osmanlicasozluk.net
Hakkında

290.000'den fazla kelime haznesiyle Osmanlıca Türkçe Sözlük ve Osmanlıca Lügat

Geçmiş

isti / بِالْاِسْتِعْدَادْ / بالاستعداد

  1. bilistidad

  2. bil'isti'dâd

Anlamlar

  • Kābiliyetle.

isti / بِالْاِسْتِحْقَاقْ / بالاستحقاق

  1. bilistihkāk

  2. bil'istihkāk

Anlamlar

  • Hak ederek.

isti / بِلَا اِسْتِثْنَا / بلا استثنا

  1. bilaistisna

  2. bilâ-istisnâ

Anlamlar

  • İstisnasız.
  • Ayırt etmeksizin.

isti / اِسْتِفْسَارْ / استفسار

  1. istifsar

  2. istifsâr

Anlamlar

  • Sorma.
  • Yorum isteme.
  • İfade isteme.
  • Sorup anlama.
  • İstifsar etmek.
  • Açıklama isteme.
  • Açıklama istemek.
  • Anlamak için soru sorma.

isti / اِسْتِعَارَه / استعاره

  1. istiare

  2. istiâre

Anlamlar

  • Benzetme.
  • Ödünç alma.
  • Ödünç almak.
  • Ariyet istemek.
  • Birinden iğreti bir şey almak.
  • Ya da mefhuma asıl adını değil de.
  • Bir kelimeyi başka anlamda kullanma.
  • Cesur ve kuvvetli bir insana "arslan.
  • Kurnaz bir kimseye "tilki" demekle istiare yapmış oluruz.
  • Benzediği başka bir varlığın adını verme san'atına istiare denir.
  • Bir kelimenin manasını muvakkaten başka bir kelime hakkında kullanma.
  • Edb: bir kelimenin manasını muvakkaten başka manada kullanmak; veya herhangi bir varlığa.

isti / اِسْتِنَادًا / استنادا

  1. istinaden

  2. istinâden

Anlamlar

  • Dayanarak.
  • Güvenerek.
  • İstinad ederek.

isti / اِسْتِحْصَالْ / استحصال

  1. istihsal

  2. istihsâl

Anlamlar

  • Üretim.
  • Üretmek.
  • Elde etme.
  • Çoğaltmak.
  • Elde etmek.
  • Hasıl etmek.
  • Elde edilme.
  • Ele geçirme.
  • Husule getirmek.

isti / اِسْتِقْبَالْ / استقبال

  1. istikbal

  2. istikbâl

Anlamlar

  • Ati.
  • Gelecek.
  • Yönelme.
  • Karşılama.
  • Karşılamak.
  • Karşılayış.
  • Gelecek zaman.
  • Kıbleye dönme.
  • İstikbal etmek.
  • Gelecek, karşılama.
  • Gelen bir kimseyi karşılamak.

isti / اِسْتِينَاسْ / استيناس

  1. istinas

  2. istînâs

Anlamlar

  • Alışma.
  • Yakınlaşma.
  • Yakınlık duyma.

isti / اِسْتِنْسَاخْ / استنساخ

  1. istinsah

  2. istinsâh

Anlamlar

  • (nesh.
  • (nush.
  • Kopye etme.
  • Kopya etmek.
  • Öğüt isteme.
  • Nüsha çoğaltma.
  • Yazarak çoğaltma.
  • Nüshasını yazmak.
  • Nüshasını çıkarma.
  • Dan) nasihat alma.
  • Bir suretini çıkarma.
  • Den) sahifeyi çoğaltmak.
  • Sayfaları yazarak çoğaltma.
  • Silinmesini ve iptalini istemek.

isti / اِستِنْطَاقْ / استنطاق

  1. istintak

  2. istintâk

Anlamlar

  • Sorgulama.
  • Söyletmek.
  • İfade alma.
  • Sorgulamak.
  • Konuşturma.
  • İstintak etmek.
  • Sorguya çekmek.
  • Konuşmasını isteme.
  • Huk: sorguya çekmek.
  • Maznundan işlediği fiile dair ifade almak.

isti / اِسْتِرْحَامْ / استرحام

  1. istirham

  2. istirhâm

Anlamlar

  • Rica etme.
  • Yalvarmak.
  • Rica etmek.
  • İzin istemek.
  • İstirham etmek.
  • Merhamet isteme.
  • Merhamet dileme.
  • Merhamet dilenme.
  • Merhamet istemek.
  • Yalvararak isteme.
  • Yalvararak istemek.

isti / اِسْتِغْنَايِ ذَاتِي / استغناي ذاتي

  1. istiğnayı zati

  2. istiğnâ-yı zâtî

Anlamlar

  • Kendi zatında hiçbir şeye ihtiyaç duymama.
  • (allah'ın) zatı itibarıyla hiçbir şeye ihtiyaç duymaması.

isti / اِسْتِنَابَه / استنابه

  1. istinabe

  2. istinâbe

Anlamlar

  • Niyabet istemek.
  • Şahid veya maznunun yazılı ifadesinin alınması.
  • Başka yerde bulunan şahidin ifadesinin alınması.
  • Başka bir mahkemenin muameleye yetkili kılınması.
  • Huk: başka bir tarafta görülen bir muhakeme için.
  • Başka bir yerde bulunan tanığın ifadesinin bulunduğu yerdeki mahkemece alınması.
  • Muhakemenin icab ettirdiği muameleleri yapması için bir mahkeme tarafından başka bir mahkemeye veya kendi azasından birisine salahiyet verilmesi.

isti / اِسْتِفَادَه / استفاده

  1. istifade

  2. istifâde

Anlamlar

  • Faydalanma.
  • Yararlanma.
  • Faydalanmak.
  • Tahsil etmek.
  • Anlayıp öğrenmek.
  • Faydalanmağa çalışmak.

isti / اِسْتِفْهَامْ / استفهام

  1. istifham

  2. istifhâm

Anlamlar

  • Soru.
  • Sorma.
  • Sevgi.
  • Şefkat.
  • Hayret.
  • Soru sorma.
  • Soru sormak.
  • Soru işareti.
  • Anlamaya çalışmak.
  • Sual sorup anlamak.
  • Anlamak için sormak.
  • Daha çok dikkati çekmek.
  • Edb: cevap istemek için değil.
  • Kin ve nefret gibi duyguların te'siri altında vuku bulur.
  • Hisleri kuvvetlerdirmek maksadıyla soru şeklinde söylemek san'atıdır.

isti / اِسْتِخْفَافْ / استخفاف

  1. istihfaf

  2. istihfâf

Anlamlar

  • Küçümseme.
  • Hor görme.
  • Küçümsemek.
  • Hafife alma.
  • Önem vermeme.
  • Küçük ve aşağı görmek.
  • Tahkir ve tahfif etmek.

isti / اِسْتِهْزَا / استهزا

  1. istihza

  2. istihzâ

Anlamlar

  • Alay.
  • Alay etme.
  • İnce alay.
  • Alay etmek.
  • İstihza etmek.
  • Maskara etmek.
  • Birisi ile eğlenmek.
  • Birisini gülünç duruma düşürmek.

isti / اِسْت۪يلَا / استيلا

  1. istila

  2. istîlâ

Anlamlar

  • Yayılma.
  • Kaplama.
  • Yayılmak.
  • Ele geçirme.
  • İstila etmek.
  • Ele geçirmek.

isti / اِسْتِعْمَالْ / استعمال

  1. istimal

  2. isti'mâl

Anlamlar

  • (amel.
  • Yapılma.
  • Kullanma.
  • Kullanmak.
  • Kullanılma.
  • Kullanılmak.
  • Faydalanmak.
  • İsti'mal etmek.
  • Den) kullanmak.
  • İsti'mal edilmek.

isti / اِسْتِقَامَتْ / استقامت

  1. istikamet

  2. istikâmet

Anlamlar

  • Yön.
  • Cihet.
  • Doğruluk.
  • Doğrultu.
  • Dürüstlük.
  • Doğru yol.
  • Adaletten.
  • Yön vermek.
  • Dosdoğru olma.
  • Namuslu hareket.
  • Doğru yolda olma.
  • İstikamet vermek.
  • Allah'a kulluk etmek.
  • Doğruluktan ayrılmayıp.
  • Hatt-ı hareketi doğru olmak.
  • Her işte itidal üzere bulunmak.
  • Diyanet ve akıl içinde yürümek.
  • Bir şeyin bir tarafa doğru olarak uzanması.

isti / اِسْتِقْبَالِ دُنْيَوِي / استقبال دنيوي

  1. istikbali dünyevi

  2. istikbâl-i dünyevî

Anlamlar

  • Dünyanın geleceği.
  • Dünyaya ait gelecek.

isti / اِسْت۪يضَاحْ / استيضاح

  1. istizah

  2. istîzâh

Anlamlar

  • Gensoru.
  • Açıklama isteme.

isti / اِسْتِغْنَايِ كَمَالْ / استغناي كمال

  1. istiğnayı kemal

  2. istiğnâ-yı kemâl

Anlamlar

  • Mükemmelliğini hiçbir şeye muhtaç olmaması.
  • Mükemmellikten dolayı hiçbir şeye ihtiyaç duymama.

isti / اِسْتِهْدَافْ / استهداف

  1. istihdaf

  2. istihdâf

Anlamlar

  • Amaçlama.
  • Hedef alma.
  • Gaye edinme.
  • Hedef edinme.
  • Hedef saymak.
  • Hedef edinmek.
  • İstihdaf eylemek.
  • Hedef gibi karşıda durmak.
  • Erişilmek istenilen netice ve gaye.

isti / اِسْتِقْرَا / استقرا

  1. istikra

  2. istikrâ

Anlamlar

  • Gezme.
  • Dolaşma.
  • Avarelik.
  • Tümevarım.
  • Konuklama.
  • Hadiselerden ortak bir sonuç çıkarma.
  • Bir şey hakkında etraflı bilgi edinme.
  • Ayrı ayrı olaylardan genel bir hüküm çıkarma.

isti / اِسْتِنْكَافْ / استنكاف

  1. istinkaf

  2. istinkâf

Anlamlar

  • Çekinme.
  • Reddetme.
  • Katılmama.
  • Uzak durma.
  • Çekimserlik.
  • Yüz çevirme.
  • Kabul etmeme.
  • Kabul etmemek.
  • Çekimser kalma.
  • İstinkaf etmek.
  • Çekimser kalmak.

isti / اِسْتِدْعَا / استدعا

  1. istida

  2. istid'â

Anlamlar

  • Dilekçe.
  • Davet etmek.
  • Rica ile istemek.
  • Yalvararak isteme.
  • Bir işi için resmi bir daireye verilen ve istek bildiren kağıt.

isti / اِسْتِغْنَا / استغنا

  1. istiğna

  2. istiğnâ

Anlamlar

  • Nazlanma.
  • Uzak durma.
  • Tokgözlülük.
  • Gönül tokluğu.
  • Tok gönüllülük.
  • İhtiyaç duymama.
  • Eyvallah etmeme.
  • Kimseye muhtaç olmama.

isti / اِسْتِخْدَامْ / استخدام

  1. istihdam

  2. istihdâm

Anlamlar

  • Kullanma.
  • Çalıştırma.
  • Hizmete alma.
  • Hizmete almak.
  • Hizmet ettirme.
  • Hizmet ettirmek.
  • Hizmette kullanma.
  • Bir hizmette kullanmak.
  • Mesela: "avcınızın attığı da.
  • Sözleri de saçma idi" cümlesinde olduğu gibi.
  • Edb: bir çok manası olan bir kelimenin her manasına muvafık kelime söylemek.

isti / اِسْتِبْدَادِ مُطْلَقْ / استبداد مطلق

  1. istibdadı mutlak

  2. istibdâd-ı mutlak

Anlamlar

  • Aşırı baskı.
  • Sınırsız bir baskı.
  • Mutlak diktatörlük.

isti / اِسْتِمْرَارْ / استمرار

  1. istimrar

  2. istimrâr

Anlamlar

  • Devam.
  • Süreklilik.
  • Devamlılık.
  • Devam etme.
  • Sürekli olma.
  • Sürüp gitmek.
  • Kavi ve daim olmak.

isti / اِسْتِرَاحَتِ / استراحت

  1. istirahat

  2. istirâhât

Anlamlar

  • Dinlenme.
  • Dinlenmek.
  • Rahatlama.
  • Rahat etme.
  • Rahatlamak.
  • İstirahat etmek.

isti / اِسْتِدْلَالْ / استدلال

  1. istidlal

  2. istidlâl

Anlamlar

  • (dalal.
  • Muhakeme.
  • Akıl yürütme.
  • Delil getirme.
  • Delil getirmek.
  • Çıkarımda bulunma.
  • Delil ile anlamak.
  • Delile nazar etmek.
  • Delil ile hüküm çıkarma.
  • Mülahaza ve anlama kudreti.
  • Dalalete düşürmeğe çalışmak.
  • Delile dayanarak hüküm çıkarma.
  • Delillerin ışığında yargıda bulunma.
  • Bir delile dayanarak netice çıkartmak.
  • Den) iman ve islamiyet yolundan çıkarmağa.
  • Zihnin eserden müessire veya müessirden esere intikali.
  • Bir delile dayanarak bir şeyden netice çıkarmak delil getirerek anlamak.

isti / اِسْتِغْرَاقْ / استغراق

  1. istiğrak

  2. istiğrâk

Anlamlar

  • Dalma.
  • Esrime.
  • Gömülme.
  • Boğulma.
  • Lam-ı tarif.
  • Kendinden geçme.
  • Ma'nevi sarhoşluk.
  • Umumi hale getirme.
  • Diğer adıyla harfi tarif</ul>.
  • İlahi aşka dalıp coşarak kendinden geçme.
  • <b>istiğrak lamı:</b> bir cinsin bütün bireylerini içine alan belirtme edatı.
  • Bir şeyi baştan aşağı kaplamak tasavvuf erbabının vecde gelip kendinden geçmesi<ul class="alttanim">.

isti / اِسْتِحْسَانْ / استحسان

  1. istihsan

  2. istihsân

Anlamlar

  • Yani.
  • Nassa.
  • Beğenme.
  • Korunma.
  • Korumak.
  • Beğenmek.
  • Korunmak.
  • Beğenilmek.
  • Güzel bulma.
  • Güzel sayma.
  • Güzel bulmak.
  • Karşı koymak.
  • Müdafaa etmek.
  • İyi ve güzel bulma.
  • Fık: kıyası terkedip.
  • Sağlam bir yere kapanmak.
  • Racih delil ile amel etmektir.
  • Şeriatta; zorlaştırmayan hükümle.
  • Bir şeyin iyi olduğu kanaatında bulunmak.
  • Ayet ve hadis-i şeriflerin hükümlerine en uygun olanı almak.

isti / اِسْتِقْلَالْ / استقلال

  1. istiklal

  2. istiklâl

Anlamlar

  • (kıllet.
  • Az bulma.
  • Bağımsızlık.
  • Kafi görmeme.
  • Bağımsız olma.
  • Müstakil oluş.
  • 1 kendi başına olmak.
  • Kimseye bağlı olmayış.
  • Den) kendi başına olmak.
  • Müstakil oluş 2 az bulma.
  • Rey sahibi olup keyfi iş görme ve başkasının emrine ve fikrine tabi olmaktan uzak kalma.
  • Kafi görmeme 3rey sahibi olup keyfi iş görme ve başkasının emrine ve fikrine tabi olmaktan uzak kalma.

isti / اِسْتِعَانَه / استعانه

  1. istiane

  2. istiâne

Anlamlar

  • Dua.
  • İane istemek.
  • Yardım isteme.
  • Yardım dileme.
  • Yardım istemek.
  • İstiane olunmak.
  • Yardım istenmek.

isti / اِسْتِغْفَارْ / استغفار

  1. istiğfar

  2. istiğfâr

Anlamlar

  • Tövbe.
  • Tevbe.
  • (gufran.
  • Af dileme.
  • Yalvarmak.
  • Tevbe etmek.
  • Af talep etme.
  • Dan) afv dilemek.
  • Allahtan af dileme.
  • " estağfirullah" demek.
  • Allah'tan affedilmeyi isteme.
  • Günahlarının bağışlanmasını dilemek.
  • Cenab-ı hak'tan kusurlarının affedilmesini.

isti / اِسْتِقَامَتْ / استقامت

  1. istikāmet

Anlamlar

  • Dosdoğru olma.

isti / اِسْتِغْنَايِ مُطْلَقْ / استغناي مطلق

  1. istiğnayı mutlak

  2. istiğnâ-yı mutlak

Anlamlar

  • Tokgönüllülük.
  • Sınırsız zenginlik.
  • Hiçbir şeye muhtaç olmayış.
  • Hiçbir şeye ihtiyaç duymama.

isti / اِسْتِحَالَه / استحاله

  1. istihale

  2. istihâle

Anlamlar

  • Değişim.
  • Başkalaşım.
  • Başkalaşma.
  • İmkansızlık.
  • Başkalaşmak.
  • Mümkün olmayış.
  • Biçim değiştirme.
  • Başka bir hale dönme.
  • Bir şeyin terkib ve asıl şeklinin başka hale değişmesi.

isti / اِسْتِلْزَامْ / استلزام

  1. istilzam

  2. istilzâm

Anlamlar

  • Gerekme.
  • Gerekmek.
  • Gerektirme.
  • Gerektirmek.
  • İcabettirmek.
  • Lüzumlu olmak.
  • İstilzam etmek.
  • Lazım addetmek.
  • İstilzam eylemek.

isti / مُوجِبِ اِسْتِكْرَاهْ / موجب استكراه

  1. mucibi istikrah

  2. mûcib-i istikrâh

Anlamlar

  • Tiksinmeyi gerektiren.

isti / سُوءِ اِسْتِعْمَالَاتْ / سوء استعمالات

  1. sui istimalat

  2. sû'-i isti'mâlât

Anlamlar

  • Kötüye kullanmalar.

isti / وَلْوَلَۀِ اِسْتِحْسَانْ / ولولۀ استحسان

  1. velvelei istihsan

  2. velvele-i istihsan

Anlamlar

  • Güzellikleri haykıran sesler.
  • Beğenmenin yüksek sesle ifadesi.

isti

  1. alemi hristiyan

  2. âlem-i hristiyan

Anlamlar

  • Hristiyan dünyası.

isti

  1. ahvali istikbal

  2. ahvâl-i istikbal

Anlamlar

  • Gelecekteki haller.

isti

  1. alakadrilistita

  2. alâ-kadri'l-istitâ

Anlamlar

  • Güç yettiği kadar.

isti

  1. alemi istiğrak ve sekir

  2. âlem-i istiğrak ve sekir

Anlamlar

  • Kendinden geçme.
  • Mana alemindeki sarhoşluk alemi.

isti

  1. bilaistisna

  2. bilâistisna

Anlamlar

  • İstisnasız.
  • Ayırt etmeksizin.

isti

  1. ala kadrilistitaa

  2. alâ kadri'l-istitâa

Anlamlar

  • Güç yettiği kadar.
  • Elden geldiği kadar.

isti

  1. alemi hristiyaniye

  2. âlem-i hristiyaniye

Anlamlar

  • Hristiyanlık alemi.

isti

  1. alemi hristiyaniyet

  2. âlem-i hristiyaniyet

Anlamlar

  • Hristiyanlık dünyası.

isti

  1. beraati istihlal

  2. beraat-i istihlâl

Anlamlar

  • İyi alamet.
  • Güzel başlangıç.

isti

  1. bilistidat

  2. bil'istidat

Anlamlar

  • Kabiliyet ile.

isti

  1. bila istisna

  2. bilâ istisna

Anlamlar

  • İstisnasız.

isti

  1. ala kadrilistitaati

  2. âlâ kadri'l-istitâati

Anlamlar

  • Güç yettiği kadar.
  • Elden geldiği kadar.

isti

  1. bekayı istiklaliyeti islam

  2. bekâ-yı istiklâliyet-i islâm

Anlamlar

  • İslamın bağımsızlığının devamı.

isti

  1. bekàyı istiklaliyet

  2. bekà-yı istiklâliyet

Anlamlar

  • Bağımsızlığın devamını sağlamak.

isti

  1. bilistihkak

  2. bil'istihkak

Anlamlar

  • Hak etmek suretiyle.

isti

  1. bilistinsah

  2. bil'istinsah

Anlamlar

  • Elle yazıp çoğaltarak.

isti

  1. aynı istibdat

  2. ayn-ı istibdat

Anlamlar

  • Baskı ve zorbalığın ta kendisi.

isti

  1. camiiyeti istidad

  2. câmiiyet-i istidad

Anlamlar

  • Kabiliyetin kapsamlılığı.

isti

  1. cayı istimal

  2. câ-yı istimâl

Anlamlar

  • Kullanma yeri.

isti

  1. devri istibdad

  2. devr-i istibdad

Anlamlar

  • İstibdat devri.
  • Baskı ve zulüm dönemi.

isti

  1. camiiyeti istidat

  2. câmiiyet-i istidat

Anlamlar

  • İstidadın kapsamlılığı.

isti

  1. derecei istidat

  2. derece-i istidat

Anlamlar

  • Yetenek seviyesi.
  • Kabiliyet derecesi.

isti

  1. bilistihkak

  2. bil-istihkak

Anlamlar

  • Hakkıyla.
  • Hak ederek.

isti

  1. ciheti istimdat

  2. cihet-i istimdat

Anlamlar

  • Yardım yönü.
  • Yardım ciheti.

isti

  1. devrei istibdat

  2. devre-i istibdat

Anlamlar

  • Zulüm ve zorbalık dönemi.

isti

  1. cebri istibdat

  2. cebr-i istibdat

Anlamlar

  • Baskı ve zulmün zorbalığı.

isti

  1. ciheti istifade

  2. cihet-i istifade

Anlamlar

  • İstifade ciheti.
  • Faydalanma yönü.

isti

  1. derecei istidat ve kabiliyet

  2. derece-i istidat ve kabiliyet

Anlamlar

  • Beceri ve kabiliyet derecesi.

isti

  1. devri istibdat

  2. devr-i istibdat

Anlamlar

  • Baskı ve zulüm dönemi.

isti

  1. dairei istifade

  2. daire-i istifade

Anlamlar

  • Yararlanma alanı.

isti

  1. bilistihkak

Anlamlar

  • Hakkıyla.
  • Layıkıyla.
  • Hak etmekle.
  • Haklı olarak.
  • Liyakatı olarak.
  • Hak etmek suretiyle.

isti

  1. dini hıristiyani

  2. din-i hıristiyanî

Anlamlar

  • Hıristiyanlık dini.

isti

  1. eşeddi istibdadat

  2. eşedd-i istibdadat

Anlamlar

  • Baskının en şiddetlisi.

isti

  1. endişei istikbal

  2. endişe-i istikbal

Anlamlar

  • Keder.
  • Üzüntü.
  • Gelecek endişesi.
  • Geleceği düşünmek.
  • Gelecek zamanı düşünmekten gelen merak.

isti

  1. fikri istibdat

  2. fikr-i istibdat

Anlamlar

  • Baskı düşüncesi.

isti

  1. hadisei istikbaliye

  2. hâdise-i istikbaliye

Anlamlar

  • Gelecekteki olaylar.

isti

  1. hadisatı istikbaliye

  2. hâdisât-ı istikbaliye

Anlamlar

  • Gelecekteki olaylar.

isti

  1. ehli istiğrak

  2. ehl-i istiğrak

Anlamlar

  • Manevi heyecanla kendinden geçenler.
  • Manevi bir coşkunlukla kendinden geçmiş hale giren zatlar.

isti

  1. ehli istikbal

  2. ehl-i istikbal

Anlamlar

  • Gelecek nesil.

isti

  1. emri istihbabi

  2. emr-i istihbâbî

Anlamlar

  • Sevdirmek için verilen emir.
  • Sevimli bir şeyi emreden buyruk.
  • Müstehab veya sünnet olan vazife.
  • Muhabbetin gereği olarak yapılması gereken iş.

isti

  1. fizarı istimdatkarane

  2. fîzar-ı istimdatkârâne

Anlamlar

  • İmdat ve yardım isteyen bir eda ile inleme.

isti

  1. fakr u istiğna

Anlamlar

  • Fakirlik olunmasına rağmen kimseden bir şey istememe.

isti

  1. eşeddi istibdat

  2. eşedd-i istibdat

Anlamlar

  • Baskının en şiddetlisi.

isti

  1. hadisatı istikbaliyei dünyeviye

  2. hâdisât-ı istikbaliye-i dünyeviye

Anlamlar

  • Gelecekte dünyada olacak olaylar.

isti

  1. haddi istikamet

  2. hadd-i istikamet

Anlamlar

  • Doğru yolu gösteren sınır.

isti

  1. haleti istiğrakiye

  2. hâlet-i istiğrakiye

Anlamlar

  • Kendinden geçip dünyayı unutma hali.

isti

  1. haleti istiğrakkarane

  2. hâlet-i istiğrakkârâne

Anlamlar

  • Kendinden geçme hali.

isti

  1. hıristiyan ruhaniler

  2. hıristiyan ruhanîler

Anlamlar

  • Hıristiyan din adamları.

isti

  1. hasenatı istikbaliye

  2. hasenât-ı istikbaliye

Anlamlar

  • Geleceğe ait güzellikler.

isti

  1. hayatı istidad

  2. hayat-ı istidad

Anlamlar

  • Yeteneklerin hayatı.

isti

  1. hüsnü istimal etmek

  2. hüsn-ü istimal etmek

Anlamlar

  • Güzel kullanmak.

isti

  1. iradei istihfaf

  2. irade-i istihfaf

Anlamlar

  • Başkalarını küçükseme iradesi.

isti

  1. hüsnü istikbal

  2. hüsn-ü istikbal

Anlamlar

  • Güzel karşılama.

isti

  1. hüsnü istimal

  2. hüsn-ü istimal

Anlamlar

  • Güzel kullanma.

isti

  1. imkanatı istikbaliye

  2. imkânat-ı istikbaliye

Anlamlar

  • Geleceğe imkanlar.
  • Olması mümkün olan ihtimaller.

isti

  1. istibşarkarane

  2. istibşârkârâne

Anlamlar

  • Sevinerek.
  • Müjdelenerek.
  • Müjdelercesine.

isti

  1. isticvab

  2. isticvâb

Anlamlar

  • Söyletmek.
  • Sorgulamak.
  • Sorguya çekme.
  • Cevab istemek.
  • İsticvab etmek.
  • Sorguya çekmek.
  • Sorup cevap isteme.
  • Mahkemede şahidlerin ifadelerini almak.

isti

  1. istidadı beşer

  2. istidad-ı beşer

Anlamlar

  • İnsanların yetenekleri.

isti

  1. istifade eden

Anlamlar

  • Yararlanan.

isti

  1. istifadei maneviye

  2. istifade-i maneviye

Anlamlar

  • Manevi istifade.

isti

  1. istihdam etmek

Anlamlar

  • Çalıştırmak.

isti

  1. istihfaf etme

Anlamlar

  • Hafife alma.
  • Değer vermeme.

isti

  1. istihraci

  2. istihracî

Anlamlar

  • Delillerden hüküm çıkarır tarzda.

isti

  1. istikametli

Anlamlar

  • Doğru yolda olan.

isti

  1. istimzaç etmek

Anlamlar

  • Kaynaşmak.
  • Kaynaştırmak.

isti

  1. istinsah edilen

Anlamlar

  • Yazarak çoğaltılan.

isti

  1. istiskal etmek

Anlamlar

  • Ağır bulup hoşlanmamak.

isti / استبداد

  1. istibdad

  2. istibdâd

Anlamlar

  • Baskı.
  • Despotizm.
  • Baskı rejimi.
  • Baskıcı yönetim.
  • Zulüm ve tahakküm.
  • Başlı başına olmak.
  • Keyfi idare sistemi.
  • Keyfi hükmünü icra ettirmek.
  • Kanun ve nizamlara bağlı olmayarak.
  • Çok defa da kanun namına kanunsuzluk yaparak.
  • Allah'ı ve adaletini unutarak dinsizdarane bir zulümle hüküm ve idare etmek.
  • İdaresi altındakilerin istemediği şeyleri yalnız kendi keyfine göre zorla ve zulümle yaptırmaya çalışmak.
  • Kimseyi tanımadan kendi dediğini ve keyfi emirlerini kuvvet ve cebir kullanmak suretiyle yaptırmaya çalışmak.

isti

  1. istibdat

Anlamlar

  • Baskı.

isti

  1. istibka

  2. istibkâ

Anlamlar

  • Ağlatmak.
  • Bakileştirme.
  • Kalıcı kılma.
  • Geriye bırakma.
  • Devamını isteme.
  • Devamını istemek.
  • Ağlamayı istemek.
  • Baki ve daim kılmak.

isti

  1. istidadatı kalbiye

  2. istidâdât-ı kalbiye

Anlamlar

  • Kalpteki yetenekler.

isti

  1. istidadatı kemal

  2. istidâdât-ı kemâl

Anlamlar

  • Mükemmellik yetenekleri.

isti

  1. istifhamı istihfaf

  2. istifham-ı istihfaf

Anlamlar

  • Hafife alırcasına sorgulama.

isti

  1. istiğnayı tam

  2. istiğnâ-yı tam

Anlamlar

  • Başkasına ihtiyaç duymama.

isti

  1. istiğrakı mutlak

  2. istiğrak-ı mutlak

Anlamlar

  • Tamamen kendinden geçmek.

isti

  1. istihalei inikasiye

  2. istihâle-i in'ikâsiye

Anlamlar

  • Yansımanın başkalaşması.

isti

  1. istihdam edilme

Anlamlar

  • Çalıştırılma.

isti

  1. istihfaf etmek

Anlamlar

  • Hafife almak.

isti

  1. istihkar etmek

Anlamlar

  • Küçümsemek.
  • Küçük düşürme.

isti

  1. istikrai tamm

  2. istikrâ-i tâmm

Anlamlar

  • Tam bir tümevarım.

isti

  1. istimdatkarane

  2. istimdatkârâne

Anlamlar

  • Yardım istercesine.

isti

  1. istimrarı ahlak

  2. istimrar-ı ahlâk

Anlamlar

  • Ahlaki özelliklerin varlığını sürdürmesi.

isti

  1. istinadi nokta

  2. istinadî nokta

Anlamlar

  • Dayanak noktası.

isti

  1. istirahathane

  2. istirahathâne

Anlamlar

  • Dinlenilecek yer.
  • Rahat edilecek yer.

isti

  1. istizam

  2. isti'zâm

Anlamlar

  • Büyütme.
  • Yüceltme.
  • Gururlanmak.
  • Kibirlenmek.
  • Büyük gösterme.
  • Büyük tutmak ve büyük tanımak.

isti

  1. istiaze etme

  2. istiâze etme

Anlamlar

  • Allah'a sığınma.

isti

  1. istidad vermek

Anlamlar

  • Yetenekli kılmak.

isti

  1. istidadatı insaniye

  2. istidâdât-ı insaniye

Anlamlar

  • İnsanın yaratılışında var olan kabiliyet.

isti

  1. istidadı hususi

  2. istidad-ı hususî

Anlamlar

  • Özel yetenek.

isti

  1. istidadi

  2. istidadî

Anlamlar

  • Yetenek icabı.
  • Kabiliyet gereği.
  • Yetenekle ilgili.

isti

  1. istidlalat

  2. istidlâlât

Anlamlar

  • Akıl yürütme.
  • Delil getirme.
  • Çıkarımda bulunma.

isti

  1. istidlalen

  2. istidlâlen

Anlamlar

  • Delil ile.
  • Akıl yürüterek.
  • Delil getirerek.
  • İstidlal suretiyle.

isti

  1. istidraç

Anlamlar

  • İnkarcıların mucizeleri.

isti

  1. istifadebahş

  2. istifade-bahş

Anlamlar

  • Veren.
  • Fayda bahşeden.

isti / استحيا

  1. istihya

  2. istihyâ

Anlamlar

  • Utanma.
  • Yaşatma.
  • Diriltme.
  • Haya etme.

isti

  1. istikbali erkan

  2. istikbal-i erkân

Anlamlar

  • Rükünlere yönelmek.
  • Şartları yerine getirmek.

isti

  1. istikrarı manzume

  2. istikrar-ı manzume

Anlamlar

  • Sistemin istikrarı.
  • Düzenin kararlılığı.

isti

  1. istilayı ecanip

  2. istilâ-yı ecanip

Anlamlar

  • Yabancıların işgali.

isti

  1. istinad etmek

Anlamlar

  • Dayanmak.

isti

  1. istinas etme

  2. istinâs etme

Anlamlar

  • Alışma.
  • Yakınlık duyma.

isti

  1. istinkar

  2. istinkâr

Anlamlar

  • İnkar etme.
  • İnkar etmek.
  • İnkara yeltenme.
  • Bilmemezlikten gelmek.
  • Bilmediği bir şeyi sormak.
  • İnkar etme çabası içinde olma.

isti

  1. istirahati hayat

  2. istirahat-i hayat

Anlamlar

  • Rahat.
  • Huzurlu hayat.

isti

  1. istisnaat

  2. istisnaât

Anlamlar

  • İstisnalar.
  • Kural dışı olan şeyler.

isti

  1. istişfa

  2. istişfâ

Anlamlar

  • Şifa dileme.
  • Şifa isteme.
  • Şifa istemek.
  • Şifa talep etme.
  • Hastalıktan kurtulup iyi olmayı arzulamak.

isti / استشهاد

  1. istişhad

  2. istişhâd

Anlamlar

  • Belge.
  • Vermek.
  • Şehid olma.
  • Örnek verme.
  • Şahit tutma.
  • Şehid olmak.
  • Şahit gösterme.
  • Kanıt gösterme.
  • Şahid göstermek.
  • Delil olarak gösterme.
  • İstişhad yapmak örnek.
  • Delil olarak ileri sürmek.
  • Şahid gösterme delil getirme.
  • Birisinin şahidliğini istemek.

isti

  1. istitafkarane

  2. istîtafkârâne

Anlamlar

  • Merhamet isteyene yakışır şekilde.

isti / استتار

  1. istitar

  2. istitâr

Anlamlar

  • Yazma.
  • Örtünme.
  • Kapanmak.
  • Örtünmek.
  • Gizlenme.
  • Perdelenme.

isti

  1. istiarat

  2. istiârât

Anlamlar

  • İstiareler.

isti

  1. istiarei bedia

  2. istiâre-i bedia

Anlamlar

  • Güzel istiare.

isti

  1. istibşar

  2. istibşâr

Anlamlar

  • Hayırlı.
  • Gecikme.
  • Müjdeleme.
  • Geç kalma.
  • Müjde almak.
  • İyi haber iyi sevinmek.
  • İstibta' : ağır ağır hareket etme.

isti

  1. istida

Anlamlar

  • Dilekçe.

isti

  1. istifade etmek

Anlamlar

  • Faydalanmak.
  • Yararlanmak.

isti

  1. istifsarı hatır

  2. istifsâr-ı hatır

Anlamlar

  • Hal hatır sorma.

isti

  1. istihracı esrar

  2. istihrac-ı esrar

Anlamlar

  • Sırları ortaya çıkarma.

isti

  1. istikameti nazar

  2. istikamet-i nazar

Anlamlar

  • Görüşün doğruluğu.

isti

  1. istila

  2. istilâ

Anlamlar

  • İşgal.
  • (vely.
  • Basmak.
  • Kaplama.
  • Yayılmak.
  • Ele geçirme.
  • İşgal etmek.
  • Ele geçirmek.
  • Galebe etmek.
  • Den) kaplamak.
  • Meydanın sonuna erişmek.
  • Bir yeri kuvvet kullanarak ele geçirmek.

isti

  1. istilacı

  2. istilâcı

Anlamlar

  • İşgalci.
  • İşgal eden.

isti

  1. istimal edilmek

Anlamlar

  • Kullanılmak.

isti

  1. istimal ettiren

Anlamlar

  • Kullandıran.

isti

  1. istimdat etme

Anlamlar

  • Yardım isteme.

isti

  1. istinatgah

  2. istinatgâh

Anlamlar

  • Dayanak noktası.

isti

  1. istismar

  2. istismâr

Anlamlar

  • Sömürü.
  • Sömürme.
  • İşletmek.
  • Sömürmek.
  • Kıymetlendirmek.
  • Menfaatine alet etme.
  • Menfaatine alet etmek.

isti

  1. istişmam etme

Anlamlar

  • Koklama.
  • Hissetme.

isti

  1. istidadı zatiye

  2. istidad-ı zâtiye

Anlamlar

  • Zatındaki yetenek.

isti

  1. istidlaliyat

  2. istidlâliyat

Anlamlar

  • Bir konu ve iddia hakkında delil arama işlemleri.

isti

  1. istihfafı hayat

  2. istihfaf-ı hayat

Anlamlar

  • Hafife alma.
  • Hayatı küçümseme.

isti

  1. istihfafı nizam

  2. istihfaf-ı nizam

Anlamlar

  • Düzeni küçümseme.
  • Nizamı hafif görme.

isti

  1. istiklal harbi

  2. istiklâl harbi

Anlamlar

  • Bağımsızlık.
  • Kurtuluş savaşı.

isti

  1. istikrai tam

  2. istikrâ-i tâm

Anlamlar

  • Tümevarım.

isti

  1. istinat eden

Anlamlar

  • Dayanan.

isti

  1. istirdadı hürriyet

  2. istirdad-ı hürriyet

Anlamlar

  • Hürriyet getirme.
  • Hürriyeti geri alma.

isti

  1. istirhamname

Anlamlar

  • Dilekçe.
  • Bir rica veya arzu maksadıyla yazılan mektub.

isti

  1. istiane etmek

  2. istiâne etmek

Anlamlar

  • Yardım dilemek.

isti

  1. istibdadı mutlaka

  2. istibdad-ı mutlaka

Anlamlar

  • Mutlak diktatörlük.
  • Tam ve sınırsız bir baskı.

isti

  1. istidadatı gayrı mahdud

  2. istidâdât-ı gayr-ı mahdud

Anlamlar

  • Sınırsız yetenekler.
  • Sınırsız kabileyetler.

isti

  1. istiğna etmek

  2. istiğnâ etmek

Anlamlar

  • Kaçınmak.
  • İhtiyaç duymamak.

isti

  1. istihdamı ilahi

  2. istihdam-ı ilâhî

Anlamlar

  • Allah'ın görevlendirmesi.

isti

  1. istihracat

Anlamlar

  • Çıkarımlar.
  • İstihraclar.

isti

  1. istihracı cifri

  2. istihrac-ı cifrî

Anlamlar

  • Cifirle ilgili hesaplamalar.

isti

  1. istihsan edici

Anlamlar

  • Beğenen.
  • Güzel bulan.

isti

  1. istihsan etmek

Anlamlar

  • Beğenmek.
  • Güzel bulmak.

isti

  1. istihsankarane

  2. istihsankârâne

Anlamlar

  • Güzel bulup beğenerek.

isti

  1. istihzaen

Anlamlar

  • Alay ederek.

isti

  1. istima

  2. istimâ

Anlamlar

  • Dinleme.
  • Birisinin ziyaretine gitmek.

isti

  1. istimali silah

  2. istimal-i silâh

Anlamlar

  • Söz silahını kullanmak.

isti

  1. istimdad etmek

Anlamlar

  • Yardım istemek.

isti / استناد

  1. istinad

  2. istinâd

Anlamlar

  • Dayanma.
  • Güvenme.
  • Dayanmak.
  • Göstermek.
  • İstinad etmek.
  • Sened veya delil söylemek.

isti / استنادگاه

  1. istinadgah

  2. istinadgâh

Anlamlar

  • Dayanak.
  • Dayanacak yer.
  • Güvenecek yer veya kimse.

isti

  1. istinatsız

Anlamlar

  • Dayanak noktası olmadan.

isti

  1. istinkafı manidar

  2. istinkâf-ı mânidar

Anlamlar

  • Anlamlı çekimserlik.

isti

  1. istiskal etme

Anlamlar

  • Ağır bulup hoşlanmama.

isti

  1. istiaze

  2. istiâze

Anlamlar

  • Sığınma.
  • Euzü çekme.
  • Allah'a sığınma.
  • "euzü besmele" okuyarak allah'a sığınmak.
  • "euzü billahi mineşşeyta-nirracim" sözünü söyleyerek allah'a sığınma.

isti

  1. istidaden

Anlamlar

  • Yetenek olarak.
  • Kabiliyet olarak.

isti

  1. istidadı habis

  2. istidad-ı habis

Anlamlar

  • Kötü yetenekli.
  • Ruhsal özelliği bozuk.

isti / استخاره

  1. istihare

  2. istihâre

Anlamlar

  • Şaşmak.
  • Tefe'ül.
  • Hayran olmak.
  • Taaccüb etmek.
  • Hayırlı olmayı istemek.
  • Sual sorup cevap istemek.
  • Dua edip rüya görmek üzere uykuya yatma.
  • Bir işin nasıl sonuçlanacağını anlamak için ibadetten.
  • Bir işin hayırlı olup olmıyacağı niyetiyle abdest alıp.
  • Bir işin nasıl sonuçlanacağını anlamak için ibadetten sonra uykuya yatma.
  • Bir işin iyi olup olmadığını anlamak için rüya görmek niyetiyle uykuya yatma.
  • Bir işin hayırlı olup olmayacağını anlamak için abdest alıp dua edip rüya görmek üzere uykuyu yatma.

isti

  1. istihdam etme

Anlamlar

  • Çalıştırma.

isti / استخراج

  1. istihrac

  2. istihrâc

Anlamlar

  • Anket.
  • Çıkarma.
  • Çıkarım.
  • Çıkarmak.
  • Hüküm çıkarma.
  • İstidlal etmek.
  • İstihrac etmek.
  • Bir manayı istidlal etmek.
  • Meydana ve harice çıkarmak.
  • Birşeyin içinden bir şey çıkarma.
  • Bir şeyin içinden bir şey çıkarmak.
  • Bazı emareleri beliren şeylerden ileriye ait olacak şeyleri çıkarmak.

isti

  1. istihrac etme

Anlamlar

  • Çıkarma.

isti

  1. istiklaliyeti mutlaka

  2. istiklâliyet-i mutlaka

Anlamlar

  • Sınırsız bağımsızlık.

isti / استكراه

  1. istikrah

  2. istikrâh

Anlamlar

  • İğrenme.
  • Tiksinme.
  • İğrenmek.
  • Beğenmeme.
  • Tiksinmek.
  • Kötü görme.
  • Beğenmemek.
  • Nefret etmek.
  • İstikrah etmek.
  • Kerih ve kötü görmek.
  • Bir şeyi zorla yapma.
  • Bir şeyi kötü ve kerih görmek.
  • Tiksinmek bir şeyi beğenmemek.
  • Bir şeyi cebir ve ikrah ile işlemek.

isti

  1. istinbatı ahkam

  2. istinbat-ı ahkâm

Anlamlar

  • Hüküm çıkarma.

isti

  1. istirahati kalbiye

  2. istirahat-i kalbiye

Anlamlar

  • İç huzuru.
  • Kalp rahatlığı.

isti

  1. istişfa

  2. istişfa'

Anlamlar

  • Şefaat dileme.
  • Şefaat dilemek.
  • Birisinin yardımını istemek.

isti / استوا

  1. istiva

  2. istivâ

Anlamlar

  • Örtme.
  • Düzlük.
  • Eşitlik.
  • Kaplama.
  • Düzelme.
  • Temasül.
  • İ'tidal.
  • Düzeltme.
  • Düz olma.
  • Denk olma.
  • Yükselmek.
  • Müsavi olma.
  • Müsavi oluş.
  • Üstün olmak.
  • Düzgün yapma.
  • Yüksek olmak.
  • İstila eylemek.
  • İstikamet ve karar.
  • Kaba kuşluk zamanı.
  • Kemalin sabit olması.
  • Güneşin tepeye gelmesi.
  • Ortada ve tam bir derecede bulunma.

isti

  1. istizahta bulunan

Anlamlar

  • Açıklama isteyen.

isti

  1. istibdadı rezile

  2. istibdad-ı rezile

Anlamlar

  • Alçakça baskı.
  • Alçakça zulüm.

isti

  1. istidadı gayrı mütenahi

  2. istidad-ı gayr-ı mütenâhî

Anlamlar

  • Sonsuz yetenek.

isti

  1. istidadı ihzari

  2. istidad-ı ihzarî

Anlamlar

  • İstidat geliştirici ön hazırlık.

isti

  1. istidadı terakki

  2. istidâd-ı terakki

Anlamlar

  • İlerleme yeteneği.
  • Kalkınma yeteneği.

isti

  1. istifade etme

Anlamlar

  • Faydalanma.

isti

  1. istiğnayı istiklaliyet

  2. istiğnâ-yı istiklâliyet

Anlamlar

  • Tam bağımsızlık.

isti

  1. istiğraki

  2. istiğrâkî

Anlamlar

  • Kendinden geçme.
  • İstiğrakla ilgili.

isti

  1. istihracatı kuraniye

  2. istihracat-ı kur'âniye

Anlamlar

  • Kur'an'dan anlam çıkarma.

isti

  1. istihraç

Anlamlar

  • Delillerden hüküm çıkarma.

isti

  1. istihsancı

Anlamlar

  • Beğenen.
  • Güzel bulan.

isti

  1. istikbali siyasi

  2. istikbal-i siyasî

Anlamlar

  • Siyasi karşılama.

isti

  1. istiklali islam

  2. istiklâl-i islâm

Anlamlar

  • İslamın bağımsızlığı.

isti

  1. istikraı tam

  2. istikrâ-ı tam

Anlamlar

  • Tümevarım.

isti

  1. istila etmek

  2. istilâ etmek

Anlamlar

  • Kuşatmak.

isti / استعمال

  1. istimal

  2. istimâl

Anlamlar

  • Kullanma.

isti

  1. istirahati umumi

  2. istirahat-i umumî

Anlamlar

  • Umumun huzuru.
  • Genelin rahatı.

isti / استثقال

  1. istiskal

  2. istiskâl

Anlamlar

  • Yüz vermeme.
  • Hoş karşılamama.
  • Yüz vermeyerek kovma.
  • Ağır bulup hoşlanmadığını anlatmak.
  • Soğuk muamele ederek sevmediğini bildirmek.
  • Hoşnutsuzluğu belli ederek karşı tarafı çekilmez görme.

isti

  1. istitradi

  2. istitradî

Anlamlar

  • İstitrad ile alakalı.
  • Asıl mevzudan olmayan.
  • Asli mevzudan olmayıp sırası gelmişken bir konuyu dile getirme.

isti

  1. istizhar

  2. istizhâr

Anlamlar

  • Dayanmak.
  • Güvenmek.
  • Ezberlemek.
  • Arka vermek.
  • Aşikar etmek.
  • Zahir istemek.
  • Yardım istemek.
  • Yardım talep etmek.
  • Birinden yardımcı olmasını isteme.

isti

  1. istinaf

  2. isti'naf

Anlamlar

  • Muhtemel sorulara cevap verme.

isti

  1. istianat

  2. istiânât

Anlamlar

  • Yardım dilemeler.
  • Yardım istemeler.

isti

  1. istibdadı hükumet

  2. istibdad-ı hükûmet

Anlamlar

  • Hükümetin baskısı.
  • Hükümet despotluğu.

isti

  1. istibdadı manevi

  2. istibdâd-ı mânevî

Anlamlar

  • Manevi baskı.

isti

  1. istibdatkarane

  2. istibdatkârâne

Anlamlar

  • Zorbalık yoluyla.
  • Keyfi idareye yakışırca.

isti

  1. istidadatı maneviye

  2. istidâdât-ı mâneviye

Anlamlar

  • Manevi kabiliyetler.

isti

  1. istidadı efkar

  2. istidad-ı efkâr

Anlamlar

  • Düşünce yeteneği.

isti

  1. istidadı hayatiye

  2. istidad-ı hayatiye

Anlamlar

  • Hayati yetenek.
  • Hayati kabiliyet.

isti

  1. istidat

Anlamlar

  • Yetenek.
  • Kabiliyet.

isti / استغاثه

  1. istigase

  2. istigâse

Anlamlar

  • Yardım isteme.
  • Yardım dileme.
  • Yağmur isteme.
  • Medet isteyiş.
  • Yardım istemek.
  • Yağmur duası etme.
  • Yardım ve imdad isteme.

isti

  1. istihalei latife

  2. istihale-i lâtife

Anlamlar

  • Latif dönüşüm.

isti

  1. istihracı gaybi

  2. istihrac-ı gaybî

Anlamlar

  • Gaybi haberlerden mana çıkarma.

isti

  1. istihsal etme

Anlamlar

  • Elde etme.

isti

  1. istihzakarane

  2. istihzâkârâne

Anlamlar

  • Alay edercesine.

isti

  1. istikamet dairesinde

Anlamlar

  • İslamiyet dairesinde.

isti

  1. istikamet vermek

Anlamlar

  • Doğru yön vermek.

isti

  1. istila edici

  2. istilâ edici

Anlamlar

  • Kuşatıcı.

isti

  1. istilzam etmek

Anlamlar

  • Gerektirmek.

isti

  1. istimal eden

Anlamlar

  • Kullanan.

isti

  1. istirahatgah

  2. istirahatgâh

Anlamlar

  • Dinlenme yeri.

isti

  1. istirahati ruh

  2. istirahat-i ruh

Anlamlar

  • Ruhun dinlenmesi.

isti

  1. kabili istifade

  2. kabil-i istifade

Anlamlar

  • Kullanmaya elverişli.

isti

  1. istinası efkar

  2. isti'nâs-ı efkâr

Anlamlar

  • Fikirlere alışması.
  • Düşüncelerin yabancı gelmemesi.

isti

  1. istidadatı gayrı mahdudei insaniye

  2. istidâdât-ı gayr-ı mahdude-i insaniye

Anlamlar

  • İnsanın sınırsız potansiyel yetenekleri.

isti

  1. istidadı tabii

  2. istidad-ı tabiî

Anlamlar

  • Müsait olan doğal gelişim.

isti

  1. istidadı tahkik ve terakki

  2. istidad-ı tahkik ve terakki

Anlamlar

  • Delilleriyle inceleme ve ilerleme yeteneği.

isti

  1. istifaza

  2. istifâza

Anlamlar

  • Feyizlenme.
  • Manen gıdalanma.

isti

  1. istihsan etme

Anlamlar

  • Beğenme.
  • Güzel bulma.

isti

  1. istikametkarane

  2. istikametkârâne

Anlamlar

  • Doğru bir şekilde.

isti

  1. istikbalbin

  2. istikbal-bîn

Anlamlar

  • Geleceği gören.
  • Geleceği bilen ve gören.

isti

  1. istikbali kıble

  2. istikbâl-i kıble

Anlamlar

  • Kıbleye.
  • Kıbleye yönelme.
  • Kabe istikametine yönelmek.

isti / استمداد

  1. istimdad

  2. istimdâd

Anlamlar

  • Yardım isteme.
  • Medet ve yardım istemek.

isti

  1. istimdat

Anlamlar

  • Yardım isteme.

isti

  1. istirahat etmek

Anlamlar

  • Dinlenmek.
  • Rahatlamak.

isti

  1. istirahati kalb

  2. istirahat-i kalb

Anlamlar

  • Kalp rahatlığı.

isti / استثنا

  1. istisna

  2. istisnâ

Anlamlar

  • Ayırmak.
  • Ayrılık.
  • Kural dışı.
  • Müstesna kılmak.
  • Kural dışı olma.
  • Kaide dışı bırakmak.

isti

  1. istizah

  2. istizâh

Anlamlar

  • Gensoru.
  • İzah istemek.
  • Açıklama talebi.
  • Açıklama istemek.
  • Belirsiz ve mübhem bir şey hakkında açık söylenmesini istemek.
  • Bir mes'ele hakkında mebuslar tarafından başbakana veya bakanlardan birine açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenilen sual.

isti

  1. istizam

  2. istizâm

Anlamlar

  • Büyütme.
  • Olduğundan büyük gösterme.

isti

  1. istibdadat

  2. istibdâdât

Anlamlar

  • Baskılar.
  • Diktatörlükler.

isti

  1. istidadı insani

  2. istidad-ı insanî

Anlamlar

  • İnsani özellikler.

isti

  1. istidadı isyan ve tehevvür

  2. istidad-ı isyan ve tehevvür

Anlamlar

  • Hiçbir şeyden korkmama ve isyan etme yeteneği.

isti

  1. istidadsız

Anlamlar

  • Yeteneksiz.
  • Kabiliyetsiz.

isti

  1. istidatı şure

  2. istidat-ı şûre

Anlamlar

  • Çorak yetenek.
  • Verimsiz yetenek.

isti

  1. istifadei huzuzat

  2. istifade-i huzuzat

Anlamlar

  • Hazlardan.
  • Lezzetlerden istifade.

isti

  1. istihdam eden

Anlamlar

  • Çalıştıran.

isti

  1. istihsanı akli

  2. istihsan-ı aklî

Anlamlar

  • Güzel bulunma.
  • Akıl tarafından beğenilme.

isti

  1. istila eden

  2. istilâ eden

Anlamlar

  • Ele geçiren.

isti

  1. istilakarane

  2. istilâkârâne

Anlamlar

  • Kaplarcasına.
  • Her şeyi ele geçirir bir şekilde.

isti

  1. istimdadı nur

  2. istimdad-ı nur

Anlamlar

  • Nur isteme.

isti

  1. istimzaç

Anlamlar

  • Kaynaşmaya çalışma.
  • Uyum sağlamaya çalışma.

isti

  1. istinadgahı manevi

  2. istinadgâh-ı manevî

Anlamlar

  • Manevi dayanak noktası.

isti

  1. istinat

Anlamlar

  • Dayanma.

isti

  1. istibdadı şeytani

  2. istibdad-ı şeytanî

Anlamlar

  • Zulüm.
  • Şeytanca baskı.

isti

  1. istical

Anlamlar

  • Acele etme.
  • Sonraya bırakılmasını istemek.

isti

  1. istidadı fıtri

  2. istidad-ı fıtrî

Anlamlar

  • Yaratılıştan gelen yetenek.

isti

  1. istif

Anlamlar

  • İtl.
  • Sıra.
  • Dizi.
  • Yığma.
  • Nizam.
  • Biriktirme.
  • Muntazam yığın.
  • Sıralanmış eşya.

isti

  1. istiğnakarane

  2. istiğnâkârâne

Anlamlar

  • İhtiyaç duymaksızın.

isti

  1. istiğrab

  2. istiğrâb

Anlamlar

  • Yadırgama.
  • Garipseme.
  • Garip görme.
  • Hayret etme.

isti

  1. istihkar ederek

Anlamlar

  • Küçümseyerek.

isti / استحضار

  1. istihzar

  2. istihzâr

Anlamlar

  • Hazırlama.
  • Hazır etme.
  • Hazırlanma.
  • Huzura gelme.
  • Huzura çağırma.
  • Gözönüne getirme.
  • Huzura davet etme.
  • Bir şeyi hatıra getirme.
  • Konferans verecek olan hatiplerin okumak ve araştırmak suretiyle evvelce hazırlanması.

isti

  1. istikbali

  2. istikbâlî

Anlamlar

  • Geleceğe ait.
  • İstikbale mensub.
  • Gelecekle ilgili.
  • Gelecek zamanla alakalı.

isti

  1. istiklaliyet

  2. istiklâliyet

Anlamlar

  • Bağımsızlık.
  • Hür ve müstakil olma.
  • İstiklal üzere bulunma.
  • Başlı başına buyruk olma.

isti

  1. istima eyleyen

  2. istimâ eyleyen

Anlamlar

  • Dinleyen.

isti

  1. istimal etme

Anlamlar

  • Kullanma.

isti

  1. istinbatat

Anlamlar

  • Gizli bir mana çıkarma.

isti

  1. istirahati şahsiye ve umumiye

  2. istirahat-i şahsiye ve umumiye

Anlamlar

  • Şahsın ve toplumun rahatı.

isti

  1. istisgar

Anlamlar

  • Küçümseme.
  • Küçümsemek.
  • Küçük görmek.
  • Kerih görmek.

isti

  1. istiap

Anlamlar

  • Kaplama.
  • İçine alma.

isti

  1. istibdadatı acibe

  2. istibdâdât-ı acîbe

Anlamlar

  • Acayip zulümler.
  • Hayret verici baskılar.

isti

  1. istibdadatı askeriye

  2. istibdadat-ı askeriye

Anlamlar

  • Askeri baskılar.

isti

  1. istibdadı manevii umumi

  2. istibdad-ı mânevî-i umumî

Anlamlar

  • Genel manevi baskı.

isti

  1. istidadı şure

  2. istidad-ı şûre

Anlamlar

  • Çorak istidad.
  • Verimsiz yetenek.

isti

  1. istifaze

  2. istifâze

Anlamlar

  • Feyz alma.
  • Feyizlenme.

isti

  1. istifhamı inkari

  2. istifham-ı inkârî

Anlamlar

  • ).
  • "olur mu? diye sormak gibi.
  • Gr: menfi cihetle sual sormak.
  • Bir şeyin öyle olmayacağını soru sorma şekliyle ifade etme.
  • (inkar ettiğini bildirir şekilde "olmaz" diyen birisine karşı.
  • Olumsuzu pekiştiren soru şekli "hiç yapar mı?" ifadesindeki gibi.

isti

  1. istiğfar etme

Anlamlar

  • Af dileme.
  • Tövbe etme.

isti

  1. istiğrakı ruhani

  2. istiğrak-ı ruhanî

Anlamlar

  • Ruhen kendinden geçme hali.

isti

  1. istihracı esrarı kurani

  2. istihrac-ı esrar-ı kur'ânî

Anlamlar

  • Kur'an'ın ince sırlarını keşfedip ortaya çıkarmak.

isti

  1. istihzarat

Anlamlar

  • Hazırlıklar.

isti

  1. istilzam etme

Anlamlar

  • Gerektirme.

isti

  1. istimalce

Anlamlar

  • Kullanımca.

isti

  1. istinca

  2. istincâ

Anlamlar

  • Sidik.
  • Helada temizlenme.
  • Pislikten temizlenme.
  • İlm-i halde: pislikten temizlenmek.
  • Birisinden maksadını istihsal etmek.
  • Meni' gibi şeylerin çıktıkları yeri temizlemek.
  • Abdest bozduktan sonra veya abdest almadan evvel; kan.

isti

  1. istinkar etmemek

  2. istinkâr etmemek

Anlamlar

  • İnkara yeltenmemek.
  • Reddetmeye kalkışmamak.

isti

  1. istisal

  2. istîsal

Anlamlar

  • Kökünü kazıma.
  • Kökünü kazımak.
  • Kökünden söküp atmak.

isti

  1. istişhad etme

Anlamlar

  • Şahit tutma.
  • Delil getirme.
  • Şahit gösterme.

isti

  1. kaidei istidlal

  2. kâide-i istidlâl

Anlamlar

  • Çıkarımda bulunma kaidesi.

isti

  1. istiab

  2. istiâb

Anlamlar

  • Kaplama.
  • Kaplamak.
  • Toplamak.
  • Tutulmak.
  • İçine alma.
  • İçine almak.
  • Tamam etmek.
  • Zapteylemek.

isti

  1. istiaratı kesire

  2. istiârât-ı kesire

Anlamlar

  • Birçok istiare.

isti

  1. istidadat

  2. istidâdât

Anlamlar

  • İstidatlar.
  • Kabiliyetler.

isti

  1. istidadatı kemaliye

  2. istidâdât-ı kemâliye

Anlamlar

  • Mükemmel yetenekler.

isti

  1. istidadı belagat

  2. istidad-ı belâgat

Anlamlar

  • Belagat kabiliyeti.

isti

  1. istidadı kemal

  2. istidad-ı kemâl

Anlamlar

  • Mükemmellik yeteneği.

isti

  1. istidadı muhabbet

  2. istidad-ı muhabbet

Anlamlar

  • Sevme kabiliyeti.

isti

  1. istidatça

Anlamlar

  • Kabiliyetçe.

isti

  1. istidradi

  2. istidrâdî

Anlamlar

  • Ara söz.
  • Başka konu anlatılırken arada söylenen söz.

isti

  1. istifadei beşer

  2. istifade-i beşer

Anlamlar

  • Yararlanması.
  • İnsanlığın faydalanması.

isti / استحقاق

  1. istihkak

Anlamlar

  • Hak etme.
  • Layık olma.
  • Hak edilen.
  • Kazanılan şey.
  • Hakkını almak.
  • Hak edilmiş şey.
  • Hakkını istemek.

isti

  1. istikbalinde

Anlamlar

  • Karşısında.

isti

  1. istikzar

  2. istikzâr

Anlamlar

  • Çirkin.
  • Pis görme.
  • Kirden tiksinme.
  • Pis ve kötü görmek.

isti

  1. istimaı nas

  2. istimâ-ı nas

Anlamlar

  • Kulak vermesi.
  • İnsanların dinlemesi.

isti

  1. istimdadı hayat

  2. istimdâd-ı hayat

Anlamlar

  • Hayat talep etmek.
  • Hayati yardım istemek.

isti

  1. istimdatgah

  2. istimdatgâh

Anlamlar

  • Medet isteme yeri.
  • Yardım dileme yeri.

isti / استنباط

  1. istinbat

  2. istinbât

Anlamlar

  • Zımnen.
  • Tahmin etmek.
  • Anlam çıkarma.
  • Hüküm çıkarma.
  • Açık olmayarak.
  • Dolayısıyla anlama.
  • Bir sözden gizli bir mana çıkarma.
  • Eldeki delillerden yeni hükümler çıkarma.
  • Bir söz veya işten gizli bir mana çıkarma.
  • Bir iş veya sözden gizli bir anlam çıkarmak.
  • Bir mes'eleyi derin tetkik ile meydana çıkarması.
  • Bir söz veya bir işten gizli bir manayı meydana koymak.
  • Bir mes'eleyi derin tetkik neticesinde kaynaklarından güçlükle anlamak.
  • Müçtehid veya büyük bir alimin gizli bir manayı içtihadı ile meydana çıkarması.

isti

  1. istinsah etmek

Anlamlar

  • Yazarak çoğaltmak.

isti

  1. istintac

Anlamlar

  • Netice almak.
  • Sonuç çıkarma.
  • Netice çıkarma.
  • Netice çıkarmak.

isti

  1. istirahatı umumiye

  2. istirahat-ı umumiye

Anlamlar

  • Genel huzur ortamı.

isti

  1. istirahati amme

  2. istirahat-i âmme

Anlamlar

  • Toplumun rahatı.

isti

  1. istirahati beşeriye

  2. istirahat-i beşeriye

Anlamlar

  • İnsanlığın rahatı.
  • İnsanlığın huzuru.

isti / استبعاد

  1. istibad

  2. istib'âd

Anlamlar

  • Uzaklaşma.
  • Uzak görme.
  • Uzaklaştırma.
  • Yakıştırmayış.
  • Akıl dışı sayma.
  • Olmayacak sanma.
  • İhtimal vermeyiş.
  • Akıldan uzak görme.

isti

  1. istibdadı ilmi

  2. istibdad-ı ilmî

Anlamlar

  • İlmi baskı.
  • İlmi zorbalık.

isti

  1. istidad

  2. istidâd

Anlamlar

  • Alışma.
  • Yetenek.
  • İstidat.
  • Doğrulma.
  • Kabiliyet.
  • Ünsiyet etme.

isti

  1. istidadı hayat

  2. istidad-ı hayat

Anlamlar

  • Hayat kabiliyeti.

isti

  1. istidadı kemali

  2. istidad-ı kemâli

Anlamlar

  • Olgunlaşma kabiliyeti.

isti

  1. istidadı muhabbeti ilahiye

  2. istidad-ı muhabbet-i ilâhiye

Anlamlar

  • Allah'ı sevme kabiliyeti.

isti

  1. istidadı seyyie

  2. istidad-ı seyyie

Anlamlar

  • Kötü bir özellik.

isti

  1. istifadeten

  2. istifâdeten

Anlamlar

  • Faydalanarak.
  • Faydalanma bakımında.

isti / استفراغ

  1. istifrağ

  2. istifrâğ

Anlamlar

  • Kusma.
  • Kusmak.
  • Boşaltma.
  • İstifrağ etmek.
  • İçindekini dökme.

isti

  1. istiğna etme

  2. istiğnâ etme

Anlamlar

  • Kaçınma.
  • İhtiyaç duymama.

isti / استحقار

  1. istihkar

  2. istihkâr

Anlamlar

  • Aşağılama.
  • Küçümseme.
  • Hor görme.
  • Küçük görmek.
  • Hor bakılmak.
  • Hakaret etmek.
  • Hakir görülmek.

isti

  1. istikbal etmek

Anlamlar

  • Karşılamak.

isti

  1. istikbaliyat

Anlamlar

  • Geleceğe ait olaylar.

isti

  1. istimal etmek

Anlamlar

  • Kullanmak.

isti

  1. istinad eden

Anlamlar

  • Dayanan.

isti

  1. istinbat etmek

Anlamlar

  • Gizli manayı ortaya çıkarmak.

isti

  1. istirahat alemi

  2. istirahat âlemi

Anlamlar

  • Dinlenme alemi.

isti

  1. istirahati umumiye

  2. istirahat-i umumiye

Anlamlar

  • Genel huzur.

isti

  1. istişare etme

Anlamlar

  • Danışma.
  • Fikir sorma.

isti

  1. istişmam

  2. istişmâm

Anlamlar

  • Sezmek.
  • Koklama.
  • Hissetme.
  • Koklamak.
  • Hissetmek.
  • Kokusunu almak.
  • Uzaktan haber almak.
  • Dolayısı ile anlamak.
  • İnce meseleleri sezme.

isti

  1. istiarei temsiliye

  2. istiare-i temsiliye

Anlamlar

  • Temsili istiare.

isti

  1. istibdadı siyasi

  2. istibdad-ı siyasî

Anlamlar

  • Siyasi baskı.

isti

  1. istidadatı beşeriye

  2. istidâdât-ı beşeriye

Anlamlar

  • İnsandaki yetenekler.

isti

  1. istidadatı gayrı mahdude

  2. istidâdât-ı gayr-ı mahdude

Anlamlar

  • Sayısız ve sınırsız yetenekler.

isti

  1. istiğase

Anlamlar

  • Yardım dileme.

isti

  1. istiğfar etmek

Anlamlar

  • Af dilemek.

isti

  1. istiğrakkarane

  2. istiğrâkkârâne

Anlamlar

  • Kendinden geçercesine.

isti

  1. istiğrap

Anlamlar

  • Şaşırma.
  • Hayret etme.

isti

  1. istihraç edilen

Anlamlar

  • Çıkarılan.

isti

  1. istikamet yolu

Anlamlar

  • Hakikate ulaştıran yol.

isti

  1. istikametle

Anlamlar

  • Doğru bir şekilde.

isti / استقرار

  1. istikrar

  2. istikrâr

Anlamlar

  • (tekrar.
  • Yerleşme.
  • Yerleşmek.
  • Kararlılık.
  • Karar kılma.
  • Sakin olmak.
  • Kararlı olma.
  • Devamlı olma.
  • Dan) tekrarlatmak.
  • Karar ve sebat üzere olmak.

isti

  1. istikrarsız

Anlamlar

  • Değişken.
  • Sabit olmayan.

isti

  1. istimdat eden

Anlamlar

  • Yardım dileyen.

isti

  1. istimdat etmek

Anlamlar

  • Yardım dilemek.

isti

  1. istirahatı tamme

  2. istirahat-ı tamme

Anlamlar

  • Tam rahat ve huzur.

isti

  1. istirak

  2. istirâk

Anlamlar

  • Çalmak.
  • Hırsızlık.
  • Hırsızlama.
  • Sirkat etmek.
  • Hırsızlık etmek.

isti / استشاره

  1. istişare

  2. istişâre

Anlamlar

  • Danışma.
  • Konuşma.
  • Danışmak.
  • Fikir sorma.
  • Meşveret etme.
  • Müşavere etme.
  • Meşveret etmek.
  • Fikir danışmak.
  • İstişare etmek.
  • Müşaverede bulunmak.
  • Bir heyetin fikrine müracaat etme.

isti

  1. kemali hayret ve istihsan

  2. kemâl-i hayret ve istihsan

Anlamlar

  • Tam bir hayret ve beğenmişlik.

isti

  1. kesbi istihkak

  2. kesb-i istihkak

Anlamlar

  • Kazanmak.
  • Hak etmek.

isti / كثيرالاستعمال

  1. kesirülistimal

  2. kesîrü'l-istimâl

Anlamlar

  • Çok kullanılan.
  • Çokça kullanılan.
  • Kullanımı çok olan.

isti

  1. kemali istirahati kalb

  2. kemâl-i istirahat-i kalb

Anlamlar

  • Tam bir kalp rahatlığı.

isti

  1. kaydı istibdat

  2. kayd-ı istibdat

Anlamlar

  • Despotluk bağı.
  • Baskı kelepçesi.

isti

  1. kemali istikamet

  2. kemâl-i istikamet

Anlamlar

  • Tam istikamet.
  • Mükemmel doğruluk.

isti

  1. kameti istidad

  2. kamet-i istidad

Anlamlar

  • Yeteneklerin endamı.

isti

  1. kasemi istimdad

  2. kasem-i istimdad

Anlamlar

  • Kuvvetlendirici manasındaki yemin.

isti

  1. kemali istihsan

  2. kemâl-i istihsan

Anlamlar

  • Güzel buluş.
  • Tam bir beğeni.

isti

  1. kesreti istimal

  2. kesret-i istimâl

Anlamlar

  • Çokça kullanma.

isti

  1. kıyası istikrai

  2. kıyâs-ı istikrâî

Anlamlar

  • Tümevarım.

isti

  1. lisanı istidad

  2. lisan-ı istidad

Anlamlar

  • Kabiliyet dili.

isti

  1. lisanı istidat

  2. lisan-ı istidat

Anlamlar

  • Yetenek dili.

isti

  1. kıyası istisnai

  2. kıyas-ı istisnâî

Anlamlar

  • Neticesi veya zıddı bizzat kendisinde zikredilen kıyas.

isti

  1. lamı istiğrak

  2. lâm-ı istiğrak

Anlamlar

  • Başına geldiği kelimeyi umumileştiren lam.

isti

  1. mahalli istimal

  2. mahall-i istimal

Anlamlar

  • Kullanma yeri.

isti

  1. madeni istimdad

  2. mâden-i istimdad

Anlamlar

  • Yardım istenilen kaynak.

isti

  1. medarı istifade

  2. medar-ı istifade

Anlamlar

  • Faydalanma vesilesi.

isti

  1. medarı istimdat

  2. medar-ı istimdat

Anlamlar

  • Yardım isteme kaynağı.

isti

  1. medarı istinad

  2. medâr-ı istinad

Anlamlar

  • Dayanak noktası.

isti

  1. makamı istidlal

  2. makam-ı istidlâl

Anlamlar

  • Delil getirme makamı.
  • Delil getirme mevkii.

isti

  1. makamı istima

  2. makam-ı istimâ

Anlamlar

  • Dinleme makamı.

isti

  1. manii istifade

  2. mani-i istifade

Anlamlar

  • Yararlanmaya engel.

isti

  1. meşrebi aşk ve istiğrak

  2. meşreb-i aşk ve istiğrak

Anlamlar

  • Allah aşkıyla kendinden geçme yolu.

isti

  1. mesaili istikbaliye

  2. mesâil-i istikbaliye

Anlamlar

  • Gelecekle ilgili meseleler.

isti

  1. medarı istihracat

  2. medâr-ı istihracat

Anlamlar

  • Mana çıkarma sebebi.

isti

  1. medarı istikamet

  2. medar-ı istikamet

Anlamlar

  • Doğruluk kaynağı.

isti

  1. mertebei istinbat ve içtihad

  2. mertebe-i istinbat ve içtihad

Anlamlar

  • Hüküm çıkarma ve içtihad etme derecesi.

isti

  1. meylülistikmal

  2. meylül-istikmâl

Anlamlar

  • Olgunluğa ulaşma meyli.

isti

  1. mukadderatı istikbaliye

  2. mukadderât-ı istikbaliye

Anlamlar

  • Takdir olunan şeyler.

isti

  1. mucibi istikrah

  2. mucib-i istikrah

Anlamlar

  • Nefrete.
  • Sevmemeye sebeb olan.
  • Tiksintiyi gerektiren.

isti

  1. milliyetle istihza

Anlamlar

  • Millilik ülküsüyle alay etme.

isti

  1. meylülistikmal

  2. meylü'l-istikmâl

Anlamlar

  • Mükemmelliğe doğru ilerleme eğilimi.

isti

  1. meylülistikmal

Anlamlar

  • Olgunluğa erme eğilimi.

isti

  1. mucibi istifsar

  2. mûcib-i istifsar

Anlamlar

  • Soru sorma sebebi.

isti

  1. müşkil istiare

Anlamlar

  • Kapalı istiare.

isti

  1. nazarı istihsan

  2. nazar-ı istihsan

Anlamlar

  • Güzel gören bakış.

isti

  1. mukaddemei istisnai

  2. mukaddeme-i istisnai

Anlamlar

  • İstisnai kıyasta birinci öncül.

isti

  1. nastan istiğna

  2. nâstan istiğnâ

Anlamlar

  • İnsanlara ihtiyaç duymama.

isti

  1. maşrıkı istikbal

  2. maşrık-ı istikbal

Anlamlar

  • Geleceğin doğusu.
  • İstikbalin doğuş yeri.

isti

  1. menbaı istinad

  2. menba-ı istinad

Anlamlar

  • Dayanak noktası.
  • Dayanılan kaynak.

isti

  1. meydanı istifade

  2. meydan-ı istifade

Anlamlar

  • İstifade alanı.

isti

  1. nazarı istiğrab

  2. nazar-ı istiğrab

Anlamlar

  • Garip ve hayretli bakış.

isti

  1. nezaheti istiğna

  2. nezâhet-i istiğna

Anlamlar

  • Allah'tan başkasına ihtiyacını arz etmemekten gelen paklık.

isti

  1. niyazı istirhamkarane

  2. niyaz-ı istirhamkârâne

Anlamlar

  • Rahmet dilercesine dua.

isti

  1. noktayı istinad

  2. nokta-yı istinad

Anlamlar

  • Dayanak noktası.

isti

  1. nimeti istifade

  2. nimet-i istifade

Anlamlar

  • Yararlanabilme nimeti.

isti

  1. noktaı istinad

  2. nokta-ı istinad

Anlamlar

  • Dayanak noktası.

isti

  1. noktai istinad

  2. nokta-i istinad

Anlamlar

  • Dayanak noktası.
  • Dayanma ve güvenme noktası.
  • Kainatta cereyan eden ve insana dehşet verip aciz bırakan hadiseler karşısında insanın çok kuvvetli bir yere dayanmaya ve güvenmeye olan fıtri ihtiyacı.

isti

  1. noktai istinat

  2. nokta-i istinat

Anlamlar

  • Dayanak noktası.

isti

  1. noktai istimdat

  2. nokta-i istimdat

Anlamlar

  • Yardım alınacak yer.

isti

  1. sebebi istimrarı zaman

  2. sebeb-i istimrar-ı zaman

Anlamlar

  • Zamanın sürekliliğinin sebebi.

isti

  1. sebebi istibdat

  2. sebeb-i istibdat

Anlamlar

  • Baskı sebebi.
  • Zulüm sebebi.

isti / سوء استعمال

  1. sui istimal

  2. su-i istimâl

Anlamlar

  • Kötüye kullanma.
  • Eldeki nimeti veya fırsatı boşuna yahut kendi menfaatine kullanma.

isti

  1. simayı istidadi

  2. sima-yı istidadî

Anlamlar

  • Yetenek yüzü.
  • Kabiliyet yüzü.

isti

  1. seddi rasini istinad

  2. sedd-i rasîn-i istinad

Anlamlar

  • Dayanılacak sarsılmaz set.

isti

  1. semerei istidad

  2. semere-i istidad

Anlamlar

  • Potansiyelden çıkan netice.

isti

  1. suistimal

  2. suistimâl

Anlamlar

  • Bir şeyi kötüye kullanma.

isti

  1. suiistimal

  2. suiistimâl

Anlamlar

  • Kötüye kullanma.

isti

  1. suiistimalat

  2. suiistimalât

Anlamlar

  • Kötü kullanımlar.
  • Vücut enerjisini israf etmeler.

isti

  1. şaheseri ismet ve istikamet

  2. şaheser-i ismet ve istikamet

Anlamlar

  • Masumluk ve doğruluk şaheseri.

isti

  1. sui istimalat

  2. su-i istimâlat

Anlamlar

  • Kötüye kullanmalar.

isti

  1. şeriatı hıristiyaniye

  2. şeriat-ı hıristiyaniye

Anlamlar

  • Hiristiyanlık dininin hükümleri.

isti

  1. tariki istiğrakkarane

  2. tarîk-i istiğrakkârâne

Anlamlar

  • Allah aşkıyla kendinden geçme yolu.

isti

  1. noktai istimdad

  2. nokta-i istimdad

Anlamlar

  • Yardım alınan nokta.
  • Yardım isteme noktası.
  • İnsanın kalbindeki sonsuz emel ve arzuların yerine getirilmesine olan ihtiyaç.

isti

  1. şehristanı istikbal

  2. şehristân-ı istikbâl

Anlamlar

  • İstikbal memleketi.
  • Geleceğin büyük şehri.

isti

  1. sui istimal

  2. sû-i istimâl

Anlamlar

  • Kötüye kullanma.

isti

  1. sui istimalat

  2. sû-i istimâlât

Anlamlar

  • Kötüye kullanmalar.

isti

  1. suiistimalat

  2. sûiistimâlât

Anlamlar

  • Kötüye kullanımlar.

isti

  1. sureti istimal

  2. suret-i istimal

Anlamlar

  • Kullanma şekli.

isti

  1. şayanı istiğrab

  2. şâyân-ı istiğrab

Anlamlar

  • Şaşırtıcı.
  • Hayret verici.
  • Şaşkınlık sebebi.

isti

  1. şuaatı istişhad

  2. şuâât-ı istişhad

Anlamlar

  • İstişhad ışınları.

isti

  1. suiistimal

  2. sûiistimâl

Anlamlar

  • Kötüye kullanma.

isti

  1. tamamı istila

  2. tamam-ı istilâ

Anlamlar

  • Her tarafın işgal edilmesi.

isti

  1. tarihi telif ve istinsah

  2. tarih-i telif ve istinsah

Anlamlar

  • Yazılış ve düzeltme tarihi.

isti

  1. şiddeti fakr ve istiğna

  2. şiddet-i fakr ve istiğna

Anlamlar

  • Şiddetli fakirlik ve tokgözlülük.

isti

  1. siyaseti hıristiyaniye

  2. siyaset-i hıristiyaniye

Anlamlar

  • Hristiyanlık siyaseti.

isti

  1. şiddeti istiğrak

  2. şiddet-i istiğrak

Anlamlar

  • Şiddetli şekilde allah aşkıyla kendinden geçme.

isti

  1. simayı istidadiyei hususiye

  2. sima-yı istidadiye-i hususiye

Anlamlar

  • Özel yeteneklerin yüze vurması.

isti

  1. sisti ataletle

  2. sist-i atâletle

Anlamlar

  • Tembelliğin gevşekliğiyle.

isti

  1. şecerei meylülistikmali alem

  2. şecere-i meylü'l-istikmâl-i âlem

Anlamlar

  • Kainatın ağaç gibi gelişmesi.

isti

  1. umuru istikbaliye

  2. umûr-u istikbaliye

Anlamlar

  • Gelecekteki işler.

isti

  1. yedi istifade

  2. yed-i istifade

Anlamlar

  • İstifade eli.
  • Faydalanma eli.

isti

  1. zamanı istibdat

  2. zaman-ı istibdat

Anlamlar

  • Baskı zamanı.
  • Zulüm dönemi.

isti

  1. varisi istidad

  2. vâris-i istidad

Anlamlar

  • Kabiliyetin mirasçısı.

isti

  1. velvelei takdir ve istihsan

  2. velvele-i takdir ve istihsan

Anlamlar

  • Takdirleri ve güzellikleri haykıran sesler.

isti

  1. istiarei temsiliyye

  2. istiâre-i temsiliyye

Anlamlar

  • Teşbihin esas unsurlarından biri ile yapılan benzetme.

isti / استيناف

  1. istinaf

  2. istînâf

Anlamlar

  • Yeniden başlama.
  • Üst mahkemeye başvurarak alt mahkemenin kararının.
  • Üst mahkemeye başvurarak alt mahkemenin kararının feshini isteme.
  • Bidayet mahkemesinde verilen bir hükmün bir üst mahkemeye başvurarak feshini isteme.

isti

  1. istinafiyye

  2. istinâfiyye

Anlamlar

  • Yeniden başlamaya ait.
  • İstinaf mahkemesine ait.
  • Arapça'da bir soruya cevap anlamında bulunan cümle.

isti / استهلاک

  1. istihlak

  2. istihlâk

Anlamlar

  • Tüketim.
  • Tüketme.
  • Tüketmek.
  • Harcamak.
  • İstihlak etmek.
  • Yeyip bitirmek.
  • Boş yere harcamak.
  • Kullanarak yok etme.
  • Müstahsilin yaptığı istihsali alıp kullanmak.

isti / استعداد

  1. istidad

  2. isti'dâd

Anlamlar

  • C.
  • Alışma.
  • Ünsiyet.
  • Kabiliyet.
  • Akıllılık.
  • Anlayışlılık.
  • Allah teala hazretlerinin (c.
  • Bir şeyin kabulüne ve kazanılmasına olan fıtri meyil.
  • ) insanlara ve sair mahluklara tevdi buyurduğu kabiliyet kuvveleri.

isti

  1. istidrac

  2. istidrâc

Anlamlar

  • Hayırsız başarı.
  • Derece derece yükselme.
  • Derece derece yükselmeyi istemek.
  • Derece derece yükselmeyi isteyiş.
  • Fasık veya kafir olduğu belli bir şahsın gösterdiği harika.
  • Ist: hakkı ve hakiki değeri olmadığı halde ve kabiliyetsizliğine rağmen bir kimsenin kesret-i nimete mazhar olması ve bu sebeple küfür ve isyana devam etmesi ile azab ve gazab-ı ilahiyeye yaklaşması.

isti

  1. vüsati istidat

  2. vüs'at-i istidat

Anlamlar

  • Kabiliyet genişliği.
  • Kabiliyet kapasitesi.

isti

  1. vakıatı istikbaliye

  2. vâkıat-ı istikbaliye

Anlamlar

  • Gelecekteki olaylar.
  • Gelecekteki hadiseler.

isti

  1. zulümatı istikbal

  2. zulümat-ı istikbal

Anlamlar

  • Gelecek zaman karanlıkları.

isti

  1. vukuatı istikbaliye

  2. vukuat-ı istikbâliye

Anlamlar

  • Meydana gelecek olaylar.

isti

  1. istishab

  2. istishâb

Anlamlar

  • ).
  • (sohbet.
  • Yanına alınma.
  • Beraber götürme.
  • Den) yanına alma.
  • Birlikte götürme.
  • "sohbet"den: yanına alma.
  • (birisinin ölümüne dair kat'i haber olmasa sağ sayılması gibi.
  • Fık: mazide sabit olup bilahare zail olduğu bilinmeyen bir şeyin hala devam ettiği sayılmasıdır.

isti / استعلام

  1. istilam

  2. isti'lâm

Anlamlar

  • (ilm.
  • Bilgi isteme.
  • Selam vermeyi isteme.
  • Yazı ile bilgi isteme.
  • Kabe'yi tavaf esnasında hacerü'l-esved'i selamlamak.
  • Den) bilgi edinmek için yüksek bir makamdan alt makama sorulma.

isti

  1. istisal

  2. istisâl

Anlamlar

  • (asl.
  • Kökünden sökmek.
  • Uru kökünden koparmak.
  • Dan) kökten koparıp çıkarmak.
  • Tıb: bedenden kesilmesi veya koparılması istenen bir parçayı.

isti / استطاعت

  1. istitaat

  2. istitâat

Anlamlar

  • Güç.
  • Kudret.
  • Güç yetirme.

isti

  1. zamanı istikbal

  2. zaman-ı istikbâl

Anlamlar

  • Gelecek zaman.

isti

  1. velvelei istiğrab

  2. velvele-i istiğrab

Anlamlar

  • Hayret feryadı.
  • Garip karşılayarak bağırma.

isti

  1. zamanı istimdad

  2. zaman-ı istimdad

Anlamlar

  • Yardım dileme zamanı.

isti / استسقا

  1. istiska

  2. istiskâ

Anlamlar

  • Su isteme.
  • Yağmur duasına çıkma.
  • Vücutta su toplanması.
  • Vücudun bir yerinde su toplanması.

isti

  1. istifa

  2. istifâ

Anlamlar

  • İşten ayrılma.
  • Kabz-ı ruh etmek.
  • Memuriyetten azlini istemek.
  • Alacağını borçludan tamam olarak almak.

isti

  1. beraatı istihlal

  2. bera'ât-ı istihlâl

Anlamlar

  • Söze güzel ve etkili başlangıç.

isti / استخبار

  1. istihbar

  2. istihbâr

Anlamlar

  • Duyum.
  • Haber alma.
  • Haber sormak.
  • Haber ve bilgi alma.
  • Haber almayı istemek.

isti / استيذان

  1. istizan

  2. istîzân

Anlamlar

  • İzin isteme.

isti

  1. istidrak

  2. istidrâk

Anlamlar

  • Varmak.
  • Yetişme.
  • Ulaşmak.
  • Anlamak.
  • Nail olma.
  • Nail olmak.
  • Gr: bir kelimeyi.
  • Evvelki sözden neş'et eden bir tevehhümü kaldırmak için kullanmak.

isti / بالاستحصال

  1. bilistihsal

  2. bilistihsâl

Anlamlar

  • Alarak.
  • Elde ederek.

isti / بالاستفاده

  1. bilistifade

Anlamlar

  • Yararlanarak.
  • İstifade ederek.

isti

  1. istihfafkarlık

  2. istihfafkârlık

Anlamlar

  • Küçümseme.
  • Hafife alma.

isti / استمهال

  1. istimhal

  2. istimhâl

Anlamlar

  • (mehl.
  • Mühlet isteme.
  • Ek süre isteme.
  • Den) zaman isteme.

isti / استبدادكار

  1. istibdadkar

  2. istibdâdkâr

Anlamlar

  • Baskıcı.

isti / استنشاق

  1. istinşak

  2. istinşâk

Anlamlar

  • Koklatmak.
  • Buruna su çekme.
  • Şiddetle koklamak.
  • Abdest veya gusül esnasında burun'a (üç defa) su çekmek.

isti / استحكام

  1. istihkam

  2. istihkâm

Anlamlar

  • Siper.
  • Sağlamlık.
  • Metin olmak.
  • Askeri yapılar.
  • Kuvvet ve metanet vermek.
  • Askerlikte: düşmana karşı.
  • Kuvvetli ve dayanıklı olmak.
  • İstihkam işi ile uğraşan asker sınıfı.
  • Hücumlarını savmak için hazırlanmış bulunan siper.

isti / استملاک

  1. istimlak

  2. istimlâk

Anlamlar

  • S.
  • Belediye v.
  • Kamulaştırma.
  • Kamulaştırmak.
  • İstimlak etmek.
  • Kamulaştırılmak.
  • İstimlak edilmek.
  • Mülk satın almak.
  • Mülk sahibi olmak.
  • ) tarafından bir malın.
  • İcrai karar alma salahiyetini haiz bir amme hükmi şahıs (vilayet.
  • Halkın faydası için karşılığı verilip alınarak umumun istifadesine arzedilmesi.

isti / استمناء

  1. istimna

  2. istimnâ'

Anlamlar

  • Mastürbasyon.

isti / اسعكاف

  1. istikaf

  2. isti'kâf

Anlamlar

  • Bir yere kapanma.
  • Bir yerde kendini hapsetme.

isti / استفاده بخش

  1. istifadebahş

  2. istifâdebahş

Anlamlar

  • Yararlı.

isti / استعداد

  1. istidad

  2. istîdâd

Anlamlar

  • Yetenek.

isti / استرحامكار

  1. istirhamkar

  2. istirhamkâr

Anlamlar

  • Yalvarırcasına.

isti / استثنائى

  1. istisnai

  2. istisnâ'î

Anlamlar

  • Kural dışı.

isti / استخفافكار

  1. istihfafkar

  2. istihfâfkâr

Anlamlar

  • Küçümseyen.
  • Hafife alan.
  • Ehemmiyet vermeyerek.
  • Küçümsemek suretiyle.
  • Tahfif ve tahkir ederek.

isti / استرداد

  1. istirdad

  2. istirdâd

Anlamlar

  • Geri alma.
  • Geri almak.
  • Geri isteme.
  • Geri alınmak.
  • İstirdad etmek.
  • İstirdad edilmek.
  • Geri almayı istemek.

isti / استجابت

  1. isticabet

  2. isticâbet

Anlamlar

  • Kabul edilme.

isti / استقراض

  1. istikraz

  2. istikrâz

Anlamlar

  • Borçlanma.
  • Borçlanmak.
  • Borç almak.
  • Ödünç almak.

isti / استدعانامه

  1. istidaname

  2. istid'ânâme

Anlamlar

  • Dilekçe.

isti / على الاستمرار

  1. alelistimrar

  2. alelistimrâr

Anlamlar

  • Sürekli.
  • Aralıksız.

isti / استطرادا

  1. istitraden

  2. istitrâden

Anlamlar

  • Söz gelimi.
  • Sırası gelmişken.
  • Edb: bir bahis anlatırken.
  • Başka bir mes'eleyi de anlatıvermek suretiyle.

isti / استحمام

  1. istihmam

  2. istihmâm

Anlamlar

  • Yıkanma.
  • Bir kimse.
  • Banyo yapma.
  • Hamama girme.
  • Ehemmiyet verme.
  • Bağlı olduğu cemaate ait işler için her türlü sıkıntıya düşme.

isti / استعجال

  1. istical

  2. isti'câl

Anlamlar

  • Acele etmek.
  • Aceleci davranış.
  • Acele olmasını istemek.

isti / استقباح

  1. istikbah

  2. istikbâh

Anlamlar

  • (kabih.
  • Ayıplama.
  • Kabih sayma.
  • Den) çirkin görme.

isti / استكمال

  1. istikmal

  2. istikmâl

Anlamlar

  • Tamamlama.
  • İkmal etmek.
  • Kemale erdirilmesi.
  • Tam ve kamil olmak.
  • Bir şeyin olgunluğa.
  • Eksiksiz ve tam oluş.

isti / استماع

  1. istima

  2. istimâ'

Anlamlar

  • (sem'.
  • Dinleme.
  • İşitmek.
  • Dinlemek.
  • Kulak verme.
  • Kulak vermek.
  • İstima' etmek.
  • Den) dinlemek.
  • Dinleyip kabul etmek.

isti

  1. istirkab

Anlamlar

  • (rekabet.
  • Çekememek.
  • Den) çekememe.
  • Rekabet yapma.
  • İstirkab etmek.

isti / استعفا

  1. istifa

  2. isti'fâ

Anlamlar

  • Affını.
  • Azlini.
  • Affını isteme.
  • Görevinden ayrılma.
  • Bağışlanmasını istemek.
  • Kendisinin memuriyetten affını taleb etmek.

isti

  1. istirakı sem

  2. istirâk-ı sem'

Anlamlar

  • Haber çalmak.
  • Kulak hırsızlığı.
  • İstirak-ı sem' etmek.
  • Kulak misafiri olmak.

isti / استضعاف

  1. istizaf

  2. istiz'âf

Anlamlar

  • (za'f.
  • Küçümseme.
  • Zayıf görme.
  • Zayıf düşürme.
  • Dan) zayıf ve adi görme.

isti / استحاثه

  1. istihase

  2. istihâse

Anlamlar

  • Fosilleşme.
  • Organik maddelerin.
  • Şekillerini muhafaza ederek zamanla taş haline geçmesi.

isti / استخبارات

  1. istihbarat

  2. istihbârât

Anlamlar

  • Duyumlar.
  • Haber almalar.

isti / استكفاف

  1. istikfaf

  2. istikfâf

Anlamlar

  • (kifaf.
  • Yetinme.
  • Yetişme.
  • Dan) kanaat etme.
  • Dilenci gibi el uzatma.
  • Az şeyi yeter bulup razı olma.

isti / استكشاف

  1. istikşaf

  2. istikşâf

Anlamlar

  • (keşf.
  • Keşif çalışması yapma.
  • Den) keşfetmeğe çalışma.
  • Ne olup bittiğini öğrenip anlamak için araştırma yapma.

isti / استيعاب

  1. istiab

  2. istî'âb

Anlamlar

  • Kapasite.
  • Alım gücü.
  • Sığıdırma.

isti / استكبار

  1. istikbar

  2. istikbâr

Anlamlar

  • (kibr.
  • Kibir.
  • Gurur.
  • Enaniyet.
  • Mağrurluk.
  • Büyüklenme.
  • Den) önemseme.
  • Ehemmiyet verme.
  • Kendini büyük görme.

isti

  1. bilistidad

Anlamlar

  • Yetenekle.

isti

  1. istical

  2. istîcâl

Anlamlar

  • Acele etme.

isti

  1. istihsanat

  2. istihsânât

Anlamlar

  • Güzel saymalar.

isti

  1. istiklaldarane

  2. istiklâldârâne

Anlamlar

  • Bağımsızca.

isti

  1. istibra

  2. istibrâ

Anlamlar

  • (bak: istibda).
  • Küçük abdestten sonra idrarın iyice kesilmesini beklemek.

isti

  1. istikraen

  2. istikrâen

Anlamlar

  • İstikra bakımından.

isti

  1. istimzac

  2. istimzâc

Anlamlar

  • Karışma.
  • Uyuşmak.
  • Fikrini.
  • Kaynaşma.
  • Yoklamak.
  • Re'yini sormak.
  • Beraber karışmak.
  • Birisinin mizacını.
  • Huyunu öğrenmeğe çalışmak.

isti

  1. istihzarat

  2. istihzarât

Anlamlar

  • Hazırlamalar.

isti

  1. istinaf

Anlamlar

  • Mahkeme.
  • Başlangıç.
  • Baştan başlamak.
  • Yeniden başlamak.
  • Gr: sözün başlangıcı.
  • Huk: dava mahkemesinin verdiği hükmü beğenmeyip bozulmasını daha üst mahkemeden istemek.
  • Dava mahkemeleri ile temyiz mahkemesi arasındaki bir derece yüksek mahkemeye verilen isim.

isti

  1. mistik

Anlamlar

  • Sofi.
  • İçle ilgili.
  • Fls: batıni.
  • Kalben çok dindar.
  • Mistisizm ile alakalı.

isti

  1. beraatülistihlal

  2. berâatülistihlâl

Anlamlar

  • Güzel bir başlangıç.

isti

  1. istifta

Anlamlar

  • Fetva istemek.
  • Bir meselede dinin hükmünü sorma.
  • Şeriata ait bir mes'ele hakkında salahiyetli zatlardan hakikati öğrenmek.

isti

  1. istikbaliyat

  2. istikbâliyât

Anlamlar

  • Gelecek zamanda olacaklar.

isti

  1. istisab

  2. istîsâb

Anlamlar

  • Güç sayma.

isti

  1. istitrad

Anlamlar

  • Ara söz.
  • Edb: bir söz söylerken o fıkra içinde başka bir bahis nakletmek.

isti

  1. istimdadgah

  2. istimdâdgâh

Anlamlar

  • Yardım isteme yeri.

isti

  1. istidadat

Anlamlar

  • Yetenekler.

isti

  1. istifra

Anlamlar

  • Kusma.

isti

  1. istihaza

  2. istihâza

Anlamlar

  • Adet kanı.

isti

  1. istilhak

Anlamlar

  • Kendine alma.
  • İlhak olmağa.
  • Katışmağa çalışma.

isti

  1. istirahatgah

  2. istirâhâtgâh

Anlamlar

  • Dinlenme yeri.

isti

  1. istifazaten

  2. istifâzaten

Anlamlar

  • Feyizlenme bakımından.

isti

  1. istiğrabkarane

  2. istiğrâbkârâne

Anlamlar

  • Yadırgarcasına.

isti

  1. istikbalbin

  2. istikbâlbîn

Anlamlar

  • Geleceği gören.

isti

  1. istilzaz

  2. istilzâz

Anlamlar

  • Lezzet alma.
  • Hoşa gitmek.
  • Lezzet almak.

isti

  1. istirahathane

  2. istirâhâthâne

Anlamlar

  • Dinlenme evi.

isti

  1. istizan

  2. istizân

Anlamlar

  • İzin isteme.
  • İzin için danışmak.
  • Bir hususta izin istemek.

isti

  1. istatistik

Anlamlar

  • Hüküm çıkarmak için bilgi toplama ve sınıflandırma ilmi.
  • Bir neticeye varmak veya bir hüküm çıkarmak için metodlu olarak mevcud lüzumlu şeyleri toplayıp sayı halinde göstermek işi ve bu işle meşgul olan ilim.

isti

  1. istidraci

  2. istidrâcî

Anlamlar

  • İstidraca ait.
  • İstidracla ilgili.
  • İstidrac cinsinden.

isti

  1. istihal

  2. istihâl

Anlamlar

  • Temizleme.
  • Müstehak olmak.
  • Bir şeye ehil olmak.
  • Kolaylık elde etmek.

isti

  1. istihsankarane

  2. istihsânkârane

Anlamlar

  • Beğenircesine.

isti

  1. istimdadkarane

  2. istimdâdkârâne

Anlamlar

  • Yardım istercesine.

isti

  1. istida

  2. istîdâ

Anlamlar

  • Dilekçe.

isti

  1. istihracat

  2. istihrâcât

Anlamlar

  • Çıkarmalar.
  • Çıkarımlar.

isti

  1. istirhamname

  2. istirhâmnâme

Anlamlar

  • Merhamet dilenme yazısı.

isti

  1. istibad

  2. istibâd

Anlamlar

  • Akıldan uzak görme.

isti

  1. istimsal

  2. istimsâl

Anlamlar

  • Örnek alma.
  • Örnek tutmak.
  • Misal edinmek.

isti

  1. istinas

  2. istinâs

Anlamlar

  • Alışma.
  • Isınma.
  • Alışmak.
  • Ünsiyetli olmak.
  • Vahşiliğin gitmesi.
  • Ürkekliğin kalkması.

isti

  1. istihbab

  2. istihbâb

Anlamlar

  • Güzel sayma.
  • Dost edinme.
  • Müstehab etmek ve olmak.
  • Bir şeyi iyi ve güzel addetmek.

isti

  1. istitafkarane

  2. istitafkârane

Anlamlar

  • Merhamet isteyen gibi.

isti

  1. alakadrilistitaa

  2. alâ-kadr-il-istitaa

Anlamlar

  • Elden geldiği kadar.
  • Güç yettiği nisbetinde.

isti

  1. berayı istikbal

  2. berây-ı istikbâl

Anlamlar

  • Karşılamak için.

isti

  1. balistik

Anlamlar

  • Yun.
  • Merminin ateşlendikten sonra hedefe varıncaya kadar uğradığı te'sirleri tedkik edip inceleyen ilim dalı.

isti

  1. ademi istima

  2. adem-i istima'

Anlamlar

  • Huk: mahkemede davanın dinlenmemesi.

isti

  1. alelistimrar

  2. ale-l-istimrar

Anlamlar

  • Aralıksız.

isti

  1. bilistiklal

  2. bil-istiklal

Anlamlar

  • Başlıbaşına.
  • İstiklal üzere.

isti

  1. beraatül istihlal

  2. berâat-ül istihlâl

Anlamlar

  • Maaş.
  • Rütbe.
  • İyi bir alamet.
  • Güzel bir başlangıç.
  • Nişan için hükümetçe bildirilen yazı gibi vesika.
  • Bir ibarede müradif ve mukni birkaç kelime bulunması.
  • Hüsn ve insicamdaki ibarenin vech-i mergub üzere te'lif ve terkibi.
  • Bir eserin içindekilerini güzel bir başlangıçla baş tarafında anlatmak.

isti

  1. çeşmi istikbalbini

  2. çeşm-i istikbâl-binî

Anlamlar

  • Gelecek zamanı.
  • İstikbali gören göz.
  • Kuvve-i kudsiye ve feraset ve basiretle ileriyi bilen nazar.

isti

  1. desti istibdad

  2. dest-i istibdad

Anlamlar

  • İstibdadın eli.
  • İstibdadın verdiği azap.

isti

  1. hacmi istiabi

  2. hacm-i istiabî

Anlamlar

  • Bir şeyin içine alabildiği miktar.

isti

  1. firaşı istirahat

  2. firaş-ı istirahat

Anlamlar

  • Rahat döşeği.

isti

  1. hattı istiva

  2. hatt-ı istivâ

Anlamlar

  • Ekvator.
  • Mevlevi semahanesinde.
  • Şeyhin oturduğu post ile meydan kapısı ortasında farzolunan çizgi.
  • Dünyanın kuzey ve güney kutuplarına aynı uzaklıkta olduğu ve dünyayı iki müsavi parçaya böldüğü farzedilen daire çizgisi.

isti

  1. hıristiyanlık

Anlamlar

  • (bak: isevi).

isti

  1. hüsnü istimal

  2. hüsn-ü isti'mal

Anlamlar

  • İyi ve güzel kullanma.

isti

  1. ibrai istifa

  2. ibrâ-i istifa

Anlamlar

  • Bir kimsenin.
  • Başka birisindeki hakkını aldığına dair ikrar etmesi.

isti

  1. istibtan

Anlamlar

  • Gizliliğe.
  • Bir kimsenin iç işlerine vakıf olmak.

isti

  1. isticar

Anlamlar

  • Kiralamak.
  • Kiraya vermek.

isti

  1. istidhak

Anlamlar

  • (dıhk.
  • Eğlenme.
  • Den) alaya alma.

isti

  1. istiade

Anlamlar

  • Adet edinme.
  • Yeniden canlanma.
  • Bir şeyin iade edilip geri gönderilmesini isteme.

isti

  1. istifkad

Anlamlar

  • (fakd.
  • Den) kaybolmuş olan bir şeyi araştırıp soruşturma.

isti

  1. istiflah

Anlamlar

  • Kurtulma.
  • Felah bulma.
  • Maksada ulaşma.

isti

  1. istibham

Anlamlar

  • Susma.
  • Ses çıkarmama.
  • Karışık ve belirsiz olma.

isti

  1. istibsar

Anlamlar

  • Düşünceli.
  • Basiretli olmak.
  • Hesaplı ve dikkatli iş yapmak ve hareket etmek.

isti

  1. isticnas

Anlamlar

  • (cins.
  • Den) cinsine benzetme.

isti

  1. isticvabname

Anlamlar

  • Şahidlerin ve maznunun ifadelerinin yazılı olduğu kağıt.

isti

  1. istifaka

Anlamlar

  • Sarhoşluktan ayılma.
  • Hastalıktan kurtulup iyileşme.

isti

  1. istibdal

Anlamlar

  • Değiştirilmek.
  • (bidl ve bedel.
  • Den) değiştirmek.
  • Bir vakfı mülk ile mübadele etmek.
  • Birşey verip yerine başka şey istemek.
  • Askerliği biten erlere tezkere verip yenilerini almak.

isti

  1. istibhac

Anlamlar

  • (behcet.
  • Sevinme.
  • Mesrur olma.
  • Den) yüzü gülme.

isti

  1. istibkayi teveccühleri

  2. istibka-yi teveccühleri

Anlamlar

  • ).
  • Teveccühlerinizin sürüp gitmesi ve devamı.
  • (eskiden mektubların sonlarında kullanılırdı.

isti

  1. isticabe

Anlamlar

  • (isticabet) duanın allah tarafından kabul olunması.

isti

  1. istida

  2. istida'

Anlamlar

  • (veda'.
  • El uzatma.
  • Bir malı emaneten bir yere bırakmak.
  • Dan) bakılmak üzere emaneten bir kimseye bir şey bırakmak.

isti

  1. istidadat

  2. isti'dadat

Anlamlar

  • İstidadlar.
  • Yetenekler.
  • Kabiliyetler.

isti

  1. istifaf

  2. isti'faf

Anlamlar

  • İffetlilik iddia etmek.
  • Kötü şeylerden çekilmek.

isti

  1. istifayı kısas

  2. istifa-yı kısas

Anlamlar

  • Kısas hakkının bilfiil yerine getirilmesi.
  • Cani hakkında kısas cezasının tatbik edilmiş olması.

isti

  1. isticbar

Anlamlar

  • (cebr.
  • Cebretme.
  • Baskı yapma.
  • Den) zorlama.
  • Zoraki yaptırma.

isti

  1. istidame

Anlamlar

  • (devam.
  • Bir şeyin devamını arzu etme.
  • Dan) bir halin devamını isteme.

isti

  1. istidbar

Anlamlar

  • (idbar.
  • Arka dönmek.
  • Geri geri gitmek.
  • Dan) yüz çevirmek.
  • Bir kimsenin peşinden gitmek.

isti

  1. istidlalat

Anlamlar

  • İstidlaller.
  • Muhakemeler.

isti

  1. istifhamı aninnefy

  2. istifham-ı aninnefy

Anlamlar

  • Nefyi olmayan sual sormak.
  • Buna istifham-ı takriri de denir.
  • Mesela: cenab-ı hakk'ın ruhlara: ben rabbiniz değil miyim? diye sorması gibi.

isti

  1. istiarei mutlaka

  2. istiare-i mutlaka

Anlamlar

  • S.
  • ).
  • (edb.
  • A benim aslanım" demesi gibi.
  • (temlihiye veya tehekkümiye) edb: şaka.
  • Latife veya alayı içine alan bir istiaredir.
  • Mesela: tilkinin eşeğe "gelsem olmaz mı huzura.

isti

  1. istibaha

Anlamlar

  • (bak: istibahat).

isti

  1. istichal

Anlamlar

  • (cehl.
  • Den) cahil sayma.

isti

  1. isticlab

Anlamlar

  • (celb.
  • Celbetme.
  • Den) çekme.
  • Fls: uyandırma.
  • Çekmeye vaya getirmeğe sebep olma.

isti

  1. istidaname

  2. istid'a-name

Anlamlar

  • Damgalı yazı.
  • Resmi bir makama dilekçe olarak yazılan pullu.

isti

  1. istidare

Anlamlar

  • (devr.
  • Dolaşma.
  • Den) dönme.
  • Yuvarlak olma.
  • Daire biçimine girme.

isti

  1. istifayı kusur

  2. isti'fa-yı kusur

Anlamlar

  • Özür dileme.

isti

  1. istianat

Anlamlar

  • İstianeler.
  • Yalvarmalar.

isti

  1. istibane

Anlamlar

  • Açıklama.
  • Belli olma.
  • Meydanda ve aşikar olma.

isti

  1. istibda

Anlamlar

  • Uzak etmek.
  • (istibra') ayırmak.
  • Kadın bir adet görünceye kadar beklemek.
  • Sidik eserinin tamamen kesilmesini beklemek.
  • Küçük abdest bozduktan sonra idrardan temizlenmek.
  • Nikahla alınan dul bir kadının gebe olmadığına kanaat getirmek için.

isti

  1. isticade

Anlamlar

  • İhsan ve bahşiş isteme.

isti

  1. isticaze

Anlamlar

  • (cevaz.
  • Yani para isteme.
  • Dan) izin ve cevaz isteme.
  • Sunulan bir manzume için caize.

isti

  1. istibahat

Anlamlar

  • Mübah ve helal sayma.
  • Bir çok kimsenin kanını dökmeğe izin verme.

isti

  1. istibak

Anlamlar

  • Yarışma.
  • Yarış etme.

isti

  1. istibda

  2. istibda'

Anlamlar

  • Bedi' ve güzel bulma.

isti

  1. isticdad

Anlamlar

  • Yenileme.
  • Yeniden yapma.

isti

  1. istidadı yed

  2. istidad-ı yed

Anlamlar

  • Elin alışması.

isti

  1. istidane

Anlamlar

  • (deyn.
  • Alınma.
  • Ödünç alma.
  • Den) borç alma.

isti

  1. istidari

  2. istidarî

Anlamlar

  • Dönerek ve bir daire meydana getirecek olan.

isti

  1. istidkak

Anlamlar

  • İncelemek.
  • Dakik olmak.

isti

  1. istiarei mekniye

  2. istiare-i mekniye

Anlamlar

  • Yılmaz.
  • Çıldırsa.
  • Denizler ordu.
  • Cihan yıkılsa.
  • Bulutlar donanma yağdırsa.
  • Emin ol bu cephe sarsılmaz.
  • Değil mi ortada bir sine çarpıyor.
  • Sonra o mahşer bir köpeğe teşbih edilerek.
  • Mesela: merhum mehmed akif'in:şu karşımızda mahşer kudursa.
  • Beyitlerinde düşman kalabalığı evvela mahşere benzetilerek açık istiare yapmış.
  • (kapalı istiare) teşbihin temel unsurlarından yalnız benzetilenle yapılan istiare.
  • Fakat müşebbehün bih'i (kendisine benzetileni) zikredilmeyerek onun levazımatından olan "çıldırsa" ve "kudursa" kelimeleri irad olunarak bir kapalı istiare yapılmıştır.

isti

  1. istiaza

Anlamlar

  • Karşılık olarak.
  • İvaz olarak bir şey istemek.

isti

  1. istibal

Anlamlar

  • (kendine) idrar döktürme.
  • Havanın fenalığı ve sıkıcı olması.

isti

  1. istibal

  2. istib'al

Anlamlar

  • Kadını nikah ile alma.

isti

  1. istibhal

Anlamlar

  • Azad etme.
  • Azad olma.
  • Serbest bırakılma.

isti

  1. istibhar

Anlamlar

  • Çok geniş bilgiye sahib olma.
  • Deniz gibi büyük ve geniş olma.

isti

  1. isticare

Anlamlar

  • (cevr.
  • Sığınak isteme.
  • Den) yardım ve korunma isteme.

isti

  1. istiarei musarraha

  2. istiare-i musarraha

Anlamlar

  • (açık istiare) teşbihin iki temel unsurundan yalnız kendisine benzetilen ile yapılan istiare.
  • Mesela: büyük alimlere; ayaklı kütüphane veya yaşlı kimselere hayatının son baharında denilmesi gibi.

isti

  1. istibar

Anlamlar

  • Yoklama.
  • Muayene etme.

isti

  1. istibdadkarane

  2. istibdadkârane

Anlamlar

  • Kendi kendine.
  • İstibdad idaresi gibi.
  • Kanunları ve kimseyi tanımadan idare eder surette.

isti

  1. isticab

  2. isti'cab

Anlamlar

  • (aceb.
  • Den) şaşma.
  • Taaccüb etme.
  • Hayrette kalma.

isti

  1. istidadşure

  2. isti'dad-şure

Anlamlar

  • Verimsiz istidad.
  • Çorak yerin kabiliyeti.

isti

  1. istifale

Anlamlar

  • Be.
  • Te.
  • Se.
  • Ha.
  • Rı.
  • Ze.
  • Fe.
  • He.
  • Cim.
  • Dal.
  • Zel.
  • Sin.
  • Şın.
  • Kaf.
  • Kef.
  • Lam.
  • Mim.
  • Nun.
  • Vav.
  • Ayın.
  • Ya" dır.
  • Bu harfler: "elif.
  • Tecvidde: bir harfin.
  • Okunduğu zaman aşağı çene tarafına düşüp üst damağa yükselmesi.
  • Bu halde ağızdan çıkan harfler: "müsta'liye" harflerinin zıddıdır.

isti

  1. istibad

  2. isti'bad

Anlamlar

  • Esir almak.
  • Köle edinmek.

isti

  1. istibar

  2. isti'bar

Anlamlar

  • Ders alma.
  • İbret alma.
  • Rüya tabir ettirme.

isti

  1. istibdali müseccel

  2. istibdal-i müseccel

Anlamlar

  • Lüzumuna hükmolunduğundan dolayı nakzı caiz olmayan istibdal.

isti

  1. istibraz

Anlamlar

  • Açığa vurmak.
  • Meydana çıkarmak.

isti

  1. istifhamat

Anlamlar

  • Sualler.
  • Sormalar.
  • İstifhamlar.

isti

  1. istibga

  2. istibga'

Anlamlar

  • İş için yardım isteme.

isti

  1. istifaza

  2. istifâzâ

Anlamlar

  • İlim.
  • Feyz alma.
  • Feyz bulma.
  • Feyizlenme.
  • İrfan ve manevi zenginlik kazanma.

isti

  1. istifna

Anlamlar

  • Fenaya gitmek.
  • Yokluğa karışmak.

isti

  1. istibhas

Anlamlar

  • İyice araştırıp tahkik etme.
  • Bir şeyin doğruluk ve hakkaniyetini anlayabilmek için.

isti

  1. istibvar

Anlamlar

  • Kızma.
  • Hırslanma.
  • Öfkelenme.
  • Hiddetlenme.

isti

  1. istifhami

  2. istifhamî

Anlamlar

  • Sormağa dair.
  • İstifhama ait.

isti

  1. istibaa

Anlamlar

  • Bir şeyi kendine sattırmağa uğraşma.

isti

  1. istibsas

Anlamlar

  • Bir haberin doğru olup olmadığını anlamağa çalışma.

isti

  1. istifaname

Anlamlar

  • Bir yerden ayrılıp çekilmeyi bildiren yazı.

isti

  1. isticab

Anlamlar

  • Hak etmek.
  • Vacib olmak.

isti

  1. istida

  2. isti'da

Anlamlar

  • Medet.
  • Yardım istemek.

isti

  1. istifham edatları

Anlamlar

  • Ma.
  • Men.
  • Keyfe.
  • Gr: arabçada: e.

isti

  1. istifnan

Anlamlar

  • Mahirane bölme.
  • Cins cins ayırma.

isti

  1. istifraz

Anlamlar

  • Ayırıp tefrik etme.

isti

  1. istihlaf

Anlamlar

  • Halef bırakmak.
  • Kuyudan su çekmek.
  • Birisini kendi yerine geçirmek.
  • Kendi yerine başkasını tayin etmek.

isti

  1. istihbaratı mevsuka

  2. istihbarat-ı mevsuka

Anlamlar

  • Sağlam ve inanılır doğru haberler.

isti

  1. istigzab

Anlamlar

  • Kızdırma.
  • Öfkelendirme.
  • Gazaba getirme.
  • Hiddet ettirme.

isti

  1. istigrak

Anlamlar

  • Dalmak.
  • Dalgınlık.
  • Gark olmak.
  • Tas: dalgınlıkla.
  • Edb: fazla mübalağa.
  • Ist: seraba kapılmak.
  • Gr: "el" harf-i ta'rifinin.
  • İsimleri umumi hale koyması.
  • Zihni bütün bütün meşgul olmak.
  • Aşk-ı ilahi ile dünyayı unutup kendinden geçmek.
  • Manevi bir hal ile hayret ve taaccübden bayılmak derecesine gelmek.

isti

  1. istifrad

Anlamlar

  • Ayırma.
  • Tek tek yapma.
  • Yalnız tek başına.

isti

  1. istiglaz

Anlamlar

  • Galiz bilmek.
  • Bir şeyi galiz saymak.
  • Satın almaktan vazgeçmek.

isti

  1. istikab

  2. isti'kab

Anlamlar

  • Birisinin kusurlarını.
  • Ayıplarını arraştırmak.

isti

  1. istikak

Anlamlar

  • Bitkilerin sık ve çok olmalarından dolayı birbirine dolaşık olmaları.

isti

  1. istiktab

Anlamlar

  • Dikte ettirme.
  • Söyleyip yazdırma.
  • Yazısını kontrol etmek için bir kimseye bir kaç satır yazı yazdırma.

isti

  1. istiladi

  2. istiladî

Anlamlar

  • Doğurtucu.

isti

  1. istinfar

Anlamlar

  • Ürküp dağılma.

isti

  1. istinka

Anlamlar

  • Pak olmasını istemek.
  • İstincadan sonra hiç bir pislik eseri bırakmamak.

isti

  1. istinşa

Anlamlar

  • Haber.
  • Havadis araştırma.
  • Güzel koku koklama.

isti

  1. istirdaf

Anlamlar

  • Beraber olmayı istemek.
  • Beraber gitmeği arzu etmek.

isti

  1. istirhab

Anlamlar

  • Korkutma veya korkutulma.

isti

  1. istirvah

Anlamlar

  • Rahatlama.
  • İstirahat etme.
  • Şiddetle koklama.

isti

  1. istisa

  2. istisa'

Anlamlar

  • Bollaşma.
  • Bollanma.
  • Genişleme.

isti

  1. istisra

  2. istisra'

Anlamlar

  • (sür'at.
  • Hızlandırma.
  • Çabuklaştırma.
  • Den) sür'atlendirme.

isti

  1. istisvab

Anlamlar

  • (savab.
  • Beğenme.
  • Makul görme.
  • Dan) doğru bulma.

isti

  1. istihva

Anlamlar

  • Divane olmak.
  • Şaşırıp kalmak.
  • Heva ve hevesi hoş görmek.

isti

  1. istika

  2. istika'

Anlamlar

  • (saky.
  • Den) su isteme.
  • İçmek için su alma.
  • Kendini zorlıyarak ve sun'i olarak kusma.
  • Olacak veya vuku bulacak diye endişelenme.

isti

  1. istikaz

Anlamlar

  • Uykudan uyanmak.

isti

  1. istikrai

  2. istikraî

Anlamlar

  • İstikra' yolu ile.
  • Man: istikraya ait ve müteallik.

isti

  1. istilbas

Anlamlar

  • Gecikme.
  • Geç kalma.

isti

  1. istimalat

  2. isti'malat

Anlamlar

  • Kullanışlar.
  • Kullanmalar.

isti

  1. istinafen

Anlamlar

  • İstinaf yolu ile.

isti

  1. istincad

Anlamlar

  • Yardım isteme.

isti

  1. istinfak

Anlamlar

  • Nafaka peyda etme.
  • Malı harcıyarak tüketme.

isti

  1. istinkaş

Anlamlar

  • Nakşetme.
  • Nakşedilmesini isteme.

isti

  1. istirfa

  2. istirfa'

Anlamlar

  • (ref'.
  • Den) yapılmasını arzulama.
  • Yukarı kaldırılmasını isteme.

isti

  1. istirfah

Anlamlar

  • (refh.
  • Den) refah.
  • Rahatlık ve bolluk isteme.
  • Rahatlık ve bolluk içinde bulunma.

isti

  1. istirhayı asab

  2. istirha-yı a'sâb

Anlamlar

  • Sinirlerin gevşemesi.

isti

  1. istirkak

Anlamlar

  • (rıkk.
  • Köle edinme.
  • Bir kimseyi kendine köle olarak alma.
  • Dan) harbde düşman tarafından esir alma.

isti

  1. istisa

  2. isti'sa'

Anlamlar

  • (isyan.
  • Dan) isyan etme.
  • Anarşistlik ve zorbalık yapma.

isti

  1. istisrar

Anlamlar

  • Odalık alma.

isti

  1. istisvaben

Anlamlar

  • Beğenerek.
  • Doğru bularak.
  • Makul görerek.

isti

  1. istişarat

  2. istiş'arat

Anlamlar

  • Yazı ile bildirilmesini istemeler.

isti

  1. istitbab

Anlamlar

  • (tıbb.
  • İlaç arama.
  • Çare isteme.
  • Derdine deva arama.
  • Dan) doktora başvurma.
  • Kendini hekime gösterme.

isti

  1. istitraf

Anlamlar

  • (turfe.
  • Dallandırma.
  • Şubelendirme.
  • Den) hiç görülmemiş bir şey sayma.

isti

  1. istihfa

  2. istihfa'

Anlamlar

  • Gizlenme.
  • Saklanma.

isti

  1. istihlab

Anlamlar

  • Tırmalama.

isti

  1. istiksam

Anlamlar

  • Bölüşme.
  • Paylaşma.
  • Taksim etme.
  • Yemin teklif etme.

isti

  1. istiktal

Anlamlar

  • Tehlikeli işlere yiğitçe atılma.
  • Ölümden korkmayarak kendini tehlikeye atma.

isti

  1. istikya

Anlamlar

  • (kayy.
  • Den) kusma.
  • İstifrağ etme.

isti

  1. istirak

  2. isti'rak

Anlamlar

  • Terlemek için yatma.

isti

  1. istisab

  2. isti'sab

Anlamlar

  • İğrenme.
  • Tiksinme.

isti

  1. istisnaat

Anlamlar

  • Ayırmalar.
  • İstisnalar.
  • Müstesna kılmalar.

isti

  1. istişrab

Anlamlar

  • İçmek isteme.
  • İma ederek ve kapalı olarak anlatmak isteme.

isti

  1. istitare

Anlamlar

  • Yollanma.
  • Örtülecek.
  • Perdelenecek şey.
  • Uçurma veya uçurulma.
  • Gönderme veya gönderilme.

isti

  1. istikade

Anlamlar

  • Adam öldürmüş olan katilin kısasını isteme.

isti

  1. istim

Anlamlar

  • Yara.
  • Buhar.
  • Cerahat.
  • Buharla işleyen makinaların kazanında birikip makinayı işleten buğu.

isti

  1. istimbot

Anlamlar

  • İng.
  • Çatana.
  • Küçük vapur.

isti

  1. istinan

Anlamlar

  • ).
  • Misvak kullanma.
  • Dişleri temizleme.
  • (misvak kullanmak.
  • Sünnet-i seniyyedendir.

isti

  1. istirca

Anlamlar

  • (reca.
  • Dileme.
  • Rica etme.
  • Dan) yalvarma.

isti

  1. istirda

  2. istirda'

Anlamlar

  • Çocuk emzirtme.

isti

  1. istirzal

Anlamlar

  • Kepaze.
  • (rezalet.
  • Den) rezil sayma.
  • Bayağı ve aşağılık görme.

isti

  1. istishar

Anlamlar

  • Eğlenme.
  • Alay etme.
  • Zevklenme.

isti

  1. istisnai

  2. istisnaî

Anlamlar

  • İstisnaya ait.
  • Ayırmayla alakalı.

isti

  1. istita

  2. isti'ta

Anlamlar

  • (ata.
  • Atiyye istemek.
  • Dan) bahşiş istemek.

isti

  1. istifsad

Anlamlar

  • (fesad.
  • Fesadını isteme.
  • Dan) bir şeyin bozulmasını arzulama.

isti

  1. istihbaben

Anlamlar

  • Müstehab olarak.
  • Bir şeyi güzel ve iyi kabul ederek.

isti

  1. istihlakat

  2. istihlâkat

Anlamlar

  • Harcamalar.
  • Yenilip içilen şeyler.

isti

  1. istihsad

Anlamlar

  • Ekinlerin hasad (biçilme) zamanı gelme.

isti

  1. istiksar

Anlamlar

  • (kesret.
  • Çoğumsama.
  • Çoğumsanma.
  • Çok görünme.
  • Den) çok görme.
  • Çokluğu isteme.

isti

  1. istilab

Anlamlar

  • (selb.
  • Selbetme.
  • Den) kapma.
  • Kapıp alma.

isti

  1. istinkas

Anlamlar

  • Ucuzlatmağa uğraşma.
  • Bir şeyin fiatını düşürmeye çalışma.

isti

  1. istintakname

  2. istintaknâme

Anlamlar

  • Huk: sorguya çekilen kimsenin ifadesinin yazıldığı kağıt.

isti

  1. istirhan

Anlamlar

  • (rehn.
  • Den) rehin alma veya rehin alınma.

isti

  1. istirşad

Anlamlar

  • (reşad.
  • Dan) hak yoluna gitmek isteme.

isti

  1. istisdad

Anlamlar

  • (sedad.
  • Dürüstlük.
  • Dan) doğruluk.

isti

  1. istişar

  2. istiş'ar

Anlamlar

  • Ürkmek.
  • Kullanmak.
  • Bir mes'elenin yazılıp bildirilmesini istemek.

isti

  1. istişhadat

Anlamlar

  • Şehid olmalar.
  • Şahid göstermeler.
  • Delil olarak misal göstermeler.

isti

  1. istitabe

Anlamlar

  • Tövbe ettirme.
  • Hoş ve iyi bulma.
  • Tövbe teklif etme.

isti

  1. istiğlalen

Anlamlar

  • Gayrimenkulü rehine koymak suretiyle.

isti

  1. istiha

  2. istiha'

Anlamlar

  • Tıraş etme veya ettirme.

isti

  1. istihaza

  2. istihâzâ

Anlamlar

  • ).
  • Kadın adet görürken fazla kan gelmesi.
  • Böyle bir kadına da "müstahaza" denir.
  • Buna "istihaza veya özür kanı" dendiği gibi.
  • Tenasül cihazı yolu ile akan kokusuz bir kandır.
  • (rahimden değil de hastalıktan dolayı bir damardan gelip.

isti

  1. istiksa

Anlamlar

  • Künhüne varmaya çalışma.
  • Bir şeyi inceden inceye araştırma.
  • Tıb: bir dahili hastalığı iyi teşhis edebilmek için alet kullanma.

isti

  1. istilka

  2. istilka'

Anlamlar

  • Arka üstü yatarak uyuma.

isti

  1. istimale

Anlamlar

  • Avutmak.
  • Gönül almak.
  • Meylettirmek.
  • Cezbettirmek.
  • Çok mal sahibi olmak.

isti

  1. istirhayi adelat

  2. istirha-yi adelât

Anlamlar

  • Adalelerin.
  • Kasların gevşemesi.

isti

  1. istisar

Anlamlar

  • Kolaylaşmak.
  • Kolay olmak.
  • Çoğaltmağa çalışma.
  • Bir şeyden fazla miktarda alma.

isti

  1. istisare

Anlamlar

  • Tozutmak.
  • Toz savurma.
  • Toz kaldırma.
  • Fesatçılık ve fitnecilik yapmak.

isti

  1. istislal

Anlamlar

  • Sıyırma.
  • Çekip çıkarma.

isti

  1. istitale

Anlamlar

  • Uzantı.
  • Uzanmak.
  • Uzayıp gitmek.
  • Uzamasına denir.
  • Bu sıfat dad harfine aittir.
  • Bu harfe müstatıl harfi de denir.
  • Tıb: vücutta bazı organların uzaması.
  • Tecvidde: harf okunduğunda sesin imtidadına.
  • Birisi üzerine faziletlilik davasında bulunmak.

isti

  1. istifraş

Anlamlar

  • Odalık alma.
  • Yataklık yapma.
  • Haremi ile beraber yatma.
  • Yatağa alıp beraber yatma.

isti

  1. istigrakkar

  2. istigrakkâr

Anlamlar

  • Dalgın.
  • Müstağrak.
  • Kendinden geçen.
  • Dalgın halde olan.

isti

  1. istifrag

Anlamlar

  • Kay.
  • (ferag.
  • Dan) kusma.
  • Mümkün olanı sarfetmek.

isti

  1. istigbar

Anlamlar

  • (gubar.
  • Dan) tozlaşma.

isti

  1. istiglab

Anlamlar

  • Gelişme.
  • Olgunlaşma.
  • Kemale erme.

isti

  1. istiglak

Anlamlar

  • Sözde durma.
  • Kesin olarak pazarlık etme.

isti

  1. istihar

Anlamlar

  • Geri kalma.
  • Geri bırakılma.

isti

  1. istiknah

Anlamlar

  • (künh.
  • Den) bir şeyin hakikatını ve künhünü araştırma.

isti

  1. istilac

  2. isti'lac

Anlamlar

  • (ilac.
  • Dan) ilaç isteme.

isti

  1. istimlal

Anlamlar

  • (melal.
  • Melal getirme.
  • Den) can sıkılıp usanma.

isti

  1. istimrari

  2. istimrarî

Anlamlar

  • Devamlılık.
  • Sürüp gidiş.
  • İstimrara ait ve müteallik.

isti

  1. istinase

Anlamlar

  • Depretme.
  • Bir kimseyi beraber götürme.

isti

  1. istinsa

  2. istinsa'

Anlamlar

  • Veresiye isteme.
  • Borcunu ödeyebilmek için mühlet isteme.

isti

  1. istinzal

Anlamlar

  • İndirmek.
  • Tenzil etmek.
  • İnmesini istemek.

isti

  1. istitrab

Anlamlar

  • Sevinmeyi.
  • Süruru istemek.

isti

  1. istiglal

Anlamlar

  • (galle.
  • Den) kirası veya mahsulü borca mukabil verilmek üzere bir mülkün rehine verilmesi.

isti

  1. istifrar

Anlamlar

  • Savuşma.
  • Firar etme.
  • Gizlice kaçma.

isti

  1. istihkamatı hafife

  2. istihkâmat-ı hafife

Anlamlar

  • Harbde kısa zamanda yapılan sığınaklar.

isti

  1. istihmak

Anlamlar

  • Salaklık yapma.
  • Ahmaklık gösterme.

isti

  1. istikdar

Anlamlar

  • C.
  • Cenab-ı allah'dan (c.
  • ) hayırlı şeylerin olmasını isteme.

isti

  1. istinaa

Anlamlar

  • Yürüyüşte bir kimseyi geçme.

isti

  1. istinad

  2. isti'nad

Anlamlar

  • İnatlaşma.
  • İnat yapma.
  • Muannidlik.

isti

  1. istinare

Anlamlar

  • Parlatmak.
  • Ateş istemek.
  • Parlak ve aydınlıklı olmak.

isti

  1. istinfad

Anlamlar

  • Usanma.
  • Harcama.
  • Bir şeyi tüketme.
  • Bir şeyden bıkkınlık gelme.

isti

  1. istinga

Anlamlar

  • İtl.
  • Yelkenlerin yukarı kaldırılıp toplanması ve bu işin yerine getirilmesi için verilen kumanda.

isti

  1. istinhac

Anlamlar

  • Yoluna gitme.
  • Söylediğini yapma.
  • Bir kimsenin dediğine uyma.

isti

  1. istişfaen

Anlamlar

  • Şifa istemek suretiyle.
  • Derdine derman aramak gayesiyle.

isti

  1. istişhaden

Anlamlar

  • Şahid getirerek.
  • Şahid göstererek.

isti

  1. istitaf

  2. isti'taf

Anlamlar

  • Acımayı isteme.
  • Yardım taleb etme.

isti

  1. istitafkarane

  2. isti'tafkârane

Anlamlar

  • Şefkat.
  • Merhamet isteyene yakışır halde.

isti

  1. istitrabi

  2. istitrabî

Anlamlar

  • Sürur ve sevinmeyi istemeğe dair.

isti

  1. istihlas

Anlamlar

  • (hulus.
  • Kurtarma veya kurtarılma.
  • Dan) bir şeyi elde etmeğe çalışma.

isti

  1. istigna

Anlamlar

  • Nazlanmak.
  • Gönül tokluğu.
  • Zenginlik istememek.
  • Elindekini kafi bulmak.
  • Azamet ve tekebbür etmek.
  • Muhtaç olmayıp zengin olmak.
  • Cenab-ı hak'tan başka kimsenin minneti altına girmemek.

isti

  1. istigşa

  2. istigşa'

Anlamlar

  • Bürünme.
  • Örtünme.

isti

  1. istihcan

Anlamlar

  • (hücnet.
  • Ayıplama.
  • Çirkin sayma.
  • Den) kötü görme.

isti

  1. istihfafkarane

  2. istihfafkârane

Anlamlar

  • Küçümseyerek.
  • Hafifseyerek.
  • Küçük görerek.
  • Ehemmiyet vermeyerek.

isti

  1. istihsanen

Anlamlar

  • Beğenerek.
  • İstihsan ederek.

isti

  1. istihvaz

Anlamlar

  • Galib gelme.
  • Zafer kazanma.
  • Muzaffer ve muvaffak olma.

isti

  1. istikdam

Anlamlar

  • Öne geçme.
  • Önde bulunma.
  • Çok ayaklı olma.
  • Ayaklarının adedi fazla olma.

isti

  1. istikfa

Anlamlar

  • Yetinme.
  • Kafi bulma.
  • Yeter sayma.
  • Mevcud olan ile iktifa etme.
  • Bir kimsenin başına veya ensesine sopa ile vurma.

isti

  1. istikrab

Anlamlar

  • Yaklaştırma.
  • Akraba olma.
  • Yakınlaştırma.

isti

  1. istila

  2. isti'la

Anlamlar

  • (ulüv.
  • Yüce olmak.
  • Üste çıkmak.
  • Galib olmak.
  • Den) yükselmek.
  • Terfi' eylemek.
  • Üst damağa kalkmasına denir.
  • Tecvidde: harf okunduğu zaman dilin.
  • Gr: bir şeyin bir şey üzerine çıkması.

isti

  1. istilac

Anlamlar

  • İçilecek şeylerden pek çok içme.

isti

  1. istilane

Anlamlar

  • Mülayim bulmak.
  • Bir şeyi mülayim görmek.

isti

  1. istinhas

Anlamlar

  • Haberi iyice inceleme.

isti

  1. istirca

  2. istirca'

Anlamlar

  • Geri dönmek.
  • Dönmeği arzulamak.

isti

  1. istisfa

Anlamlar

  • Halisini almak.
  • Madeni eritip tasfiye etmek.

isti

  1. istişat

Anlamlar

  • (şatt.
  • Coşma.
  • Taşma.
  • Öfkelenme.
  • Gazaba gelme.
  • Dan) çok kızma.
  • (kuş) hızla uçma.

isti

  1. istişhar

Anlamlar

  • Şöhret kazanmak.
  • Şöhret sahibi olmak.

isti

  1. istitan

Anlamlar

  • Yurt edinme.
  • Vatan edinme.
  • Bir yerde yerleşme.

isti

  1. istitmam

Anlamlar

  • (tamam.
  • Dan) tamamlama.
  • Tamamlamağa çalışma.
  • Tamamlamasını isteme.
  • Bitirmek için uğraşma.

isti

  1. istihda

  2. istihda'

Anlamlar

  • Hak.
  • (hüda.
  • Hakikat.
  • Dan) irşad ve hidayet istemek.
  • İman ve islamiyet yolunu istemek.

isti

  1. istihkakı hars

  2. istihkak-ı hars

Anlamlar

  • Huk: bir yerde ziraatçılık yapma hakkına sahib olma.

isti

  1. istihrab

Anlamlar

  • Mahrum olma.
  • Bir musibet sebebi ile perişan olma.

isti

  1. istihşaş

Anlamlar

  • Eğlenme.
  • Zevklenme.

isti

  1. istilali seyf

  2. istilal-i seyf

Anlamlar

  • Kılıcı kınından sıyırıp çıkarma.

isti

  1. istimare

Anlamlar

  • İng.
  • Baha biçme.
  • Gümrük'e ticari mallara değer takdiri.

isti

  1. istimnan

Anlamlar

  • İhsan isteme.

isti

  1. istimtar

Anlamlar

  • Yağmur dileme.

isti

  1. istincah

Anlamlar

  • İşinin olmasını isteme.

isti

  1. istinkah

  2. istinkâh

Anlamlar

  • (nikah.
  • Araştırma.
  • Ağız koklama.
  • Nikahlamak isteme.
  • Dan) bir kadını nikahla alma.

isti

  1. istinsab

Anlamlar

  • (neseb.
  • Soy davası gütme.
  • Den) soyu bildirme.

isti

  1. istirbah

Anlamlar

  • (rıbh.
  • Fazla faizle verme.
  • Den) faize para yatırma.

isti

  1. istisab

  2. istis'ab

Anlamlar

  • Güç saymak.
  • Zor addetmek.
  • Güçlük çekmek.

isti

  1. istisal

  2. istis'al

Anlamlar

  • (sual.
  • Araştırma.
  • Tahkik etme.
  • Den) soruşturma.

isti

  1. istisbat

Anlamlar

  • (sebt.
  • Den) acele etmeyip tedbirli ve hesaplı davranma.

isti

  1. istişa

  2. isti'şa

Anlamlar

  • Ateş ışığıyla yol yürüme.

isti

  1. istitaf

Anlamlar

  • Kaplama.
  • İhtiva etme.

isti

  1. istiftah

Anlamlar

  • Açmak.
  • Başlamak.
  • Siftah etmek.

isti

  1. istihalat

Anlamlar

  • Değişmeler.
  • Başkalaşmalar.

isti

  1. istihbarat

Anlamlar

  • Alınan haberler.
  • Duyulup öğrenilenler.
  • Haber toplama merkezi.

isti

  1. istihdar

Anlamlar

  • (istihzar) hazırlama.

isti

  1. istihdas

Anlamlar

  • Bir şeyi sonradan ve yeniden elde etmek.

isti

  1. istihmal

Anlamlar

  • Yükleme.
  • Yükletme.
  • Havale etme.
  • Havale edilme.

isti

  1. istiklalcu

  2. istiklâlcu

Anlamlar

  • Müstakil olmak.
  • İstiklal arayan.
  • Hür olmak için çalışan.

isti

  1. istilam

Anlamlar

  • Okşamak.
  • Öpmek veya el sürmek.
  • Selam vermeyi isteme.
  • El süremese el işareti ile öper gibi yapmak.
  • Kabeyi tavaf esnasında hacer-ül esvede el sürmek.

isti

  1. istinfaz

Anlamlar

  • İnceleme.
  • Bir yerin bütün her tarafını iyice öğrenebilmek için dikkatle bakma.

isti

  1. istirşa

  2. istirşa'

Anlamlar

  • Rüşvet isteme.
  • Bir işi yapmak için bir şey isteme.

isti

  1. istişkal

Anlamlar

  • Zorlaştırma.
  • Güçleştirme.
  • Müşkülat verme.

isti

  1. istişra

Anlamlar

  • Satın alma.
  • Satın almak isteme.

isti

  1. istikbaliyye

Anlamlar

  • Edb: yeni gelen bir kimsenin karşılanması sebebiyle yazılan manzume.

isti

  1. istikla

Anlamlar

  • Alıkoyma.
  • Mani olma.
  • Engel olma.
  • Te'hir etme.
  • Veresiye alma.
  • Sonraya bırakma.
  • Borç olarak alma.

isti

  1. istikra

  2. istikra'

Anlamlar

  • Gezmek.
  • Dolaşmak.
  • Kiralamak.
  • Kiraya vermek.
  • Umumi araştırmak.
  • Etraflı bilgi edinmek.
  • Fertten umuma ait hüküm sahibi olmak.
  • Ayrı ayrı hadiselerdeki müşterek vasıflara dikkat ederek umumi bir netice çıkarmak.

isti

  1. istiksab

Anlamlar

  • Kazanma.
  • Kesbetme.

isti

  1. istilan

  2. isti'lan

Anlamlar

  • (ilan.
  • Dan) ilanını isteme.

isti

  1. istinba

Anlamlar

  • Bilmek.
  • Vakıf olmak.
  • Haber sormak.
  • Haber istemek.

isti

  1. istinsar

Anlamlar

  • (nasr.
  • Püskürme.
  • Dan) yardım isteme.
  • Burna su veya başka bir ilaç çekip temizleme.

isti

  1. istirabe

Anlamlar

  • Kuşkulanma.
  • Bir kimsenin halinden şüpheye düşme.

isti

  1. istirfad

Anlamlar

  • Yardım isteme.

isti

  1. istirha

  2. istirha'

Anlamlar

  • Uyuşma.
  • (rehavet.
  • Tembelleşme.
  • Den) gevşeme.
  • Rehavet gelme.

isti

  1. istisak

Anlamlar

  • Bir kimseden itimad edilir bir vesika veya senet alma.

isti

  1. istisam

  2. isti'sam

Anlamlar

  • Temizlik istemek.
  • İsmetli olmayı istemek.
  • Günah ve ayıplardan temiz olmak.

isti

  1. istishal

Anlamlar

  • Kolay saymak.
  • Bir şeyi kolay addetmek.

isti

  1. istişarat

Anlamlar

  • Danışmalar.
  • İstişareler.
  • Meşveret etmeler.

isti

  1. istitaat

  2. istitâât

Anlamlar

  • (tav'.
  • Dan) takat getirmek.
  • Kudreti ve gücü yeter olmak.

isti

  1. istitam

  2. istit'am

Anlamlar

  • Yemek isteme.
  • Yiyecek şeyler taleb etme.

isti

  1. istignam

Anlamlar

  • Ganimet araştırmak.
  • Ganimet isteklisi olmak.

isti

  1. istigmam

Anlamlar

  • Sarmak.
  • Sarılmak.

isti

  1. istihkamatı dahiliye

  2. istihkâmat-ı dâhiliye

Anlamlar

  • Bir istihkamın iç tarafında.
  • İcab ettiği zaman yapılan müstakil sığınaklar.

isti

  1. istiknan

Anlamlar

  • Gizlenme.
  • Saklanma.

isti

  1. istiktar

Anlamlar

  • (katr.
  • Den) damıtma.
  • Damla damla akıtma.

isti

  1. istimaze

Anlamlar

  • Ayrılma.
  • Ayrı durma.
  • Açıkta bulunma.

isti

  1. istiname

Anlamlar

  • Yalandan uyuma.
  • Uyur gibi görünme.

isti

  1. istinsaren

Anlamlar

  • Arka çıkarak.
  • Yardım ümid ederek.

isti

  1. istira

  2. istir'a

Anlamlar

  • Riayet isteme.

isti

  1. istisar

  2. isti'sar

Anlamlar

  • Seçme.
  • Ayırma.
  • İntihab etme.
  • Seçip benimseme.
  • Esir olma veya esir etme.
  • Bir işin güç olmasını arzulama.

isti

  1. istislaf

Anlamlar

  • (selef.
  • Selef olma.
  • Den) birinin yerine geçme.

isti

  1. istislam

Anlamlar

  • Uyma.
  • Tabi olma.
  • İslam olma.
  • Yolun ortasından gitme.
  • Müslümanlığı kabul etme.

isti

  1. istigrab

Anlamlar

  • Şaşırmak.
  • Tahayyür.
  • Garib bulmak.
  • Taaccüb etmek.

isti

  1. istigşaş

Anlamlar

  • Nasihat edip öğüt veren ve doğru söyleyen kimseyi düşman sanmak.

isti

  1. istihab

Anlamlar

  • (hibe.
  • Bağış olarak arzulama.
  • Den) hibe ve hediye olarak isteme.

isti

  1. istihfaz

Anlamlar

  • Korumak.
  • Hıfzetmek.
  • Muhafaza etmek.
  • Bir şeyin muhafaza olunmasını birisinden rica etmek.

isti

  1. istihlakatı dahiliye

  2. istihlâkat-ı dâhiliye

Anlamlar

  • Dahili sarfiyat.
  • Memleket içi harcamalar.

isti

  1. istihza

  2. istihza'

Anlamlar

  • Kendisini aşağı tutmak.
  • (istihda') alçak gönüllülük göstermek.

isti

  1. istikane

  2. istikâne

Anlamlar

  • Tevazu göstermek.
  • (istikanet) alçaklık etmek.
  • Zillet ve meskenet göstermek.

isti

  1. istimaha

Anlamlar

  • Birisinden hayır ummak.
  • İyilik ve şefaat beklemek.

isti

  1. istiman

Anlamlar

  • Aman dilemek.
  • Teslim olmak.
  • Himaye istemek.

isti

  1. istimar

  2. isti'mar

Anlamlar

  • İstimlak etmek.
  • Sömürgeleştirmek.
  • Müstemleke yapmak.
  • Bir yeri imar etmek.
  • Bir yerin mamurluğunu istemek.

isti

  1. istimbat

Anlamlar

  • (bak: istinbat).

isti

  1. istimla

Anlamlar

  • Birisine birşey yazdırmak.
  • Bir şey yazılmasını istemek.

isti

  1. istimsak

Anlamlar

  • (imsak.
  • Kendini tutma.
  • Dan) nefsine hakim olma.

isti

  1. istinadi

  2. istinadî

Anlamlar

  • İstinad etmekle alakalı.

isti

  1. istinahe

Anlamlar

  • Ağlamak isteme.
  • Kurdun uluması.
  • Yaygarayı basma.

isti

  1. istinhaz

Anlamlar

  • Bir kimseye bir iş için kımıldamamasını emretme.

isti

  1. istinşad

Anlamlar

  • (neşd.
  • Birine manzume okutma.
  • Den) bir kimseden şiir okumasını isteme.

isti

  1. istirab

  2. isti'rab

Anlamlar

  • Araplaşmak.
  • Sonradan araplara dahil olmak.

isti

  1. istisvabgerde

Anlamlar

  • Beğenilmiş.
  • Doğru bulunmuş.
  • Tasvib olunmuş.
  • Makul görülmüş.

isti

  1. istişfaf

Anlamlar

  • (şeffaf.
  • Dan) şeffaf ve saydam olma.

isti

  1. istişraf

Anlamlar

  • Ellerini güneş ışığına siper etme.

isti

  1. istitab

  2. isti'tab

Anlamlar

  • Hoşnut etme.
  • Kendinden razı.

isti

  1. istifra

  2. istifra'

Anlamlar

  • Başlama.

isti

  1. istifrak

Anlamlar

  • Farkettirmek.
  • Ayırdetmeği istemek.

isti

  1. istifzal

Anlamlar

  • Artırma.
  • Çoğaltma.
  • Ziyadeleştirme.

isti

  1. istiham

Anlamlar

  • Ok ile fala bakma.

isti

  1. istihane

Anlamlar

  • Hor ve hakir görme.

isti

  1. istihkamat

  2. istihkâmat

Anlamlar

  • Siperler.
  • İstihkamlar.

isti

  1. istihsalat

Anlamlar

  • Üretilen şeyler.
  • Yetiştirdiği şeyler.
  • Bir memleketin veya fabrika gibi faaliyet merkezlerinin çıkardığı.

isti

  1. istikare

  2. istikâre

Anlamlar

  • Hızlı hızlı yürüme.
  • Yükleri sırtına yükleyip götürme.

isti

  1. istikbalen

Anlamlar

  • İlerde.
  • Karşılayarak.
  • Gelecek zamanda.
  • Karşılamak üzere.

isti

  1. istikfal

Anlamlar

  • (kefalet.
  • Çekmecede.
  • Den) kefil olma.
  • Kefilliği kabul etme.
  • Kasada veya kilitli bir yerde bulundurma.

isti

  1. istinadgerde

Anlamlar

  • İstinad edilmiş.
  • Kendine güvenilmiş veya dayanılmış.

isti

  1. istirhamat

Anlamlar

  • Yalvarmalar.
  • Rica etmeler.
  • İstirham etmeler.

isti

  1. istirzak

Anlamlar

  • (rızk.
  • Dan) rızk ve nafaka elde etmek için çalışma.

isti

  1. istisabe

Anlamlar

  • Sevap kazanmak isteme.

isti

  1. istishaben

Anlamlar

  • Yanına alarak.
  • Beraber götürerek.

isti

  1. istiska

  2. istiska'

Anlamlar

  • (saky.
  • Susama.
  • Den) su isteme.
  • Yağmur duasına çıkma.
  • Vücudun bazı yerlerinde su toplanması hastalığı.

isti

  1. istital

Anlamlar

  • Birbiri ardınca çıkma.
  • Birbirinin peşinden çıkma.
  • Gözyaşları inci gibi dökülme.

isti

  1. istitba

  2. istitba'

Anlamlar

  • Tabi olmayı istemek.
  • Peşinden sürüklemek.

isti

  1. istitradiyat

Anlamlar

  • İstitrad şeklinde söylenen sözler.

isti

  1. istifsarı hatır

  2. istifsar-ı hâtır

Anlamlar

  • Hal hatır sorma.

isti

  1. istihkamatı muttasıla

  2. istihkâmât-ı muttasıla

Anlamlar

  • Daha ziyade şehirlerin ve mühim mevkilerin etrafına yapılır.
  • Bir birine bitişik ve bağlı olarak yapılmış olan sığınaklar olup.

isti

  1. istihla

Anlamlar

  • Tatlı olmak.
  • Tatlılık istemek.

isti

  1. istihlal

Anlamlar

  • Helal saymak.
  • Hilalin görünmesi.
  • Helallaşmayı istemek.
  • Yeni ay'ı gözleyip görmek.
  • Edb: bir ifadede birbirine benzer.
  • Kılıcın kınından sıyrılıp görünmesi.
  • Seci'li ve kafiyeli sözlerin söylenmesi.
  • İyi ve hayırlı bir başlangıca delalet etmek.
  • Çocuğun doğar doğmaz hemen ağlamağa başlaması.

isti

  1. istihma

  2. istihma'

Anlamlar

  • Himaye isteme.
  • Korunma arzulama.

isti

  1. istihsar

Anlamlar

  • Bıkmak.
  • Usanmak.
  • Fütur getirmek.

isti

  1. istikad

Anlamlar

  • Yakma.
  • Ateşi tutuşturma.

isti

  1. istikan

Anlamlar

  • Şüphesiz ve zansız olmak.

isti

  1. istikram

Anlamlar

  • Kerem ve lütuf isteme.

isti

  1. istikrazat

Anlamlar

  • Borçlanmalar.
  • Ödünç para almalar.

isti

  1. istiktam

Anlamlar

  • Gizlemeğe çalışma.
  • Saklamak için uğraşma.

isti

  1. istikvas

Anlamlar

  • Kıvrılma.
  • Kavislenme.
  • Yay gibi eğilme.

isti

  1. istilad

Anlamlar

  • Doğurtma.
  • Çocuk isteme.

isti

  1. istilal

Anlamlar

  • Sıyırıp çıkarma.
  • Sıyrılıp çıkarılma.

isti

  1. istimta

  2. istimta'

Anlamlar

  • (temettü.
  • Menfaati olma.
  • Den) faydalanma.

isti

  1. istincas

Anlamlar

  • Bulaşma veya bulaştırma.

isti

  1. istinsaf

Anlamlar

  • Ödeşme.
  • Alacağını alma.
  • Hakkını tamamen alma.

isti

  1. istira

  2. istira'

Anlamlar

  • Çakmak taşında ateş çıkartma.
  • İki tane odun parçasını birbirine sürte sürte tutuşturma.

isti

  1. istirhas

Anlamlar

  • Ucuz sayma.
  • Bir şeyi ucuz görme.

isti

  1. istisad

  2. istis'ad

Anlamlar

  • (sa'd.
  • Dan) uğurlu sayma.
  • Mes'ud nazarıyla bakma.

isti

  1. istisnan

Anlamlar

  • Yaşlılanma.
  • İhtiyarlama.
  • Yaşı ilerleme.

isti

  1. istişata

Anlamlar

  • (bak: istişat).

isti

  1. istizhan

Anlamlar

  • Düşünmek.
  • Akıl etmek.

isti

  1. istizade

Anlamlar

  • (ziyade.
  • Çoğaltılmasını isteme.
  • Den) arttırılmasını arzulama.

isti

  1. istizae

Anlamlar

  • (ziya.
  • Nurlanma.
  • Ziyalanma.
  • Aydınlanma.
  • Dan) ışıklanma.

isti

  1. istizlal

Anlamlar

  • (zill.
  • (zıll.
  • (zelle.
  • Sığınma.
  • Gölgede oturma.
  • Dan) gölgelenme.
  • Himayesine girme.
  • Gölge altına girme.
  • Bayağı ve adi görülme.
  • Den) aşağılık ve zelil görme.
  • Den) ayağını kaydırmak istemek.

isti

  1. istizab

  2. isti'zab

Anlamlar

  • Tatlı saymak.
  • Tatlı su istemek.
  • Birşeyi tatlı bulmak.

isti

  1. istizahen

Anlamlar

  • Bir şeyin açıklanmasını isteyerek.

isti

  1. istizale

Anlamlar

  • (izale.
  • İzale olma.
  • Den) yok edilme.

isti

  1. istizmam

Anlamlar

  • Yerme.
  • Zemmetme.
  • Tenkid etme.
  • Kötü ve beğenilmeyen işler yapma.

isti

  1. istizmar

Anlamlar

  • (zamir.
  • Fikrini yoklama.
  • Den) düşüncelerini öğrenme.
  • Maksad ve niyetini anlamağa çalışma.

isti

  1. istizare

Anlamlar

  • Ziyaretine gelinmesini isteme veya ziyarete gelmesi istenilme.

isti

  1. istizar

  2. isti'zar

Anlamlar

  • Özür ve afv dileme.

isti

  1. istivfa

Anlamlar

  • Vefa istemek.

isti

  1. istiyak

Anlamlar

  • Misvak kullanma.

isti

  1. istiyas

Anlamlar

  • (ye's.
  • Ümitsizlenme.
  • Den) ye'se düşme.

isti

  1. istivayi sinn

  2. istiva-yi sinn

Anlamlar

  • Kırk yaşlarına gelme.

isti

  1. istiza

  2. istiza'

Anlamlar

  • Işıklanma.
  • Aydınlanma.

isti

  1. istizkar

  2. istizkâr

Anlamlar

  • (zikr.
  • Hatırlama.
  • Ezberleme.
  • Ezber etme.
  • Tahattur etme.
  • Den) hatıra getirme.

isti

  1. istiya

  2. istiya'

Anlamlar

  • Kötü davranma.
  • Fena muamelede bulunma.

isti

  1. istizraf

Anlamlar

  • (zerafet.
  • İncelik gösterme.
  • Zerafet gösterme.
  • Den) zarif görünme.

isti

  1. kıyası istisnai

  2. kıyas-ı istisnaî

Anlamlar

  • "eğer bu cisim ise.
  • Gündüz olmuştur" gibi.
  • Veya "güneş doğmuş ise.
  • Mutlaka bir yer tutar" gibi.
  • Ona kıyas-ı istisnai denilir.
  • Bir hükmün neticesinin aynı veya nakzı.
  • Mukaddemelerinden birinde bilfiil zikredilirse.
  • Başka bir tabirle: neticesi veya zıddı bizzat kendisinde zikredilen kıyas.

isti

  1. kuvvei istinad

  2. kuvve-i istinad

Anlamlar

  • Dayanma ve istinad etme kuvveti.

isti

  1. lamı tarif veya lamı istiğrak

  2. lâm-ı ta'rif veya lâm-ı istiğrak

Anlamlar

  • Bu.
  • Harf-i ta'rif ile olur.
  • İstiğrak manası verilir.
  • Nekre iken ma'rife olur.
  • El-mekteb'de olduğu gibi.
  • Muayyeniyyet manasını verir.
  • Mekteb herhangi bir mektebdir.
  • El-mekteb dendiğinde bizce muayyen.
  • Bütün hamd ve senalar manasına gelir.
  • El-i istiğrak veya harf-i ta'rif de denir.
  • Belli olan bir mekteb manasını ifade eder.
  • Kelimenin manasını umuma teşmil ettiği için.
  • Bunlar elif ve lam harflerinden teşekkül eder.
  • Başına harf-i ta'rif gelen kelimeden tenvin kalkar.
  • Harf-i ta'rif bir kelimeyi belirsiz halden belirli hale koyar.
  • Mesela: hamd kelimesi herhangi bir hamdi ifade ettiği halde; el-hamd dediğimiz zaman her ne kadar hamd varsa.

isti

  1. lojistik

Anlamlar

  • Muhabere ve sevkiyat şartları.
  • Ask: askerlik san'atının ve seferi orduların iaşe.
  • Hareket ve harb kabiliyeti bakımından en etkili durumda bulundurulması için lazım gelen çalışmalara aid kısım.

isti

  1. mabihilistihkak

  2. ma-bihi-l-istihkak

Anlamlar

  • Hak etme sebebi.

isti

  1. mai istifhamiyye

  2. mâ-i istifhamiyye

Anlamlar

  • Sual için kullanılan kelimenin başında gelir.
  • (mahaza: bu nedir? maindek: yanındaki nedir?) suallerinde olduğu gibi.

isti

  1. metalibi istikbal

  2. metalib-i istikbal

Anlamlar

  • İstikbale aid istekler.
  • Gelecek için olan arzu ve talebler.

isti

  1. mukaddemei istisnaiye

  2. mukaddeme-i istisnaiye

Anlamlar

  • Güneş doğmuştur.
  • "eğer güneş doğarsa gündüz olacak.
  • Man: içinde istisna edatı olan evvelki kaziye.
  • " kaziyelerinde: "eğer güneş doğarsa" kaziyesi mukaddeme-i istisnaiyedir.

isti

  1. nisti

  2. nistî

Anlamlar

  • Adem.
  • Yokluk.

isti

  1. saadetsarayı istikbal

  2. saâdet-saray-ı istikbal

Anlamlar

  • İstikbalin saadetli sarayı.

isti

  1. salatı istiska

  2. salât-ı istiska

Anlamlar

  • Yağmur duasına çıkıldığı zaman kılınan namaz.

isti

  1. salatı istihare

  2. salât-ı istihâre

Anlamlar

  • İstihareden evvel kılınan iki rekat namaz.

isti

  1. sükuti istifham

  2. sükût-i istifham

Anlamlar

  • İstifham sessizliği.

isti

  1. şayanı istima

  2. şayan-ı istima'

Anlamlar

  • Dinlenmeğe layık.
  • Dinlenilmesi iyi ve münasib olan.

Fotoğraf Galerisi

Galeri görseli 1/12
osmanlıcasözlük.net - 2024

-