osmanlicasozluk.net
Hakkında

290.000'den fazla kelime haznesiyle Osmanlıca Türkçe Sözlük ve Osmanlıca Lügat

Geçmiş

sse / حَاسَّه / حاسه

  1. hasse

  2. hâsse

Anlamlar

  • Hal.
  • Duyu.
  • Duygu.
  • Duygu uzvu.
  • Bir şeye mahsus kuvvet.
  • Bir şeye mahsus olan kuvvet.

sse / خِسَّتْ / خست

  1. hısset

Anlamlar

  • Adilik.
  • Cimrilik.
  • Düşüklük.
  • Küçüklük.
  • Bayağılık.
  • Çirkinlik.
  • Değersizlik.
  • (bak: hisset).

sse / حِصَّه مَنْدْ / حصه مند

  1. hissemend

Anlamlar

  • Nasipli.
  • Hissedar.
  • Pay alan.
  • Ders alan.
  • Hissesi olan.
  • Hisseli olan.

sse / لَفْظِ مُجَسَّمْ / لفظ مجسم

  1. lafzı mücessem

  2. lâfz-ı mücessem

Anlamlar

  • Cisimleşmiş kelime.
  • Cisimleşmiş kelime (varlıkların her biri).

sse / مُجَسَّمْ / مجسم

  1. mücessem

Anlamlar

  • Cisimli.
  • Uzunluğu.
  • Cismi olan.
  • Cisimleşmiş.
  • Cisimlenmiş.
  • Şekillenmiş.
  • Varlığı görünen.
  • Cisimlenmiş olan.
  • Bir şekli gösteren.
  • Maddi şekle bürünmüş.
  • Genişliği ve kalınlığı olan cisim.
  • Dış duygularımızla bilinip varlığından haberdar olduğumuz şey.

sse / مُؤَسَّسْ / مؤسس

  1. müesses

Anlamlar

  • Kurulu.
  • Kurulan.
  • Kurulmuş.
  • Bina edilmiş.
  • Te'sis edilen.
  • Tesis olunmuş.
  • Temeli atılmış.

sse / مُيَسَّرْ / ميسر

  1. müyesser

Anlamlar

  • (yüsr.
  • Nasib.
  • Asan olan.
  • Nasip olma.
  • Kolay gelen.
  • Gerçekleşmek.
  • Müyesser olmak.
  • Den) kolaylıkla olan.
  • Kolay(ca nasip) kılınan.
  • Fariside "nevale" denilen yemek.

sse / وَالسَّلَامْ / والسلام

  1. vesselam

  2. vesselâm

Anlamlar

  • Selametle.
  • Artık bitti.
  • İşte o kadar.
  • İşte bu kadar.
  • İşte bu kadar!.
  • Bundan sonra selam.

sse / آيَتِ مُجَسَّمَه / آيت مجسمه

  1. ayeti mücesseme

  2. âyet-i mücesseme

Anlamlar

  • Cisimleşmiş ayet.

sse

  1. akilüssemek

  2. âkilü's-semek

Anlamlar

  • Balık yiyen.

sse

  1. ala nebiyyina ve aleyhissalatü vesselam

  2. alâ nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselâm

Anlamlar

  • Peygamberimize ve ona salat ve selam olsun.

sse

  1. alaimüssema

  2. alâimü's-sema

Anlamlar

  • Gökkuşağı.

sse

  1. alessevr

  2. ale's-sevr

Anlamlar

  • Öküzün üzerinde.

sse

  1. aleyhi efdalüssalatü ve ekmelüsselam

  2. aleyhi efdalüssalâtü ve ekmelüsselâm

Anlamlar

  • En üstün selamlar ve en mükemmel salatlar onun üzerine olsun.

sse

  1. aleyhi ekmelüssalatü vesselam

  2. aleyhi ekmelüssalâtü vesselâm

Anlamlar

  • En mükemmel salatlar ve selamlar onun üzerine olsun.

sse

  1. aleyhimesselam

  2. aleyhimesselâm

Anlamlar

  • Allah'ın selamı o ikisinin üzerine olsun.

sse

  1. aleyhimüsselam

  2. aleyhimüsselâm

Anlamlar

  • Allahın selamı onlara olsun.
  • Allah'ın selamı üzerlerine olsun.

sse

  1. aleyhissalatü vesselam

  2. aleyhissâlatü vesselâm

Anlamlar

  • Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun.

sse

  1. aleyhissalatü vesselama

  2. aleyhissalâtü vesselâma

Anlamlar

  • Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun.

sse / عليه السلام

  1. aleyhisselam

  2. aleyhisselâm

Anlamlar

  • (bak: nuh).
  • (bak: ilyas).
  • Selam onun üzerine olsun.
  • Allah'ın selamı onun üzerine olsun.

sse

  1. aleyhisselatü vesselam

Anlamlar

  • Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun.

sse

  1. babüsselam

  2. bâbü's-selâm

Anlamlar

  • Mescid-i nebevi'nin kapılarından biri.

sse

  1. beynessema velarz

  2. beyne's-semâ ve'l-arz

Anlamlar

  • Yer ile gök arası.

sse

  1. beynesselef

Anlamlar

  • Öncekilerin arasında.

sse / جثه

  1. cüsse

Anlamlar

  • Yapı.
  • Gövde.
  • Beden.
  • Kalıp.
  • Fiziksel yapı.

sse / دارالسلام

  1. darüsselam

  2. dârüsselâm

Anlamlar

  • Cennet.
  • Bağdat.
  • Esenlik yurdu.
  • Kurtuluş ve güven yeri.

sse

  1. delaili mücessemei musattaha

  2. delâil-i mücesseme-i musattaha

Anlamlar

  • Cismani deliller.

sse

  1. essalatü vesselamü aleyke ya resulallah

  2. essalâtü vesselâmü aleyke yâ resulallah

Anlamlar

  • Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun ey allah'ın resulü.

sse

  1. essebebu kelfail

  2. es-sebebu ke'l-fâil

Anlamlar

  • Sebep olan yapan gibidir.

sse

  1. essebebü kelfail

  2. es-sebebü ke'l-fâil

Anlamlar

  • Birşeye sebep olan onu yapan gibidir.

sse

  1. esselamü aleyküm

  2. esselâmü aleyküm

Anlamlar

  • Allah'ın selamı üzerinize olsun.

sse

  1. esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü

  2. esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü

Anlamlar

  • Allah'ın selamı rahmeti ve bereketi sizlerin üzerine olsun.

sse

  1. eynessera minessüreyya

  2. eyne's-serâ mine's-süreyyâ

Anlamlar

  • Yer nerede.
  • Ülker takım yıldızı nerede.
  • Birbirine uzak şeyler için söylenir.

sse

  1. hassei hayal

  2. hasse-i hayal

Anlamlar

  • Hayal duygusu.

sse

  1. hassei zatiye

  2. hâsse-i zâtiye

Anlamlar

  • Kendine ait temel özellik.

sse / حصه

  1. hisse

Anlamlar

  • Pay.
  • Nasip.
  • Kısmete düşen kısım.
  • Varise intikal eden kısım.

sse / حصه دار

  1. hissedar

  2. hissedâr

Anlamlar

  • Pay.
  • Hisseci.
  • Pay alan.
  • Pay sahibi.
  • Hisse sahibi.
  • Payını almak.
  • Hissesi olan.
  • Hissedar olmak.

sse

  1. hissei azime

  2. hisse-i azîme

Anlamlar

  • Büyük pay.

sse

  1. hissei ders

  2. hisse-i ders

Anlamlar

  • Ders payı.

sse

  1. hissei erzakiye

  2. hisse-i erzakiye

Anlamlar

  • Geçim payı.

sse

  1. hissei fehm

  2. hisse-i fehm

Anlamlar

  • Anlayış hissesi.

sse

  1. hissei gurur

  2. hisse-i gurur

Anlamlar

  • Gurur payı.

sse

  1. hissei icad

  2. hisse-i icad

Anlamlar

  • Var etme hissesi.
  • Vücuda getirme hissesi.

sse

  1. hissei iştirak

  2. hisse-i iştirak

Anlamlar

  • Katılma payı.

sse

  1. hissei şeref

  2. hisse-i şeref

Anlamlar

  • Şereften pay.

sse

  1. hissei taallüm

  2. hisse-i taallüm

Anlamlar

  • Öğrenme payı.

sse

  1. hissei zevk

  2. hisse-i zevk

Anlamlar

  • Zevk payı.
  • Zevk hissesi.

sse

  1. hissemend

  2. hisse-mend

Anlamlar

  • Hisseli.
  • Hisse sahibi.

sse

  1. hissen

Anlamlar

  • Hissederek.
  • Hislenerek.
  • Duygu olarak.
  • Duygulanarak.
  • His itibariyle.
  • Duygu bakımından.

sse / خست

  1. hisset

Anlamlar

  • Pintilik.
  • Cimrilik.
  • Bahillik.
  • Alçaklık.
  • Önemsizlik.
  • Değersizlik.
  • Tamahkarlık.

sse

  1. hisseti nefis

  2. hisset-i nefis

Anlamlar

  • Nefsin alçaklığı.

sse

  1. hisseti nefs

  2. hisset-i nefs

Anlamlar

  • Nefsin aşağılığı.

sse

  1. hisseyab olma

  2. hisseyâb olma

Anlamlar

  • Hissedar.
  • Pay sahibi olma.

sse

  1. iffeti mücessem

  2. iffet-i mücessem

Anlamlar

  • Namus.
  • Cisimleşmiş iffet.

sse

  1. iffeti mücesseme

  2. iffet-i mücesseme

Anlamlar

  • Namus.
  • Cisimleşmiş iffet.

sse

  1. kasaveti mücesseme

  2. kasavet-i mücesseme

Anlamlar

  • Somut hale gelmiş kalp katılığı.

sse

  1. kıssadan hisse almak

Anlamlar

  • Anlatılandan ders çıkarmak.

sse

  1. lütfu mücessem

  2. lütf-u mücessem

Anlamlar

  • Cisimleşmiş lütuf.

sse

  1. massedebilme

Anlamlar

  • Emebilme.

sse

  1. misali mücessem

  2. misâl-i mücessem

Anlamlar

  • Somut örnek.

sse

  1. mücessem lafzı manidar

  2. mücessem lâfz-ı mânidâr

Anlamlar

  • Cisimleşmiş söz.
  • Kimlik kazanmış lafız.

sse

  1. müesses olan

Anlamlar

  • Kurulu olan.

sse / مؤسسه

  1. müessese

Anlamlar

  • Kurum.
  • (esas.
  • Kuruluş.
  • Dan) bina.

sse

  1. müessesei celile

  2. müessese-i celile

Anlamlar

  • Büyük kurum.
  • Muhteşem müessese.

sse

  1. mümessel

Anlamlar

  • Basılmış.
  • Benzetilmiş.
  • Tab olunmuş.
  • Temsil edilen.
  • Temsil edilmiş.
  • Temsil getirilen.

sse

  1. mümesseli leh

  2. mümessel-i leh

Anlamlar

  • Hakkında temsil getirilen.
  • Kendisi için misal getirilen.

sse

  1. müyesseriyet

Anlamlar

  • Kolaylıkla elde etme.

sse

  1. nebi aleyhisselam

  2. nebî aleyhisselâm

Anlamlar

  • Hz muhammed.

sse

  1. rabbessemavati velaradin

  2. rabbe's-semâvâti ve'l-aradîn

Anlamlar

  • Göklerin ve yerlerin rabbi.

sse

  1. rabbüssemavati velarz

  2. rabbü's-semâvâti ve'l-arz

Anlamlar

  • Göklerin ve yerin rabbi.

sse

  1. rahmeti mücesseme

  2. rahmet-i mücesseme

Anlamlar

  • Cisimleşmiş rahmet.

sse

  1. sahibüsseyf

  2. sâhibü's-seyf

Anlamlar

  • Kılıç sahibi.

sse

  1. sahibüsseyf

Anlamlar

  • Savaşçı.
  • Kılıç sahibi.

sse

  1. sellemehüsselam

  2. sellemehüsselâm

Anlamlar

  • Rastgele.
  • Gelişi güzel.
  • Gelişi-güzel.

sse

  1. seriüsseyir

  2. serîüsseyir

Anlamlar

  • Süratle akan.
  • Çok hızlı olan.

sse

  1. şecaatı mücessem

  2. şecaat-ı mücessem

Anlamlar

  • Somut hale gelmiş cesurluk.

sse

  1. tedbiri mücessem

  2. tedbir-i mücessem

Anlamlar

  • Somut hale gelmiş tedbir.

sse

  1. timsali mücessem

  2. timsâl-i mücessem

Anlamlar

  • Maddileşmiş örnek.
  • Cisimleşmiş nümune.

sse

  1. alesseviyye

Anlamlar

  • Eşit olarak.
  • Aynı seviyede.

sse

  1. darusselam

  2. dâru's-selâm

Anlamlar

  • Cennet.
  • Selamet yurdu.
  • Bağdat şehrinin ünvanı.

sse

  1. müfesser

Anlamlar

  • Açıklanmış.
  • Tefsir edilmiş.
  • Mücmel olmayan söz.
  • İzah ve beyan edilmiş.
  • Manası izah suretiyle bildirilmiş.
  • Beyan-ı tefsir veya takrir edilmiş olması sebebiyle manası "nass" dan daha vazıh olan sözdür.

sse / جسيم الجثه

  1. cesimülcüsse

  2. cesîmülcüsse

Anlamlar

  • İriyarı.
  • İri yapılı.

sse / خاصة

  1. hasseten

  2. hâsseten

Anlamlar

  • Yalnız.
  • Ayrıca.
  • Özellikle.
  • Hele hele.
  • Hususi olarak.

sse / حصه یاب

  1. hisseyab

  2. hisseyâb

Anlamlar

  • Pay alan.
  • Hisselenen.
  • Faydalanan.
  • Hisse alan.
  • Payını almak.
  • Hisseyab olmak.

sse / مدینة السلام

  1. medinetüsselam

  2. medînetüsselam

Anlamlar

  • Bağdat.

sse / مؤسسات

  1. müessesat

  2. müessesât

Anlamlar

  • Binalar.
  • Kurumlar.
  • Daireler.
  • Kuruluşlar.
  • Müesseseler.
  • Yapılmış olanlar.

sse

  1. akilüssemek

  2. âkilüssemek

Anlamlar

  • Balık yiyen.

sse

  1. aleyhissalatüvesselam

  2. aleyhissalâtüvesselâm

Anlamlar

  • Salat ve selam onun üzerine olsun.

sse

  1. essebebükelfail

  2. essebebükelfâil

Anlamlar

  • Sebep olan yapan gibidir.

sse

  1. eynesseraminessüreyya

  2. eynesserâminessüreyya

Anlamlar

  • Yer nerede.
  • Süreyya nerede?.

sse

  1. gusse

Anlamlar

  • Gam.
  • Tasa.
  • Üzüntü.

sse

  1. gussedar

  2. gussedâr

Anlamlar

  • Tasalı.
  • Gusseli.

sse

  1. hissetmek

Anlamlar

  • Sezmek.

sse

  1. mükesser

Anlamlar

  • (kesr.
  • Kırılan.
  • Kırılmış.
  • Çoğaltılmış.
  • Teksir edilmiş.
  • Den) çoğaltılmış.

sse

  1. nassen

Anlamlar

  • Kesin olarak.

sse

  1. nehrüssema

Anlamlar

  • Samanyolu da denilen yıldızlar kümesi.

sse

  1. sellemetüsselam

  2. sellemetüsselâm

Anlamlar

  • Gelişigüzel.

sse

  1. seriüsseyr

  2. serîüsseyr

Anlamlar

  • Hızlı akan.

sse

  1. alesseher

  2. ale-s-seher

Anlamlar

  • Seher vakti.
  • Gün doğmadan evvel.

sse

  1. alesseviyye

  2. ale-s-seviyye

Anlamlar

  • Aynı boyda.
  • Bir seviyede.
  • Müsavat üzere.

sse

  1. alessevri velhut

Anlamlar

  • (ale-s-sevri ve-l hut) öküz ve balık üzerinde.
  • Risale-i nur külliyatından lem'alar adlı eserin ondördüncü lem'asında bu mevzuizah edilmiştir.

sse

  1. aleyhissalatü vesselam

Anlamlar

  • Salat ve selam onun üzerine olsun.
  • Mealinde peygamberimiz hazret-i muhammed'in ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duadır.

sse

  1. büssed

Anlamlar

  • Mercan taşı.

sse

  1. cemi mükesser

  2. cem-i mükesser

Anlamlar

  • Gibi.
  • Kitab; kütüb.
  • Kaide dışı yapılan.
  • Kaideye uymadan yapılan cemi.
  • Gr: cemi yapılacağı zaman müfredinin şekli bozularak yapılan cemi.

sse

  1. cüssedar

  2. cüsse-dâr

Anlamlar

  • İri yapılı.
  • Cüsseli kimse.
  • İrikıyım kişi.

sse

  1. desse

Anlamlar

  • Toprak içinde gömülüp yatan bir nevi yılan.

sse

  1. düsse

Anlamlar

  • Başa soğuk geçmek.
  • Arap çocukları arasında meşhur olan bir oyun.

sse

  1. esfeli safilini hısset

  2. esfel-i sâfilîn-i hısset

Anlamlar

  • Alçaklığın en aşağı derecesi.

sse

  1. essebebü kelfail

Anlamlar

  • O şeyi yapan fail gibidir (mealinde).
  • (essebebü ke-l fail) bir işe sebeb olan.

sse

  1. eynesseraminessüreyya

  2. eynessera-min-es-süreyya

Anlamlar

  • ).
  • Süreyya nerede?.
  • (imkansızlık bildiren bir tabirdir ki) yer nerede.
  • Süreyya ile yer bir olur mu? (mealindedir ve birbirlerine zıt ve uzak olan şeyler için söylenir.

sse

  1. gabaveti mücesseme

  2. gabavet-i mücesseme

Anlamlar

  • Büyük ahmaklık.

sse

  1. haracı mukasseme

  2. harac-ı mukasseme

Anlamlar

  • Bu harac.
  • Hasılata taalluk eder.
  • Fakat mahsulat mevcud olmayınca bu vergi de alınmazdı.
  • Bir sene içinde hasılat tekerrür ederse bu harac da tekerrür der.
  • Arazinin hasılatından yerin tahammülüne göre alınacak bir vergidir.

sse

  1. hassei lems

  2. hâsse-i lems

Anlamlar

  • Dokunma duyusu.
  • Elle dokunma kuvveti.

sse

  1. hassei rüyet

  2. hâsse-i rü'yet

Anlamlar

  • Görme kuvveti.

sse

  1. hassei sem

  2. hâsse-i sem'

Anlamlar

  • Duyma duygusu.
  • İşitme kuvveti.

sse

  1. hassei şemm

  2. hâsse-i şemm

Anlamlar

  • Koklama duygusu.

sse

  1. hısse

Anlamlar

  • (bak: hısase).

sse

  1. hisse senedi

Anlamlar

  • Sermayesi paylara bölünebilen ticaret şirketlerinde.
  • Ortalıkdan doğan hakları ve sermaye payını temsil eden değerli evrak.

sse

  1. hisseçin

Anlamlar

  • Pay alma.
  • Hisse alma.

sse

  1. hissei müfreze

  2. hisse-i müfreze

Anlamlar

  • Fık: bir toprağın taksiminde varislerden her birisinin hissesine isabet eden yer.

sse

  1. hissei şayia

  2. hisse-i şâyia

Anlamlar

  • Pay.
  • Mesela: bir kitaba.
  • Ortaklar arasında taksim edilmemiş olan müşterek mal.
  • Fık: müşterek bir malın her bir cüz'üne sirayet eden hisse.
  • Bir kaç kişi ortak ve taksim de mümkün değil ise; her hissedarın kitabın umumuna sahip olması.

sse

  1. husser

Anlamlar

  • Çıplak kimseler.
  • Cübbesi ve zırhı olmayanlar.

sse

  1. ibnüssebil

  2. ibn-üs-sebil

Anlamlar

  • Misafir.

sse

  1. küsse

Anlamlar

  • Kaba sakal.

sse

  1. lafzı müfesser

  2. lafz-ı müfesser

Anlamlar

  • Onunla amel vacib olur.
  • Huk: tahsis ve te'vile ihtimal bırakmıyacak derecede açık olan sözdür ki.

sse

  1. lisse

Anlamlar

  • Diş diplerinin eti.

sse

  1. massetmek

Anlamlar

  • Emmek.
  • Emerek içmek.

sse

  1. micesse

Anlamlar

  • Ağaç budamada kullanılan keskin demir.

sse

  1. minessee

Anlamlar

  • (bak: minsee).

sse

  1. minessera ilessüreyya

Anlamlar

  • (mines sera il-es süreyya) yerden göğe kadar.

sse

  1. muassel

Anlamlar

  • Ballı.
  • İçine bal katılmış.

sse

  1. muhassenat

Anlamlar

  • Güzel.
  • Üstünlük sebepleri.
  • Hayırlı ve faydalı işler.

sse

  1. muhasser

Anlamlar

  • Hasret kalmış.
  • Tahsir olunmuş.

sse

  1. mukassem

Anlamlar

  • (kısm.
  • Bölünmüş.
  • Güzel yüzlü.
  • Dan) ayrılmış.
  • Taksim edilmiş.

sse

  1. mücessele

Anlamlar

  • Zayıf kadın.

sse

  1. mücessemat

Anlamlar

  • (cisim.
  • Cisimler.
  • Den) katı nesneler.
  • Geometrik cisimler.
  • Üç boyutlu geometri cisimleri.

sse

  1. mücesseme

Anlamlar

  • (bak: mücessem).

sse

  1. müessel

Anlamlar

  • Mal.
  • Mülk.
  • Müebbed.
  • Devamlı.

sse

  1. müesser

Anlamlar

  • Tesir edilmiş.
  • Kendisine bir şey tesir etmiş olan.

sse

  1. müessesatı hususiye

  2. müessesât-ı hususiye

Anlamlar

  • Hususi daireler ve müesseseler.

sse

  1. müessesatı resmiye

  2. müessesât-ı resmiye

Anlamlar

  • Resmi daireler.

sse

  1. mülessen

Anlamlar

  • Dil gibi uzun ve yumuşak olan ayak veya ayakkabı.

sse

  1. mümasse

Anlamlar

  • Dokunma.
  • Temas etme.
  • Birbirine değme.

sse

  1. mümessek

Anlamlar

  • (misk.
  • Den) misk kokulu.

sse

  1. müressem

Anlamlar

  • (resm.
  • Çizilmiş.
  • Resmolunmuş.
  • Den) yapılmış.
  • Resmi yapılmış.
  • Çiçekler ve resimlerle süslenmiş.

sse

  1. mütemessel

Anlamlar

  • Bir şeye benzetilen.

sse

  1. müvesseb

Anlamlar

  • Yünlü ve kıllı davar.

sse

  1. namusu mücessem

  2. namus-u mücessem

Anlamlar

  • Çok namuslu olan.

sse

  1. namüyesser

  2. na-müyesser

Anlamlar

  • Elden gelmeyen.
  • Müyesser olmayan.

sse

  1. nuri mücessem

  2. nur-i mücessem

Anlamlar

  • Çok parlak ve güzel olan.
  • Canlı kılığına girmiş gibi olan nur.

sse

  1. resse

Anlamlar

  • Köhne.
  • Eski ve çürümüş.
  • Avcıların gizleneceği yer.
  • Ev eşyasından eskiyip atılanı.
  • Hastalığın başkasına bulaşması.

sse

  1. tahtessera

Anlamlar

  • (taht-es sera) toprak altı.

sse

  1. tasse

Anlamlar

  • (bak: tass).

sse

  1. usse

Anlamlar

  • Güve denilen böcek.

sse

  1. zihasse

  2. zî-hasse

Anlamlar

  • Duygulu.
  • Hisseden.
  • Duygu sahibi.

Fotoğraf Galerisi

Galeri görseli 1/12
osmanlıcasözlük.net - 2024

-