osmanlicasozluk.net satılıktır.

Aylık Tekil Ziyaretçi: ~50.000, Günlük Tekil Ziyaret: ~2.000 ve Günlük Sayfa Gösterimi: ~5.500'dür. Reklam geliri vardır.
Google PR: 3, Alexa Ülke Sırası: 15,123

Teklifinizi iletişim sayfasından ulaştırabilirsiniz.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle
Anasayfa | Top 100 | Padişahlar
| Osmanlı Döneminin Olayları
| İletişim
Osmanlıca Sözlük

50 bin'in üzerinde Osmanlıca kelime ve anlamı.

A Â B C Ç D E F G H I İ Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Yardımcı Klavye


          
  
Siz de Osmanlıca Sözlüğe eklemek istediklerinizi buraya tıklayıp bize iletin. Yayınlayalım.


FAALİYET-İ RUBUBİYET kelimesinin Türkçe karşılığı.


Allah'ın rububiyet faaliyeti ve icraatı.(Hâlik-ı Zülcelâl hayret-nümâ, dehşet-engiz bir surette bir faaliyet-i Rububiyetiyle, mevcudatı mütemadiyen tebdil ve tecdit ettiğinin bir hikmeti budur: Nasılki mahlukatta faaliyet ve hareket; bir iştiha, bir iştiyak, bir lezzetten, bir muhabbetten ileri geliyor. Hattâ denilebilir ki: Herbir faaliyette, bir lezzet nev'i vardır; belki herbir faaliyet, bir çeşit lezzettir. Ve lezzet dahi, bir kemâle müteveccihtir; belki bir nevi kemâldir. Mâdem faaliyet; bir kemâl, bir lezzet, bir cemâle işaret eder. Ve mâdem kemâl-i mutlak ve Kâmil-i Zülcelâl olan Vâcib-ül-Vücud, zât ve sıfât ve ef'âlinde, bütün enva-ı kemâlâta câmi'dir; elbette o Zât-ı Vâcib-ül Vücud'un vücub-u vücuduna ve kudsiyetine lâyık bir tarzda ve istiğnâ-i zâtisine ve gına-i mutlakına muvafık bir surette ve kemâl-i mutlakına ve tenezzüh-ü zâtisine münasip bir şekilde; hadsiz bir şefkat-i mukaddese ve nihayetsiz bir muhabbet-i münezzehesi vardır. Elbette o şefkat-i mukaddesen ve o muhabbet-i münezzeheden gelen hadsiz bir şevk-i mukaddes vardır. Ve o şevk-i mukaddesten gelen hadsiz bir sürur-u mukaddes vardır. Ve o sürur-u mukaddesten gelen, tâbiri câiz ise, hadsiz bir lezzet-i mukaddese vardır. Ve elbette o lezzet-i mukaddese ile beraber; hadsiz onun merhameti cihetiyle faaliyet-i kudreti içinde, mahlukatının istidatları kuvveden fiile çıkmasından ve tekemmül etmesinden neş'et eden, o mahlukatın memnuniyetlerinden ve kemallerinden gelen Zât-ı Rahman ve Rahim'e ait, tâbiri câiz ise, hadsiz memnuniyet-i mukaddese ve hadsiz iftihar-ı mukaddes vardır ki; hadsiz bir surette, hadsiz bir faaliyeti iktiza ediyor. Ve o hadsiz faaliyet dahi, hadsiz bir tebdil ve tağyir ve tahvil ve tahribi dahi iktiza ediyor ve o hadsiz tağyir ve tebdil dahi; mevt ve ademi, zeval ve firakı iktiza ediyor.Bir zaman, hikmet-i beşeriyenin masnuâtın gayelerine dâir gösterdiği faideler nazarımda çok ehemmiyetsiz göründü. Ve ondan bildim ki, o hikmet abesiyete gider. Onun için feylesofların ileri gidenleri, ya tabiat dalâletine düşer veya Sofestai olur veya ihtiyar ve ilm-i Sâni'i inkâr eder veya Halika "mûcib-i bizzat" der. M.)








Bu sayfayı arkadaşına gönder.

e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi



En Çok Okunanlar



En Son Okunanlar



Rastgele




Osmanlicasozluk.net'teki içerik güvenilir kaynaklardan toplanmıştır. Hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da sizin de ekletmek istediğiniz içerik varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurun.
Anasayfa | Top 100 | Padişahlar | Osmanlı Döneminin Olayları | İletişim
banasiteyap.net Osmanlıca Türkçe Lûgat - OsmanlicaSozluk.net © 2008 - 2012