osmanlicasozluk.net
Hakkında

290.000'den fazla kelime haznesiyle Osmanlıca Türkçe Sözlük ve Osmanlıca Lügat

Geçmiş

s' / اَسْئِلَه / اسئله

  1. esile

  2. es'ile

Anlamlar

  • Sorular.
  • Sualler.
  • Bir şey istemeler.

s' / مَدَارِ مَسْئُولِيَتْ / مدار مسئوليت

  1. medarı mesuliyet

  2. medâr-ı mes'ûliyet

Anlamlar

  • Sorumluluk sebebi.

s' / مَسْئَلَۀِ اِمَامَتْ / مسئلۀ امامت

  1. meselei imamet

  2. mes'ele-i imâmet

Anlamlar

  • Halifelik meselesi.

s' / مَسْئُولْ / مسئول

  1. mesul

  2. mes'ûl

Anlamlar

  • Sorumlu.

s' / مَسْئُولِيَتْ / مسئوليت

  1. mesuliyet

  2. mes'ûliyet

Anlamlar

  • Sorumluluk.

s' / وُسْعَتِ رَحْمَتْ / وسعت رحمت

  1. vüsati rahmet

  2. vüs'ât-i rahmet

Anlamlar

  • Rahmetin genişliği.

s' / وُسْعَتْ / وسعت

  1. vüsat

  2. vüs'at

Anlamlar

  • Genlik.
  • Genişlik.
  • Kapasite.
  • (bak: vüs').
  • Parasal yeterlik.

s' / وُسْعَتِ مُطْلَقَه / وسعت مطلقه

  1. vüsat mutlaka

  2. vüs'at mutlaka

Anlamlar

  • Nihayetsiz genişlik.

s' / وَحْدَتِ مَسْئَلَه / وحدت مسئله

  1. vahdeti mesele

  2. vahdet-i mes'ele

Anlamlar

  • Konu birliği.
  • Meselenin birliği.

s'

  1. ademi mesuliyet

  2. adem-i mes'uliyet

Anlamlar

  • Sorumsuzluk.
  • Mes'uliyetsizlik.

s'

  1. aleti tesid

  2. âlet-i tes'id

Anlamlar

  • Mutluluğa ulaştırma aleti.

s'

  1. derecei vüsat

  2. derece-i vüs'at

Anlamlar

  • Genişliğin derecesi.

s'

  1. devri mesud

  2. devr-i mes'ud

Anlamlar

  • Saadet devri.
  • Mutluluk devri.

s'

  1. esilei sitte

  2. es'ile-i sitte

Anlamlar

  • Altı sual.
  • Risale-i nur külliyatından mektubat mecmuasında bir küçük risalenin adı.

s'

  1. gayrı mesul

  2. gayr-ı mes'ul

Anlamlar

  • Mes'ul olmayan.
  • Sorumlu tutulmayan.

s'

  1. hayatı mesudane

  2. hayat-ı mes'udâne

Anlamlar

  • Mutlu bir hayat.

s'

  1. inkılabı mesud

  2. inkılâb-ı mes'ûd

Anlamlar

  • Mutluluk veren değişim.

s'

  1. intizam ve külliyet ve vüsati ubudiyet

  2. intizam ve külliyet ve vüs'at-i ubûdiyet

Anlamlar

  • Kulluğun düzenliliği çokluğu ve genişliği.

s'

  1. isaf

  2. is'âf

Anlamlar

  • İs'af olunmak.
  • Yerine getirilmek.
  • Birisinin arzusunu.
  • Yardım isteğini yerine getirme.
  • İstediğini kabul etmek ve yerine getirmek.
  • Birinin isteğini kabul edip yerine getirme.

s'

  1. isaf etmek

  2. is'af etmek

Anlamlar

  • İsteği yerine getirmek.

s'

  1. kemali vüsat

  2. kemâl-i vüs'at

Anlamlar

  • Son derece genişlik.

s'

  1. kuvvet ve vüsati iman

  2. kuvvet ve vüs'at-i iman

Anlamlar

  • İmanın kuvveti ve genişliği.

s'

  1. layüsel

  2. lâyüs'el

Anlamlar

  • Sorulmaz.
  • Sorumsuz.
  • Mes'uliyetsiz.
  • Mes'ul tutulamaz.

s'

  1. medarı mesul

  2. medar-ı mes'ul

Anlamlar

  • Sorumluluk sebebi.

s'

  1. medarı mesuliyet

  2. medâr-ı mes'uliyet

Anlamlar

  • Sorumluluk sebebi.

s'

  1. mesud

  2. mes'ud

Anlamlar

  • Mutlu.
  • Saadetli.
  • Bahtiyar.
  • İman ehli olan.

s'

  1. mesudane

  2. mes'udâne

Anlamlar

  • Saadetlice.
  • İman ehline.
  • Mutlu bir şekilde.
  • Cenab-ı hakk'ın emrine.
  • Rızasına uygun şekilde.
  • Sevinçli ve ferahlıkla.
  • Bahtiyar olana yakışır halde.

s'

  1. mesudane

  2. mes'ûdâne

Anlamlar

  • Mutlu bir şekilde.

s'

  1. mesudiyet

  2. mes'udiyet

Anlamlar

  • Mutluluk.
  • Kutluluk.
  • Mes'udluk.
  • Bahtiyarlık.

s'

  1. mesul

  2. mes'ul

Anlamlar

  • Sorumlu.
  • Mes'uliyetli.
  • Ceza verilmiş olan.
  • Bir işin idaresi kendisine ait olan.
  • Yaptığı iş ve hareketlerden hesap vermeğe mecbur olan.

s'

  1. mesul etmek

  2. mes'ul etmek

Anlamlar

  • Sorumlu etmek.

s'

  1. mesuliyet

  2. mes'uliyet

Anlamlar

  • Sorumluluk.
  • Mes'ul olma hali.
  • Yaptığı iş ve hareketten hesap vermeğe mecbur oluş.

s'

  1. mesuliyeti maneviye

  2. mes'uliyet-i mâneviye

Anlamlar

  • Manevi sorumluluk.

s'

  1. mesut

  2. mes'ut

Anlamlar

  • Mutlu.

s'

  1. mesut etmek

  2. mes'ut etmek

Anlamlar

  • Mutlu etmek.

s'

  1. mucibi mesuliyet

  2. mucib-i mes'uliyet

Anlamlar

  • Sorumluluk gerektiren.

s'

  1. mucibi mesuliyet

  2. mûcib-i mes'uliyet

Anlamlar

  • Sorumluluk gerektiren.

s'

  1. müdürü mesul

  2. müdür-ü mes'ul

Anlamlar

  • Sorumlu müdür.

s'

  1. sebebi mesuliyet

  2. sebeb-i mes'uliyet

Anlamlar

  • Mesuliyet sebebi.

s'

  1. sürat ve vüsati mutlaka

  2. sür'at ve vüs'at-i mutlaka

Anlamlar

  • Sınırsız hız ve genişlik.

s'

  1. süruru mesudiyetkarane

  2. sürur-u mes'udiyetkârâne

Anlamlar

  • Mutluluk verici sevinç.

s'

  1. tesid

  2. tes'id

Anlamlar

  • Kutlama.
  • Tebrik etme.
  • Saadetlendirme.
  • Sevinç ve sürur ile bayram yapma.

s'

  1. vücudu mesud

  2. vücud-u mes'ud

Anlamlar

  • Mutlu varlık.
  • Saadetli varlık.

s'

  1. vüsatı rahmet

  2. vüs'at-ı rahmet

Anlamlar

  • Rahmetin genişliği.
  • Rahmetin büyüklüğü.

s'

  1. vüsati hallakıyet

  2. vüs'at-i hallâkıyet

Anlamlar

  • Yaratıcılığın genişliği.

s'

  1. vüsati hayal

  2. vüs'at-i hayal

Anlamlar

  • Hayalin genişliği.

s'

  1. vüsati hikmet

  2. vüs'at-i hikmet

Anlamlar

  • Hikmet genişliği.

s'

  1. vüsati iman

  2. vüs'at-i iman

Anlamlar

  • İman genişliği.
  • İman büyüklüğü.

s'

  1. vüsati istidat

  2. vüs'at-i istidat

Anlamlar

  • Kabiliyet genişliği.
  • Kabiliyet kapasitesi.

s'

  1. vüsati mutlaka

  2. vüs'at-i mutlaka

Anlamlar

  • Sınırsız genişlik.

s'

  1. vüsati rahmet

  2. vüs'ât-i râhmet

Anlamlar

  • Rahmetin bolluğu.
  • Rahmetin genişliği.

s'

  1. vüsati rahmeti ilahiye

  2. vüs'at-i rahmet-i ilâhiye

Anlamlar

  • Allah'ın rahmetinin genişliği.

s'

  1. vüsati şümul

  2. vüs'at-i şümul

Anlamlar

  • Kapsamının genişliği.

s'

  1. vüsatli

  2. vüs'atli

Anlamlar

  • Geniş.

s' / اسعد

  1. esad

  2. es'ad

Anlamlar

  • Çok mutlu.
  • En mes'ud.
  • Daha mes'ud.
  • En bahtiyar.
  • Daha said olan.

s' / اسعار

  1. esar

  2. es'âr

Anlamlar

  • Narhlar.
  • Fiyatlar.
  • Yiyecek içecek artığı.
  • Satılan şeylerin bilinen ve değişmeyen fiatları.

s' / اصعاد

  1. isad

  2. is'âd

Anlamlar

  • İane.
  • Yükseltme.
  • Çıkartmak.
  • Yükseltmek.
  • İs'ad etmek.
  • Yükseltilmek.
  • Mes'ud etmek.
  • Yardım etmek.
  • İs'ad olunmak.
  • Yukarı çıkarmak.
  • Mübarek eylemek.
  • Mekke-i mükerremeye gitmek.

s' / اسعار

  1. isar

  2. is'âr

Anlamlar

  • Narh koyma.
  • Fiyat belirleme.
  • Fiat veya paha biçme.
  • Çocuğun diş çıkarması.

s' / تسعيد

  1. tesid

  2. tes'îd

Anlamlar

  • Kutlama.
  • Kutlamak.
  • Kutlanmak.
  • Tes'id etmek.
  • Tes'id edilmek.

s' / تسعه

  1. tisa

  2. tis'a

Anlamlar

  • 9.
  • Dokuz.

s' / تسعين

  1. tisin

  2. tis'în

Anlamlar

  • Doksan.

s' / وقس على هذا

  1. vekısalahaza

  2. vekıs'alâhâzâ

Anlamlar

  • Bununla kıyasla.

s' / وسع

  1. vüs

  2. vüs'

Anlamlar

  • Güç.
  • Takat.
  • Bolluk.
  • Fırsat.
  • Kuvvet.
  • Varlık.
  • Genişlik.
  • Kapasite.
  • Zenginlik.
  • Boş meydan.
  • Fls: bir şeyin boşlukta doldurduğu yer.

s'

  1. asar

  2. as'ar

Anlamlar

  • Mağrur.
  • Eğri yüzlü.
  • Çok kibirli.
  • Eğri boyunlu.
  • Çarpık suratlı.

s'

  1. asas

  2. as'as

Anlamlar

  • Kurt.
  • Zi'b.
  • Kirpi.
  • Fesad.
  • Bir yerin adı.
  • Kumdan yığılmış tepe.

s'

  1. asas

  2. as'âs

Anlamlar

  • Kurt.
  • Gece çok gezip dolaşan kimse.

s'

  1. asase

  2. as'ase

Anlamlar

  • Helak olmak.
  • Fesad etmek.
  • Arka çevirme.
  • (ıs'as) yönelme.
  • Oturak yerin yumuşağı.
  • Bulutun yere yakın olması.
  • Gece karanlığı gelmeğe başlamak veya gitmek.

s'

  1. azmi usus

  2. azm-i us'us

Anlamlar

  • Tıb: kuyruk kemiği.

s'

  1. bas

  2. bas'

Anlamlar

  • Toplamak.
  • Cem' etmek.

s'

  1. des

  2. des'

Anlamlar

  • Def'etmek kovmak.
  • Ağız dolusu kusmak.

s'

  1. esab

  2. es'ab

Anlamlar

  • (sa'b.
  • Çok zor.
  • Dan) pek zor.

s'

  1. esabı umur

  2. es'ab-ı umur

Anlamlar

  • İşlerin en zor olanı.

s'

  1. esabi

  2. es'abî

Anlamlar

  • Gayet güzel ve beyaz göz.

s'

  1. esal

  2. es'al

Anlamlar

  • Dişinin yanında zaid bir diş daha biten kimse.

s'

  1. eselüke

  2. es'elüke

Anlamlar

  • Senden isterim (mealinde).

s'

  1. fas

  2. fas'

Anlamlar

  • Hurmanın kabuğunu soymak.

s'

  1. fese

  2. fes'e

Anlamlar

  • Sakin olmak.
  • Sakin etmek.

s'

  1. fusul

  2. fus'ul

Anlamlar

  • Akrep.
  • Yaramaz.
  • Kötü kimse.

s'

  1. gavrı mesele

  2. gavr-ı mes'ele

Anlamlar

  • Mevzuun künhü.
  • Mes'elenin esası.

s'

  1. halli mesele

  2. hall-i mes'ele

Anlamlar

  • Mes'elenin halledilmesi.

s'

  1. has

  2. has'

Anlamlar

  • Reddetme.
  • Uzak olmak.
  • Uzaklaştırmak.

s'

  1. hasam

  2. has'am

Anlamlar

  • Yemen diyarında bir kabilenin adı.

s'

  1. ısab

  2. ıs'ab

Anlamlar

  • Güç.
  • Çetin bulmak.
  • Güçleştirmek.
  • Zorlaştırmak.

s'

  1. ısad

  2. ıs'ad

Anlamlar

  • Yükseltmek.
  • Yukarı çıkarmak.
  • İnbikten geçirmek.
  • Mekke-i mükerreme'ye gitmek.

s'

  1. ısar

  2. ıs'ar

Anlamlar

  • Enaniyet ve kibirle surat asma.

s'

  1. ısas

  2. ıs'as

Anlamlar

  • Karanlık basmak.
  • Peşinden gitmek.
  • Karanlığın açılması.
  • Gece karanlığı başlamak.
  • Bulutun yere yakın olması.

s'

  1. ibni mesud

  2. ibn-i mes'ud

Anlamlar

  • Bu zattır.
  • " buyurmuşlardır.
  • Bünyesi çok zayıftı.
  • Mizanda hepinizden ağırdır.
  • Bütün gazvelere iştirak etmiştir.
  • Pekçok hadis de işitmiş ve ezberlemişti.
  • Ebu abdurrahman abdullah bin mes'ud da denir.
  • Resul-i ekrem'den 840 hadis rivayet etmiştir.
  • Şeref-i islam ile müşerref olanların altıncısıdır.
  • Ashab-ı kiramın büyük fakih ve müçtehidlerindendir.
  • Kur'an-ı kerim'i en evvel mekke'de kureyş'e duyuran.
  • Makam-ı ibrahim'de "rahman" suresini açıktan okuyan.
  • Bir gün kendisine: hangi ilim mu'teberdir diye sormuşlar.
  • "kur'an-ı kerim ve hadis-i şerif ilmini çok severim" cevabını vermiştir.
  • Hicri 32 tarihinde 60 yaşını mütecaviz olduğu halde ebedi hayata kavuşmuştur.
  • Daimi surette huzur-u risalette bulunduğundan kur'an-ı kerim'i herkesten iyi öğrendiği gibi.
  • Resul-i ekrem bir gün ashab-ı kirama hitaben: "siz ibn-i mes'ud'un vücudca zayıf olduğuna bakmayınız.

s'

  1. istisab

  2. istis'ab

Anlamlar

  • Güç saymak.
  • Zor addetmek.
  • Güçlük çekmek.

s'

  1. istisad

  2. istis'ad

Anlamlar

  • (sa'd.
  • Dan) uğurlu sayma.
  • Mes'ud nazarıyla bakma.

s'

  1. istisal

  2. istis'al

Anlamlar

  • (sual.
  • Araştırma.
  • Tahkik etme.
  • Den) soruşturma.

s'

  1. kas

  2. kas'

Anlamlar

  • Gidermek.
  • Küçümsemek.
  • Tahkir etmek.
  • Bir şeye el ayası ile vurmak.

s'

  1. kasa

  2. kas'a

Anlamlar

  • Kase.
  • Çanak.
  • Yemek kabı.

s'

  1. kasalis

  2. kas'a-lis

Anlamlar

  • Dalkavuk.
  • Çanak yalayıcı.

s'

  1. kes

  2. kes'

Anlamlar

  • Çok olmak.
  • Uzun olmak.
  • Tabi olmak.
  • İttiba etmek.
  • Yemen'de bir kabile adı.
  • El veya ayak ile bir nesnenin arkasına vurmak.

s'

  1. kesam

  2. kes'am

Anlamlar

  • Pars (canavar).

s'

  1. kese

  2. kes'e

Anlamlar

  • Bitmek.
  • Yüksek olmak.

s'

  1. kusul

  2. kus'ul

Anlamlar

  • Leim.
  • Yaramaz.
  • Kurt eniği.
  • Lanet edilen kimse.

s'

  1. küs

  2. küs'

Anlamlar

  • Uymak.
  • Tabi olmak.
  • İttiba etmek.

s'

  1. les

  2. les'

Anlamlar

  • Yılan ve akrep gibi hayvanların sokması.

s'

  1. mas

  2. mas'

Anlamlar

  • Vurmak.
  • Parlamak.
  • Davarın kuyruğunu salması.

s'

  1. masad

  2. mas'ad

Anlamlar

  • Suud yeri.
  • Yukarı çıkılacak yer.

s'

  1. mesa

  2. mes'a

Anlamlar

  • Çirkin yürümek.
  • "sa'y: çalışma" manasına mimli masdar.

s'

  1. mesad

  2. mes'ad

Anlamlar

  • Merdiven.
  • İp merdiven.

s'

  1. mesadet

  2. mes'adet

Anlamlar

  • İyilik.
  • Bahtiyarlık.
  • Saadete sebeb olacak haslet.

s'

  1. mesal

  2. mes'al

Anlamlar

  • Boğazda öksürecek yer.

s'

  1. mesele

  2. mes'ele

Anlamlar

  • Ceng.
  • Harp.
  • Savaş.
  • Muharebe.
  • Ehemmiyetli iş.
  • Halledilmesi lazım iş.
  • Düşünülecek iş ve husus.

s'

  1. meselei hilafiye

  2. mes'ele-i hilâfiye

Anlamlar

  • Hakkında ihtilaf bulunan mes'ele.

s'

  1. mısad

  2. mıs'ad

Anlamlar

  • Asansör.
  • Merdiven.
  • Yükseğe çıkmakta kullanılan alet.

s'

  1. mis

  2. mis'

Anlamlar

  • Şimal yeli.
  • Kuzey rüzgarı.

s'

  1. misab

  2. mis'ab

Anlamlar

  • Havuz oluğu.
  • Değirmen oluğu.

s'

  1. misar

  2. mis'âr

Anlamlar

  • Uzun.
  • (bak: mis'ar).
  • Ateş küsküsü yapılan ağaç.
  • Ateş karıştırmağa mahsus alet.

s'

  1. miseb

  2. mis'eb

Anlamlar

  • Bal tulumu.
  • Bal konulan tulum.

s'

  1. mukesal

  2. mukes'al

Anlamlar

  • İyi yonulmamış ok.

s'

  1. musa

  2. mus'a

Anlamlar

  • Bir kuşun adı.
  • Böğürtlen otunun meyvesi.

s'

  1. musab

  2. mus'ab

Anlamlar

  • Aygır at.
  • Her nesnenin erkeği.

s'

  1. müsad

  2. müs'ad

Anlamlar

  • Mes'ud.
  • Bahtiyar.

s'

  1. müsid

  2. müs'id

Anlamlar

  • Mes'ud eden.
  • Bahtiyar eden.

s'

  1. müstasib

  2. müstas'ib

Anlamlar

  • (suubet.
  • Den) her şeyi güç sayan ve zor gören kimse.

s'

  1. müstesad

  2. müstes'ad

Anlamlar

  • (sa'd.
  • Dan) uğurlu sayılan veya uğurlu sayılmış.

s'

  1. müstesid

  2. müstes'id

Anlamlar

  • Uğurlu sayan.

s'

  1. müsut

  2. müs'ut

Anlamlar

  • Misk kutusu.
  • Enfiye kutusu.

s'

  1. namesud

  2. na-mes'ud

Anlamlar

  • Uğursuz.
  • Mes'ud ve mübarek olmayan.

s'

  1. nese

  2. nes'e

Anlamlar

  • Tehir etmek.
  • Veresiye alma.
  • Vade ile alma.

s'

  1. nesi

  2. nes'î

Anlamlar

  • Cahiliyet devrinde belirli vakti geciktirilmiş haram aylar.

s'

  1. nis

  2. nis'

Anlamlar

  • Gitmek.
  • Gizlemek.
  • Sarkık olmak.
  • Kuzey rüzgarı.

s'

  1. nisa

  2. nis'a

Anlamlar

  • Devenin göğsü için yapılan enli kolan.

s'

  1. ras

  2. ras'

Anlamlar

  • Yapışmak.

s'

  1. rüs

  2. rüs'

Anlamlar

  • Göz kapağında olan hastalık.

s'

  1. şis

  2. şis'

Anlamlar

  • Nalin tasması.
  • Naline tasma vurmak.

s'

  1. tasib

  2. tas'ib

Anlamlar

  • Güçleştirmek.

s'

  1. tasibat

  2. tas'ibat

Anlamlar

  • Zorlaştırmalar.
  • Güçleştirmeler.

s'

  1. tasid

  2. tas'id

Anlamlar

  • Eritme.
  • Yukarı çıkma ve çıkarılma.
  • Buharlaştırarak temizleme.
  • İnbikten geçirip buhar haline getirme.

s'

  1. tasir

  2. tas'ir

Anlamlar

  • Yüzünü çevirmek.
  • Kibirlenmekten dolayı karşısındakinin yüzüne bakmayıp.

s'

  1. tesir

  2. tes'ir

Anlamlar

  • (sa'r.
  • Narh koyma.
  • Kıymet ve değer koyma.
  • Dan) ateşi yakıp alevlendirme.

s'

  1. tisa mie

  2. tis'a mie

Anlamlar

  • 900.
  • Dokuz yüz.

s'

  1. tisun

  2. tis'ûn

Anlamlar

  • 90.
  • (tis'in) doksan.

s'

  1. tüs

  2. tüs'

Anlamlar

  • (1/9).
  • Dokuzda bir.

s'

  1. usus

  2. us'us

Anlamlar

  • Kuyruk sokumu.

Fotoğraf Galerisi

Galeri görseli 1/12
osmanlıcasözlük.net - 2024

-