  1. mütemeyyi

  2. mütemeyyi'

Anlamlar

  • (mey'.
  • Sıvılaşan.
  • Sulanıp akan.
  • Den) mayi haline gelen.

eyy

  1. müşeyyid

Anlamlar

  • Sağlam.
  • Yüksek yapı yapan.

eyy

  1. müzeyyelen

Anlamlar

  • Kağıdın altına.
  • Ek karşılığı yazılarak.

eyy

  1. müzeyyelat

  2. müzeyyelât

Anlamlar

  • Zeyiller.
  • İlaveler.
  • Katılmış şeyler.

eyy

  1. müteleyyisane

  2. müteleyyisâne

Anlamlar

  • Arslan gibi.

eyy

  1. müteşeyyid

Anlamlar

  • Yükselten.
  • Sağlamlaştıran.

eyy

  1. müzeyyel

Anlamlar

  • (zeyl.
  • Den) zeyli.
  • İlavesi olan.
  • Eklentisi olan.
  • Ekleme parçası olan.
  • Altına cevabı yazılıp geri gönderilen tezkere.

eyy

  1. mütemeyyiz

Anlamlar

  • Seçkin.
  • Seçilen.

eyy

  1. mütemeyyizin

  2. mütemeyyizîn

Anlamlar

  • Mütemeyyizler.
  • Seçkin kişiler.
  • Seçilen kimseler.

eyy

  1. müteşeyyi

  2. müteşeyyi'

Anlamlar

  • Şiilik taslayan.
  • Şii taifesine girmiş olan.

eyy

  1. müteveyyil

Anlamlar

  • (veyl.
  • Feryad eden.
  • Vaveyla eden.
  • Den) çığlık atan.

eyy

  1. neyyiri azam

  2. neyyir-i a'zam

Anlamlar

  • Şems.
  • Güneş.

eyy

  1. neyyif

Anlamlar

  • Küsur.
  • Artık.
  • Fazla.
  • İhsan.
  • Yakın.
  • Ziyade.

eyy

  1. neyy

Anlamlar

  • Pişmemiş çiğ et vs.
  • Devenin semiz olması.
  • Semiz ve besili deve.

eyy

  1. neyyiri asgar

  2. neyyir-i asgar

Anlamlar

  • Ay.
  • Kamer.

eyy

  1. nevaibi eyyam

  2. nevaib-i eyyam

Anlamlar

  • Günlerin belaları.

eyy

  1. neyyireyn

Anlamlar

  • Yani: güneş ile ay.
  • Cisimlenmiş iki nur.

eyy

  1. reyya

Anlamlar

  • Güzel koku.

eyy

  1. reyye

Anlamlar

  • Çokluk.
  • Kesret.
  • Fazlalık.

eyy

  1. sabrı eyyüb

  2. sabr-ı eyyüb

Anlamlar

  • Eyyüb'ün dillere destan olan sabrı.

eyy

  1. salahaddini eyyubi

  2. salahaddin-i eyyubî

Anlamlar

  • (r.
  • Kerim.
  • Sabur.
  • Aleyh).
  • Bizim borcumuz.
  • (doğumu: hi: 532.
  • Askerliğe girdik.
  • Sultan salahaddin.
  • Ona karşı durmaktır.
  • Onlara mağlub olmadı.
  • Halim ve mütevazi idi.
  • - madem ölümden korkuyoruz.
  • 57 yaşında şam'da vefat etti.
  • Namazını vaktinde ve cemaatla kılardı.
  • Eyyübiye devletinin başında 24 sene kaldı.
  • Düşmanın azlığını çokluğunu kıyaslamak değil.
  • Niçin evlerimizde oturup da çocuklarımızla keyfimize bakmadık.
  • Avrupa'nın haçlı ordularını iman ve şecaatla çok defa perişan hale getirdi.
  • Düşmanın çokluğundan bahsederek geri dönmek isteyen kumandanlarına şöyle hitab etmiş ve az bir kuvvetle haçlı kuvvetlerini perişan etmiştir.
  • Mi: 1137) ehl-i salib zihniyetinin islam dünyasına açtığı haçlı seferlerini maddeten durduran şarkın en kahraman kumandanlarından ve sultanlarından olan bu zat hakkında bir avrupalı tarihçi: "islamın en saf kahramanı" diye bahseder.

eyy

  1. samitei meyyite

  2. samite-i meyyite

Anlamlar

  • Hareketsiz.
  • Ses çıkarmayan ölü.
  • Ölü gibi sükut eden.
  • Haksızlıklar karşısında gayrete gelmeyen.

eyy

  1. selili meyyit

  2. selil-i meyyit

Anlamlar

  • Ölü olarak doğmuş çocuk.

eyy

  1. seyyidül kevneyn

  2. seyyid-ül kevneyn

Anlamlar

  • Hz.
  • Seyyidi.
  • İki alemin efendisi.
  • Muhammed'in bir namı.

eyy

  1. seyyad

Anlamlar

  • Avcı.

eyy

  1. seyyidül enam

  2. seyyid-ül enam

Anlamlar

  • Muhammed.
  • Bütün mahlukatın efendisi.

eyy

  1. seyyarat

Anlamlar

  • Seyyareler.
  • Gezegenler.

eyy

  1. seyyidül beşer

  2. seyyid-ül beşer

Anlamlar

  • Muhammed.
  • Efendisi olan hz.
  • İnsanların seyyidi.

eyy

  1. seyyaf

Anlamlar

  • (seyf.
  • Cellat.
  • Kılıççı.
  • Kılıç yapan.
  • Den) kılıçlı.

eyy

  1. seyyalei berkiyye

  2. seyyale-i berkiyye

Anlamlar

  • Şimşek akımı.
  • Elektrik akımı.
  • Şimşek gibi akıcı ve parlak.

eyy

  1. seyyidül mürselin

  2. seyyid-ül mürselîn

Anlamlar

  • Resüllerin seyyidi.

eyy

  1. seyyi

  2. seyyi'

Anlamlar

  • Kötü.
  • Fena.

eyy

  1. seyyahin

  2. seyyahîn

Anlamlar

  • Gezenler.
  • Turistler.
  • Dolaşanlar.
  • (seyyahun) seyyahlar.
  • Gezip alemi seyredenler.

eyy

  1. seyyid şerifi cürcani

  2. seyyid şerif-i cürcanî

Anlamlar

  • (bak: cürcani).

eyy

  1. seyyide

Anlamlar

  • Hanım.
  • Peygamber sülalesinden gelen ve o'nun izinden giden temiz kadın.

eyy

  1. şeraratı neyyirane

  2. şerarat-ı neyyirane

Anlamlar

  • Parlak kıvılcımlar.
  • Işık saçan şerareler.
  • İslamiyetin kuvvet ve hakkaniyetinden gelen parlaklık.

eyy

  1. şeyyir

Anlamlar

  • Semiz ve besili hayvan.

eyy

  1. şeyyad

Anlamlar

  • (şeyd.
  • Sıvacı.
  • Yüze gülen.
  • Den) riyakar.

eyy

  1. şeyyebet

Anlamlar

  • ).
  • (şeyb.
  • Beni ihtiyar etti (manasında).
  • Şeyyebetni : beni ihtiyarlattı.
  • Den) ihtiyarlattı (mealinde fiildir.

eyy

  1. şuunu seyyale

  2. şuun-u seyyale

Anlamlar

  • Akıcı.
  • Bir halde durmayan işler.

eyy

  1. şuveyy

Anlamlar

  • Yavaş.

eyy

  1. teceyyür

Anlamlar

  • Teftiş etmek.
  • Kontrol etmek.

eyy

  1. tebeyyüt

Anlamlar

  • Bir işi gece yapmak.
  • Geceleyin yağma etme.

eyy

  1. tedeyyün

Anlamlar

  • (deyn.
  • Borca girme.
  • Den) borçlanma.
  • Dinini sakınmak.

eyy

  1. tedeyyüm

Anlamlar

  • Yağmurun sert yağması.

eyy

  1. techizi meyyit

  2. techiz-i meyyit

Anlamlar

  • Temizlenip.
  • Ölünün yıkanıp.
  • Kefen ve sair ihtiyaçları tedarik edilerek hazırlanması.

eyy

  1. teceyyüf

Anlamlar

  • Dost edinmek.

eyy

  1. tekeyyüs

Anlamlar

  • (kiyaset.
  • Zariflik gösterme.
  • Den) kiyasetli ve zeki görünme.

eyy

  1. teheyyüb

Anlamlar

  • (heybet.
  • Korkutma.
  • Den) korkma.

eyy

  1. teheyyün

Anlamlar

  • Asan olmak.
  • Kolay olmak.

eyy

  1. teheyyüm

Anlamlar

  • Şaşma.
  • Şaşırma.
  • Susuz olma.
  • Şaşıp kalma.
  • Hayran olma.

eyy

  1. teheyyücat

  2. teheyyücât

Anlamlar

  • Coşup heyecanlanmalar.

eyy

  1. teheyyüf

Anlamlar

  • İnceltmek.

eyy

  1. teheyyü

Anlamlar

  • Hazırlanma.
  • Nizamlanma.

eyy

  1. teheyyüz

Anlamlar

  • Dağılmak.
  • Perakende olmak.
  • Kırılmış kemiğin kaynayıp bitişmesi.

eyy

  1. teheyyül

Anlamlar

  • Lanet etmek.

eyy

  1. teleyyüs

Anlamlar

  • Arslan yürekli olma.
  • Arslan yürüyüşlü olma.

eyy

  1. teleyyün

Anlamlar

  • (leyn.
  • Sulanmak.
  • Den) yumuşak.
  • Yumuşak olmak.

eyy

  1. temeyyüh

Anlamlar

  • Sulanma.

eyy

  1. temeyyühi dem

  2. temeyyüh-i dem

Anlamlar

  • Kanın sulanması.

eyy

  1. tereyyüb

Anlamlar

  • Birikmek.
  • Cem'olmak.
  • Toplanmak.

eyy

  1. teseyyüd

Anlamlar

  • Yükseltme.
  • Sağlam olma.

eyy

  1. teşeyyüb

Anlamlar

  • İhmalcilik.
  • Kayıtsızlık.

eyy

  1. teşeyyüh

Anlamlar

  • (şeyh.
  • Den) ihtiyarlama.
  • Şeyhlik iddiasında bulunma.

eyy

  1. tereyy

Anlamlar

  • Açık olmak.

eyy

  1. teşeyyüd

Anlamlar

  • Yükseltme.
  • Sağlamlaştırma.

eyy

  1. teyyar

Anlamlar

  • Dalga.
  • Hazırlanmış.

eyy

  1. teyyas

Anlamlar

  • Teke besleyen ve teke tutan kişi.

eyy

  1. teveyyül

Anlamlar

  • Vaveyla etme.
  • Çığlık koparma.

eyy

  1. tezeyyünül ezhar

  2. tezeyyün-ül ezhâr

Anlamlar

  • Ziynetlenmeleri.
  • Çiçeklerin tezeyyünü.

eyy

  1. tezeyyug

Anlamlar

  • Haktan ayrılmak.
  • Kadının süslenip dışarı çıkması.

eyy

  1. tezeyyüb

Anlamlar

  • Yaş üzümün kuruması.
  • Ağzının köpüğü kenarına yığılmak.

eyy

  1. tezeyyünat

  2. tezeyyünât

Anlamlar

  • Süslenmeler.
  • Ziynetlenmeler.

eyy

  1. üslubu müzeyyen

  2. üslub-u müzeyyen

Anlamlar

  • Hitabiyat ve iknaiyatta kullanılır.
  • (ziynetli ve parlak üslub) bu üslub tergib ve terhib (teşvik etme ve sakındırma) gibi hususları tazammun eder.

eyy

  1. ya eyyühel hoto

Anlamlar

  • Ey vahşi.
  • Kaba dağ adamı!.

eyy

  1. uşeyya

Anlamlar

  • (eşya.
  • Eşyacıklar.
  • Dan) küçük şeyler.

eyy

  1. zararı beyyin

  2. zarar-ı beyyin

Anlamlar

  • Meydanda ve aşikar olan zarar.

eyy

  1. zeyy

Anlamlar

  • Toplamak.
  • Döndürmek.
  • Cem'etmek.
  • (bak: ziyy).

eyy

  1. zeyyat

Anlamlar

  • Zeytin ağacı.

eyy

  1. zeyyal

Anlamlar

  • Kuyruklu.
  • Uzun etekli.
osmanlıcasözlük.net - 2024

-