osmanlicasozluk.net
Hakkında

290.000'den fazla kelime haznesiyle Osmanlıca Türkçe Sözlük ve Osmanlıca Lügat

Geçmiş

ip

  1. acaip

  2. acâip

Anlamlar

  • Şaşırtıcı.
  • Hayret verici.

ip

  1. acip

  2. acîp

Anlamlar

  • Şaşırtıcı.
  • Hayret verici.

ip

  1. acip tevafuk

Anlamlar

  • Denk düşme.
  • Harika şaşırtıcı uygunluk.

ip

  1. aleti tazip

  2. alet-i tâzip

Anlamlar

  • Azap aleti.

ip

  1. asarı tahripkarane

  2. âsâr-ı tahripkârâne

Anlamlar

  • Tahrip edici davranışlar.

ip

  1. ashabı meratip

  2. ashab-ı meratip

Anlamlar

  • Makam ve mevki sahipleri.
  • Siyasi askeri ve ekonomik gücü elinde bulunduranlar.

ip

  1. aşireti galip

  2. aşiret-i galip

Anlamlar

  • Kazanan aşiret.
  • Galip gelen aşiret.

ip / بى پایان

  1. bipayan

  2. bîpâyân

Anlamlar

  • Sonsuz.
  • Tükenmez.

ip

  1. canip

  2. cânip

Anlamlar

  • Yön.
  • Taraf.

ip / جان سپرانه

  1. cansiperane

  2. cânsiperâne

Anlamlar

  • Canını verircesine.
  • Canını siper ederek.
  • Canını feda edercesine.

ip

  1. cazip

  2. câzip

Anlamlar

  • Çekici.

ip

  1. dikkati calip

  2. dikkati câlip

Anlamlar

  • Dikkat çeken.

ip

  1. diplomat

Anlamlar

  • Yun.
  • Becerikli.
  • Söz söyliyebilen.
  • Dış politikayla uğraşan.
  • Devleti dışarda temsil eden.
  • Ülkenin dış işleriyle uğraşan memur.
  • Memleket hakkında siyasi söz sahibi.
  • Dış meseleler hakkında milletlerarası işlerle uğraşan siyaset adamı.

ip

  1. ecanip

  2. ecânip

Anlamlar

  • Yabancılar.
  • Avrupalılar.

ip

  1. edip

Anlamlar

  • Edebiyatçı.

ip

  1. ehli salip

  2. ehl-i salip

Anlamlar

  • Haçlılar.
  • Haçı kutsal sayanlar.

ip

  1. envaı acaip

  2. envâ-ı acaip

Anlamlar

  • Harika türler.
  • Mükemmel mahluklar.

ip

  1. esalip

Anlamlar

  • Üsluplar.
  • İfade tarzları.

ip

  1. evkatı münasip

  2. evkat-ı münasip

Anlamlar

  • Uygun vakitler.

ip

  1. fecri kazip

  2. fecr-i kâzip

Anlamlar

  • Yalancı fecir.
  • Tan yeri ağarmadan önceki geçici aydınlık.

ip

  1. gaip

Anlamlar

  • Görünmeyen alem.

ip

  1. galip

Anlamlar

  • Yenme.

ip

  1. galip etmek

Anlamlar

  • Üstün kılmak.

ip

  1. garaip

  2. garâip

Anlamlar

  • Şaşılacak şeyler.

ip

  1. garaipperest

Anlamlar

  • Tuhaf şeyleri çok seven.

ip

  1. garip

Anlamlar

  • Şaşırtıcı.
  • Hayret verici.

ip

  1. hatip

Anlamlar

  • Konuşan.
  • Konuşmacı.
  • Hitap eden.

ip

  1. hayreti mucip

Anlamlar

  • Hayret ettiren.

ip

  1. hikmeti ipham

  2. hikmet-i ipham

Anlamlar

  • Bir şeyi gizlemenin hikmeti.

ip

  1. hizip

Anlamlar

  • Grup.
  • Parti.

ip

  1. inkılabı acip

  2. inkılâb-ı acip

Anlamlar

  • Acayip köklü değişim.

ip

  1. intizamı acip

  2. intizam-ı acip

Anlamlar

  • Hayrette bırakan düzenlilik.

ip

  1. ipham

Anlamlar

  • Üstü kapalı bırakma.

ip

  1. iptal

Anlamlar

  • Sonuçsuz kalma.

ip

  1. iptali dava

  2. iptal-i dâvâ

Anlamlar

  • İddiayı çürütme.

ip

  1. iptali davayı nebi

  2. iptâl-i dâvâ-yı nebî

Anlamlar

  • Peygamberin iddiasını çürütme.

ip

  1. iptali hak

  2. iptal-i hak

Anlamlar

  • Hakkın ortadan kaldırılması.

ip

  1. iptali his

  2. iptal-i his

Anlamlar

  • Hisleri uyuşturma.
  • Hissedemez hale getirme.

ip / ابتدا

  1. iptida

  2. iptidâ

Anlamlar

  • Başlangıç.
  • (bak: ibtida).

ip

  1. iptidai

  2. iptidaî

Anlamlar

  • Basit.
  • İlkel.
  • İlköğretim seviyesi.

ip

  1. iptidai hilkati alem

  2. iptida-i hilkat-i âlem

Anlamlar

  • Kainatın yaratılışının başlangıcı.

ip

  1. iptidayı hürriyet

  2. iptida-yı hürriyet

Anlamlar

  • Hürriyetin başlangıcı.

ip

  1. iptidayı tahsili fıtri

  2. iptidâ-yı tahsil-i fıtrî

Anlamlar

  • Doğal öğrenimin başlangıcı.

ip / ابتلا

  1. iptila

  2. iptilâ

Anlamlar

  • Düşkünlük.
  • Tiryakilik.

ip

  1. istilayı ecanip

  2. istilâ-yı ecanip

Anlamlar

  • Yabancıların işgali.

ip

  1. iştihayı kazip

  2. iştiha-yı kâzip

Anlamlar

  • Yalancı iştah.

ip

  1. kanunu adalet ve tedip

  2. kanun-u adalet ve tedip

Anlamlar

  • Adaleti sağlama ve suçluları cezalandırmaya yönelik kanun.

ip

  1. kasrı garip

  2. kasr-ı garip

Anlamlar

  • Şaşkınlık uyandıran saray.

ip

  1. katı meratip

  2. kat'-ı merâtip

Anlamlar

  • Mertebeleri aşma.

ip

  1. katı meratip

  2. kat-ı merâtip

Anlamlar

  • Rütbe atlama.
  • Dereceleri yükselme.

ip / كاتب

  1. katip

  2. kâtip

Anlamlar

  • Yazan.
  • Yazıcı.

ip

  1. katiplik

  2. kâtiplik

Anlamlar

  • Yazıcılık.

ip

  1. kaza tabipliği

Anlamlar

  • İlçe tabipliği.
  • İlçe sağlık müdürlüğü.

ip

  1. kazip

  2. kâzip

Anlamlar

  • Yalan.

ip

  1. kıymeti bipayan

  2. kıymet-i bîpâyân

Anlamlar

  • Sonsuz kıymette.

ip

  1. leylei regaip

  2. leyle-i regaip

Anlamlar

  • Regaip gecesi.

ip

  1. marezi acaip ve garaip

  2. ma'rez-i acaip ve garaip

Anlamlar

  • Acayip ve garipliklerin sergisi.

ip

  1. mağrip

Anlamlar

  • Akşam namazı.

ip

  1. mahalli garaip

  2. mahall-i garaip

Anlamlar

  • Şaşırtıcı yerler.

ip

  1. mahşeri acaip

  2. mahşer-i acâip

Anlamlar

  • Hayret verici şeylerin toplandığı yer.

ip

  1. mahşeri acaip ve garaip

  2. mahşer-i acaip ve garaip

Anlamlar

  • Şaşırtıcı şeylerin toplandığı yer.

ip

  1. makusen mütenasip

  2. mâkûsen mütenasip

Anlamlar

  • Ters orantılı.

ip

  1. meayip

  2. meâyip

Anlamlar

  • Ayıplar.
  • Kusurlar.

ip

  1. mebsuten mütenasip

  2. mebsûten mütenasip

Anlamlar

  • Doğru orantı.

ip

  1. mecmai garaip

  2. mecma-i garaip

Anlamlar

  • Acayipliklerin toplandığı yer.

ip

  1. mektebi iptidai

  2. mekteb-i iptidaî

Anlamlar

  • İlkokul.

ip

  1. menbaı acaip

  2. menba-ı acâip

Anlamlar

  • Hayrette bırakan kaynaklar.

ip

  1. menbaı garaip

  2. menba-ı garaip

Anlamlar

  • Gariplikler kaynağı.

ip

  1. meratip

  2. merâtip

Anlamlar

  • Mertebeler.

ip

  1. meşheri acaip

  2. meşher-i acaip

Anlamlar

  • Şaşırtıcı şeylerin sergilendiği yer.

ip

  1. metalip

  2. metâlip

Anlamlar

  • Kaideler.
  • Kaziyyeler.
  • İspat istemeyen konular.

ip

  1. mevkii münasip

  2. mevki-i münasip

Anlamlar

  • İlgili yer.
  • Uygun mevki.

ip

  1. mevzii münasip

  2. mevzi-i münasip

Anlamlar

  • Uygun konum.

ip

  1. meydanı iptila

  2. meydan-ı iptilâ

Anlamlar

  • İmtihan meydanı.

ip

  1. meydanı iptila ve imtihan

  2. meydan-ı iptilâ ve imtihan

Anlamlar

  • Tecrübe ve imtihan meydanı.

ip

  1. meyli tahrip

  2. meyl-i tahrip

Anlamlar

  • Yıkma eğilimi.

ip

  1. meylüttahrip

  2. meylü't-tahrip

Anlamlar

  • Tahrip meyli.

ip

  1. meylüttahrip

Anlamlar

  • Yıkma eğilimi.

ip

  1. mucip

Anlamlar

  • Gerektiren.

ip

  1. mucip

  2. mûcip

Anlamlar

  • Gerekçe.
  • Gerektirici sebep.

ip

  1. mucip olma

Anlamlar

  • Gerektirme.
  • Zorunlu kılma.

ip

  1. mucip olma

  2. mûcip olma

Anlamlar

  • Gerektirme.

ip

  1. muharip

Anlamlar

  • Savaşçı.
  • Harp eden.

ip

  1. muharrip

Anlamlar

  • Tahripçi.
  • Bozguncu.

ip

  1. muhrip

Anlamlar

  • Yıkıcı.
  • Savaşçı.
  • Tahrip edici.

ip

  1. musahip

Anlamlar

  • Arkadaş.
  • Sohbet eden.

ip / مضطرب

  1. muzdarip

Anlamlar

  • Üzmek.
  • Izdıraplı.
  • Acı duyan.
  • Acı çeken.
  • Muzdarip etmek.
  • Izdırap vermek.

ip

  1. muztarip

Anlamlar

  • Izdıraplı.
  • Sıkıntılı.

ip

  1. muztarip olmak

Anlamlar

  • Iztırap çekmek.

ip

  1. mücip

  2. mücîp

Anlamlar

  • İstenileni yapan.
  • Teklifi kabul eden.

ip

  1. müctenip

Anlamlar

  • Çekinen.
  • Uzak duran.

ip / مناسب

  1. münasip

  2. münâsip

Anlamlar

  • Uygun.
  • Benzer.

ip

  1. müncezip

Anlamlar

  • Tutkun.
  • Cezbedilmiş.

ip

  1. münkalip

Anlamlar

  • Dönmüş.
  • Dönüşmüş.

ip

  1. müntesip

Anlamlar

  • Bağlı.
  • Bağlanan.
  • Bk müntesib.

ip

  1. müsebbip

Anlamlar

  • Sebep olan.

ip

  1. müteakip

Anlamlar

  • –den sonra.

ip

  1. müteeddip

Anlamlar

  • Edeplenmiş.
  • Terbiye görmüş.

ip

  1. mütegallip

Anlamlar

  • Zorba.
  • Zorla yenmeye çalışan.

ip

  1. mütenasip

  2. mütenâsip

Anlamlar

  • Birbirine uygun.

ip

  1. mütesallip

Anlamlar

  • Sarsılmaz seviyede bağlanan.

ip

  1. naip

  2. nâip

Anlamlar

  • Başkasının işini yürüten.

ip

  1. nakşı garip

  2. nakş-ı garip

Anlamlar

  • İşleme.
  • Hayrette bırakan nakış.

ip

  1. nakşi acip

  2. nakş-i acip

Anlamlar

  • Hayrette bırakan nakış.

ip

  1. nasip

Anlamlar

  • Kısmet.

ip

  1. nazarı cazip

Anlamlar

  • Dikkat çeken.

ip

  1. necip

Anlamlar

  • Asil.
  • Soylu.

ip

  1. nizamı garip

  2. nizam-ı garip

Anlamlar

  • Şaşırtıcı düzen.

ip

  1. prensip

Anlamlar

  • İlke.
  • Esas.
  • Umde.
  • Düstur.
  • İlk unsur.
  • Temel bilgi.
  • Temel kanaat.
  • Temel düşünce.
  • Man: her çeşit münakaşanın dışında olan.

ip

  1. rahmeti bipayanı ilahiye

  2. rahmet-i bîpâyân-ı ilâhiye

Anlamlar

  • Allah'ın sonsuz rahmeti.

ip

  1. rakip

  2. râkip

Anlamlar

  • Binen.
  • Binmiş.

ip

  1. salip

Anlamlar

  • Haç.

ip

  1. sanatı acip

  2. san'at-ı acip

Anlamlar

  • Hayrette bırakan sanat.

ip

  1. sarayı acip

  2. saray-ı acip

Anlamlar

  • Hayranlık uyandıran saray.

ip

  1. seyyahı talip

  2. seyyah-ı talip

Anlamlar

  • Öğrenim yolculuğu.

ip

  1. sırrı acip

  2. sırr-ı acip

Anlamlar

  • Hayret verici sır.

ip

  1. sillei tedip

  2. sille-i te'dip

Anlamlar

  • Terbiye tokadı.

ip

  1. sillei tedip

  2. sille-i tedip

Anlamlar

  • Edeplendirme tokadı.

ip

  1. siper

Anlamlar

  • Okun.
  • Mania.
  • Sığınak.
  • Korunak.
  • Koruyan.
  • Sığınak veya set arkası.
  • Arkasında saklanılan şey.
  • Arkasına saklanılacak şey.
  • Duvar altı gibi kuytu yerler.
  • Giderken kabzayı zedelememesi için sol elin üzerine konulan alet.
  • Çıkan topraklar yığılmak suretiyle vücuda getirilen korunma yerleri.
  • Muharebede askerin kurşun ve gülleden korunması için toprak kazılarak açılan ve ön tarafına.
  • Kalelerin üstünde ok ve kurşun atmağa mahsus mazgallar yanında duracak askerlerin korunmaları için insan boyunda olan ve uzaktan diş diş görünen arkalıklı duvar parçalarına verilen addır.

ip

  1. sureti terkip

  2. suret-i terkip

Anlamlar

  • Diziliş tarzı.
  • Diziliş şekli.

ip

  1. tayip

  2. tâ'yip

Anlamlar

  • Ayıplama.
  • Kusurlu bulma.

ip

  1. taaccübü mucip

Anlamlar

  • Hayret sebebi.
  • Şaşkınlı nedeni.

ip

  1. tabip

Anlamlar

  • Hekim.
  • Doktor.

ip

  1. tahrip

Anlamlar

  • Yok etme.
  • Yıkıp bozma.

ip

  1. tahrip edici

Anlamlar

  • Yıkıcı.
  • Bozucu.

ip

  1. tahrip edilme

Anlamlar

  • Bozulma.

ip

  1. tahrip edilmiş

Anlamlar

  • Yıkılmış.

ip

  1. tahrip etme

Anlamlar

  • Bozma.
  • Yok etme.

ip

  1. tahrip etmek

Anlamlar

  • Yıkıp yok etme.

ip

  1. tahripkar

  2. tahripkâr

Anlamlar

  • Tahrip eden.

ip

  1. tahripkarane

  2. tahripkârâne

Anlamlar

  • Yıkıcı şekilde.

ip

  1. takrip

Anlamlar

  • Yaklaştırma.
  • Yakınlaştırma.

ip

  1. talip

Anlamlar

  • İstekli.

ip

  1. talip olmak

Anlamlar

  • İstemek.

ip

  1. tasvip

Anlamlar

  • Uygun bulma.

ip

  1. tazip

  2. tâzip

Anlamlar

  • Azap verme.
  • Cezalandırma.

ip

  1. tazip eden

  2. tâzip eden

Anlamlar

  • Azap veren.
  • Cezalandıran.

ip

  1. tazip etme

Anlamlar

  • Azap verme.

ip

  1. tazip etmek

Anlamlar

  • Azap vermek.
  • Eziyet etmek.

ip

  1. tedip

  2. te'dip

Anlamlar

  • Edeplendirme.
  • Haddini bildirme.

ip

  1. teziyanei tazip

  2. te'ziyâne-i tâzip

Anlamlar

  • Azap kamçısı.

ip

  1. tedip

Anlamlar

  • Ceza.
  • Edeplendirme.

ip

  1. tedip etme

Anlamlar

  • Edeplendirme.
  • Cezalandırma.

ip

  1. tehzip

Anlamlar

  • Düzeltme.
  • Terbiye etme.

ip

  1. tekzip

Anlamlar

  • Yalanlama.

ip

  1. tekzip etme

Anlamlar

  • Yalanlama.

ip

  1. tekzip etmek

Anlamlar

  • Yalanlamak.

ip

  1. tenkidatı rakipkarane

  2. tenkidat-ı rakipkârâne

Anlamlar

  • Rekabet edercesine eleştiriler.

ip

  1. tensip

Anlamlar

  • Uygun görme.
  • Münasip kılma.

ip

  1. terkip

Anlamlar

  • Sentez.
  • Birleştirme.

ip

  1. terkipsiz

Anlamlar

  • Müstakil.
  • Bileşimden oluşmayan.

ip

  1. tersip

Anlamlar

  • Süzme.
  • Durultma.
  • Tortulardan temizleme.

ip

  1. tertip

Anlamlar

  • Düzenleme.

ip

  1. tertip edilen

Anlamlar

  • Düzenlenen.

ip

  1. tertip etmek

Anlamlar

  • Dizmek.
  • Sıralamak.
  • Düzenlemek.

ip

  1. tertipli

Anlamlar

  • Sistemli.
  • Organizeli.

ip

  1. tiryakı acip

  2. tiryak-ı acip

Anlamlar

  • Hayret verici ilaç.

ip

  1. üslubu garip

  2. üslûb-u garip

Anlamlar

  • Hayret verici anlatım tarzı.

ip

  1. vacip

  2. vâcip

Anlamlar

  • Zorunlu.

ip

  1. vakti münasip

  2. vakt-i münasip

Anlamlar

  • Uygun zaman.

ip

  1. zahip olma

  2. zâhip olma

Anlamlar

  • Fikre uyma.
  • Zanna kapılma.

ip

  1. zahip olmak

Anlamlar

  • Fikre kapılmak.

ip

  1. zannı galip

  2. zann-ı galip

Anlamlar

  • Üstün gelen kanaat.

ip

  1. zilacaip

  2. zi'l-acaip

Anlamlar

  • Şaşırtıcı.
  • Garip olan.

ip

  1. zülacaip

  2. zü'l-acaip

Anlamlar

  • Garip.
  • Şaşırtıcı.

ip

  1. takip

Anlamlar

  • İzlemek.
  • Gözetmek.
  • Yolunda gitmek.
  • Peşinden yürümek.
  • Suçlunun suçunu araştırmak.

ip / بى پروا

  1. biperva

  2. bîpervâ

Anlamlar

  • Korkusuz.
  • Çekinmeden.

ip / جان سپار

  1. cansipar

  2. cânsipâr

Anlamlar

  • Canını feda eden.

ip / چليپا

  1. çelipa

  2. çelîpâ

Anlamlar

  • Haç.

ip / ماه سپهر

  1. mahı sipihr

  2. mâh-ı sipihr

Anlamlar

  • Ay.
  • Gökyüzündeki ay.

ip / ناسپاس

  1. nasipas

  2. nâsipas

Anlamlar

  • Nankör.

ip / پری پيكر

  1. peripeyker

  2. perîpeyker

Anlamlar

  • Peri kadar güzel yüzlü.

ip / سپاه

  1. sipah

  2. sipâh

Anlamlar

  • Ordu.
  • Asker.
  • Nefer.
  • Leşker.

ip / سپارش

  1. sipariş

  2. sipâriş

Anlamlar

  • Ismarlama.
  • Ismarlamak.
  • Ismarlayış.

ip / سپاس

  1. sipas

  2. sipâs

Anlamlar

  • Şükür.
  • Şükretme.
  • Dua etme.

ip / سپای گزار

  1. sipasgüzar

  2. sipasgüzâr

Anlamlar

  • Şükreden.

ip / سپه

  1. sipeh

Anlamlar

  • Ordu.
  • Asker.
  • Leşker.

ip / سپه سالار

  1. sipehsalar

  2. sipehsâlâr

Anlamlar

  • Başkomutan.

ip / سپهر

  1. sipihr

Anlamlar

  • Gökyüzü.

ip / ترقى پرور

  1. terakkiperver

  2. terakkîperver

Anlamlar

  • İlerleme yanlısı.

ip / اپرنمك

  1. iprenmek

Anlamlar

  • Yıpranmak.

ip / اپرتمك

  1. ipretmek

Anlamlar

  • Yıpratmak.

ip / ابتسام

  1. iptisam

Anlamlar

  • Tebessüm.

ip

  1. disiplin

Anlamlar

  • Ruhi.
  • Ahlaki.
  • Sıkı düzen.
  • Cismani talim ve terbiye.
  • Uyulması gereken kuralların tamamı.
  • Nizam ve intizam te'mini için zihni.
  • Uyulması lazım gelen kaide ve yasaklar.

ip

  1. ipnotizma

Anlamlar

  • Uyuşukluk.
  • Telkinle uyutma.
  • İradesizlik hali ve bu hale ait vaziyetler.
  • Söz ve bakış ile elde edilen bir çeşit uyku hali.
  • (hypnotisme) telkin ile kabiliyetli bir kimsenin üzerinde.

ip

  1. tip

Anlamlar

  • Örnek.
  • Misal.
  • Nümune.
  • Benzerlerinin ana vasıfları kendinde görülen ideal örnek.

ip

  1. aştiperver

  2. aştî-perver

Anlamlar

  • Sulh.
  • Barış taraflısı.

ip

  1. aştiperverane

  2. aştî-perverane

Anlamlar

  • Barış taraftarına yakışacak şekilde.

ip

  1. bahri bipayan

  2. bahr-i bîpayan

Anlamlar

  • Çok büyük sonsuz deniz.

ip

  1. bipayan

  2. bî-payan

Anlamlar

  • Sonsuz.
  • Payansız.

ip

  1. biperva

  2. bî-perva

Anlamlar

  • Korkusuz.
  • Pervasız.

ip

  1. cansiper

Anlamlar

  • (cansupar): canını feda eden.

ip

  1. cansiperane

Anlamlar

  • Canını feda edercesine.

ip

  1. çelipa

Anlamlar

  • Haç.
  • Put.
  • Sanem.
  • Eğik ve kıvrık çizgi.

ip

  1. çipil

Anlamlar

  • Çepel.
  • Gözleri ağrılı ve kirpikleri dökülmüş kimse.

ip

  1. ekliptik

Anlamlar

  • Güneşin dünya etrafında yapmış olduğu zahiri hareketinde çiziyor gibi göründüğü yol.

ip

  1. elips

Anlamlar

  • Eğri ve kapalı bir geometrik şekildir.
  • Karşılıklı iki tarafından genişlemiş bir çemberi andırır.
  • Odaklar adı verilen sabit iki noktasından uzaklıkları toplamı sabit olan noktaların gösterdiği kapalı eğridir.

ip

  1. hipnotizma

Anlamlar

  • (bak: ipnotizma).

ip

  1. hipodrom

Anlamlar

  • At yarışlarının yapıldığı alan.

ip

  1. hipotenüs

Anlamlar

  • ).
  • Toplamlarından küçüktür.
  • (diğer kenarların her birerlerinden büyük.
  • Mat: bir dik üçgende dik açının karşısında bulunan kenar.

ip

  1. hipotez

Anlamlar

  • (bak: faraziye).

ip

  1. hizip gülü

Anlamlar

  • Tezhib ıstılahlarındandır.
  • Yazma mushaflarda hizblerin başına konulan işaretlere verilen addır.

ip

  1. ip parası

Anlamlar

  • Belayı savmak için verilen şey.

ip

  1. iplikhane

Anlamlar

  • Eskiden suç işlemiş kimselerin hapsedilip çalıştırıldıkları yere verilen addır.
  • Gemilere lüzumlu halatlarla yelken bezini yapan eski bir deniz müessesenin adı idi.

ip

  1. ipotek

Anlamlar

  • Rehin.
  • Bir borcun ödeneceği zamana kadar borçlunun alacaklıya vermiş olduğu değerli şey.

ip

  1. ipucu

Anlamlar

  • Emare.
  • Delil.
  • İşaret.
  • Alamet.
  • Vesika.

ip

  1. nasipas

  2. na-sipas

Anlamlar

  • Nankör.
  • Şükretmeyen.

ip

  1. peysiper

Anlamlar

  • Çiğnenmiş.
  • Ayak altında kalmış.

ip

  1. rahmeti bipayan

  2. rahmet-i bîpayan

Anlamlar

  • Sonsuz rahmet.

ip

  1. sipahdar

Anlamlar

  • Serasker.
  • En büyük asker.

ip

  1. sipahi

Anlamlar

  • Bunlar akıncılık.
  • İcabında hücum işlerini de yaparlardı.
  • Ask: osmanlı askerlik teşkilatında "timar" namiyle öşür ve rüsumunu aldıkları araziye mukabil.
  • Çapulculuk ve karakol hizmetlerini ifa ederler ve düşman karşısında piyadelerin muhafazasını te'min ettikleri gibi.
  • Harp zamanlarında kendi hayvanları ve kanunen götürmeğe mecbur oldukları silahlı askerlerle birlikte sefere iştirak eden bir sınıf süvari askeri.

ip

  1. sipahsalar

Anlamlar

  • Serasker.
  • Askerlerin en büyüğü.

ip

  1. sipar

Anlamlar

  • Veren.
  • Feda eden.

ip

  1. sipare

Anlamlar

  • Mecmua.
  • Otuz cüz.
  • Küçük kitap.
  • (si-pare) kur'an-ı kerimin herbir cüz'ü.

ip

  1. sipasdar

  2. sipas-dâr

Anlamlar

  • Hamdeden.
  • Şükreden.

ip

  1. sipehbüd

  2. sipeh-büd

Anlamlar

  • Başbuğ.
  • Başkomutan.
  • Başkumandan.

ip

  1. sipehkeş

  2. sipeh-keş

Anlamlar

  • Başbuğ.
  • Başkumandan.

ip

  1. sipenc

Anlamlar

  • Otel.
  • Dünya.
  • Misafir.
  • Misafirhane.
  • Konaklama yeri.

ip

  1. siperi saika

  2. siper-i sâika

Anlamlar

  • Paratoner.
  • Toprağa gömülüdür.
  • Yıldırımdan korunmak için gemilerle.
  • Minarelere ve büyük binalara konan alet.
  • Bir ucu denize kadar sarkıtılmış bakır tel bağlanır.
  • Gemilerde direklerin şapkalarına konulur ve üzerlerine.
  • Direkleriyle teknesi ağaç olmayan gemilerde tel yoktur.
  • Telin gördüğü nakil hizmetini geminin demir kısmı yapar.
  • Minarelerle büyük binaların en yüksek noktalarına konularak sarkıtılan bakır tel.

ip

  1. tealiperver

Anlamlar

  • Yükselmeyi isteyen.

ip

  1. terakkiperver

Anlamlar

  • Terakkiyi seven.
  • İlerlemeyi seven.

ip

  1. tesellipezir

  2. teselli-pezir

Anlamlar

  • Avutulabilir.
  • Avundurulabilir.

ip

  1. tipik

Anlamlar

  • Nümune.
  • Benzer.
  • Örnek olarak.

Fotoğraf Galerisi

Galeri görseli 1/12
osmanlıcasözlük.net - 2024

-